"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Karabük İş Mahkemesi Davacı, 20. basamaktan bağlanması gereken aylığın az bağlanması nedeniyle oluşan maaş farkının emekli olduğu tarihten itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacının 01.07.2006 tarihinden itibaren 20.basamaktan bağlanan yaşlılık aylığının emsallerine göre eksik olduğu iddiasıyla emekli maaş miktarının tespiti ile arasındaki maaş farkının faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacıya 20....
KARAR Davacı, davalı bankadan damadı .... çektiği krediye kefil olduğunu, davalı bankanın Ekim 2013 tarihinden itibaren emekli maaşının tamamına el koyduğundan maaşını alamadığını, davalının asıl kredi borçlusu ... takip etme imkanına sahipken doğrudan kefil sıfatı taşıyan kendi hesabına el koyduğunu ileri sürerek maaş hesabından haksız olarak tahsil edilen (fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik ) 2.890,00 TL'nin yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline, davalının maaş hesabına el koymasının tedbiren durdurulmasına ve adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 6.279,22 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafca temyiz edilmiştir....
- K A R A R - Davacı vekili, müvekkilinin maaş hesabının davalı bankada bulunduğunu, müvekkilinin davalı bankadan ayrıca kredi kartı ve tüketici kredileri kullandığını, davalı bankanın müvekkilinin Ekim ve Kasım ayı 2013 yılı maaş hesabından emekli maaşının hepsine el konulduğunu ileri sürerek, yapılan kesintilerin el koyma işleminin yapıldığı tarihten itibaren faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve kredi kartı sözleşmeleri bulunduğunu, sözleşmelerde müvekkili bankaya alacağına mahsuben takas mahsup hakkı tanındığını, ayrıca davacının müvekkiline verdiği talimat ile borçlarının hesabından tahsilini talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir....
İİK.nun 83. maddesi gereğince, kısmen haczi mümkün olan maaş veya ücretten, borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak haczedilecek miktar maaş veya ücretin ¼’ünden az olamaz. Bir diğer anlatımla, haczedilecek miktar en az ¼ olup, borçlunun maaş veya ücretinin miktarı ile kendisinin ve ailesinin geçinmesi için gerekli kısım nazara alınarak haczedilebilecek miktarın belirlenmesi gerekir. Ayrıca, Kanun, borçlunun maaş veya ücretinin ¼'ünün herhalde haczedebileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre ücretin tamamı, borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru bunun ¼'ünü mutlaka haczetmek zorundadır. İcra memuru haczedeceği miktarın azami sınırını belirlerken borçlunun ve ailesinin ihtiyacını göz önünde bulunduracaktır. İcra memuru bu takdiri kendisi yapabileceği gibi bunun için bilirkişiye de başvurabilir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : 5510 Sayılı Kanun'un 93. maddesinde değişiklik yapan 5838 Sayılı Kanun'un 32. maddesinin (e) bendine göre; " bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir". Bu durumda emekli maaşlarına ilişkin olarak haczin uygulanabilmesi, borçlunun takibin kesinleşmesinden sonra muvafakatte bulunmasına bağlıdır. Somut olayda borçlu, takibin kesinleşmesi üzerine 24.08.2009 tarihinde icra müdürünün huzurunda almakta olduğu emekli maaşından 500,00 TL kesinti yapılmasını kabul ettiğinden bu muvafakat geçerlidir....
Bu durumda; maaş haczi nedeniyle kesinti her ay yapıldığından, son maaş kesintisi gözetilerek yeniden şikayet hakkının doğacağı tabiidir. Bir başka anlatımla kesinti, her ay tekrarlandığı için sadece son maaş kesintisi gözetilerek, borçlunun yeniden şikayet hakkının doğduğunun kabulü gerekir. O halde mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
un Almanya İşçi Emeklilik Sigorta Kurumunda emekli maaşı aldığı hususu tartışmasızdır. Her ne kadar Dairemizin, yurtdışından alınan emekli maaşının tamamının haczini engelleyen özel bir yasa hükmü bulunmadığından bahisle, yurtdışı emekli maaşlarının tamamının haczedilebileceğine dair içtihatları bulunmakta ise de, Yargıtay HGK.nun, önüne gelen benzer bir konuda verdiği 2009/12-166 Esas sayılı 10.06.2009 tarihli kararından sonra bu görüş değiştirilerek yurtdışından bağlanan emekli maaşları, İİK.nun 83. maddesi kapsamında değerlendirilmeye başlanılmıştır. " Kısmen haczi caiz olan şeyler" başlığını taşıyan söz konusu maddede "… …. tekaüt maaşları… ……borçlu ve ailesinin geçinmeleri için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar tenzil edildikten sonra haczolunabilir. Ancak haczolunacak miktar bunların dörtte birinden az olamaz. Birden fazla haciz var ise sıraya konur....
tarafından borçlu Cihan Dinçer aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle katılan şirkete maaş haczi yazısının 25/10/2011 tarihinde gönderildiği, bu yazının İcra ve İflas Kanununun 89. maddesi kapsamında 1. haciz ihbarnamesi niteliğinde olmadığı, takibin kesinleşmesi üzerine alacaklı adına gerçekleştirilen işlem niteliği taşıdığı, katılan firma tarafından yapılan 24/11/2011 tarihli itirazda "borçlunun 16/10/2011 tarihinde işten ayrıldığı, çalıştığı dönemde ise alt taşeron firmada çalıştığı"nın belirtildiği, 19/12/2011 tarihinde takipsiz bırakılan dosyanın işlemden kaldırılıp, 07/09/2012 tarihinde yenilenmesine müteakip alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda borçlunun maaşının haczi hususunda katılan firmaya yeniden müzekkere yazıldığı, konuya ilişkin 12/09/2012 tarihinde tebliğ edilen tekit yazısının katılan şirkete tebliğ edildiği, 13/09/2012 tarihinde katılan şirket vekili tarafından "16/10/2011 tarihinde borçlunun işten ayrıldığı" belirtilerek müzekkereye itiraz edilmesine rağmen, alacaklı...
Dairemizin (kapatılan 23.Hukuk Dairesi) 18.10.2017 tarihli ve 2015/7160 Esas, 2017/2733 Karar sayılı ilamıyla mahkemece maaş haczi ile ilgili yapılan sıralamanın sıra cetveli gibi yorumlanıp ispat yükünün davalıda olduğunun kabulü ile verilen kararın gerekçesinin yerinde olmadığı, İİK’nın 83.maddesinde maaş haczi ile ilgili sıra cetvelinin yapılamayacağı, maaş haczinde yapılan sıralamaya vaki muvazaa iddiasında genel muvazaa olduğu gibi ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 05.06.2018 tarihli ve2017/704 Esas,2018/321 Karar sayılı kararı ile muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasında ispat yükünün davalı da olduğu, davalıların kardeş olduğu, davalı ... ile davalı ... arasında gerçek bir borç-alacak ilişkisinin bulunmadığı, davalı ...'nün bu yolla davacı bankanın maaşına koyacağı haczin önüne geçtiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. C....
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacının maaş hesabı üzerindeki blokenin kaldırılmasına ilişkin kararın kesinleştiği, davacının borç tutarının 3.963,27 TL olduğu bu borç tutarından hesaba maaş nedeni ile alacak yazılan 2.784,59 TL'nın mahsup edilmesi ile hesaba davalı bankanın en son alacak miktarı olarak 17.10.2008 tarih itibari ile davacının borç tutarının 1.178,68 TL kaldığı bu durumda davalı banka tarafından davacının maaş hesabına yatırılan maaşından borcuna karşılık 2.784,59 TL paranın alacağa mahsuben alındığı, bu durumda işçi emeklisi olan davacının hesabının bloke edilmemesi gerekirken davalı banka tarafından davacının maaş hesabına bloke konularak söz konusu hesaptan 2.784,59 TL paranın haksız bir şekilde alacağa mahsuben alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacının maaş hesabından 2.784,59 TL alacağın tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....


