Emekli sandığından emekli maaşı alanlara uygulanan 5510 sayılı Yasanın 93. maddesi hükmü uyarınca borçlunun gelir, aylık ve ödeneklere borçlunun muvafakati bulunmadıkça haczedilemez. Davacının kefil olduğu sözleşmede borçlarının ödenmesi amacıyla emekli maaşı hesabından mahsup, virman ve takas yapılmasına rıza göstermesi maaşta tasarrufu engelleyici nitelikte bir sözleşme olduğundan ve BK'nun 19. ve 20. maddeleri uyarınca geçersiz sayılacağından bu konuda önceden yapılan anlaşmaların geçersiz olacağından mahkemece bankanın davacının emekli maaş hesabından kesinti yapamayacağı kabul edilerek davacı alacağı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yasaya aykırı yoruma dayanan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkemece kararının bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesinde değişiklik getiren 5838 sayılı Yasa'nın 32/2-b maddesi gereği, "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." Bu yasa İİK'nın 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiğinden takibin kesinleşmiş olması şartıyla artık borçlunun 5510 sayılı Yasa'nın 93. maddesi kapsamındaki gelir aylık ve ödeneklere ilişkin hacze muvafakati geçerli olacaktır. Somut olayda borçlu tarafından bu kanuna göre haczi yasak olan emekli maaşı üzerine haciz konulmasına muvafakat edildikten sonra, icra müdürlüğünce uygulanan haciz işlemi, anılan yasa hükmü karşısında geçerlidir. Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İİK'nın 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir....
G...., dosya borcuna icra kefili olduğunu, borç bitinceye kadar almakta olduğu SSK emekli maaşından her ay 500 TL kesinti yapılmasına muvafakat ettiğini bildirmiştir. İcra kefili olan şikayetçi hakkında takip bilahare 29/02/2008 tarihinde başlatılmış olup, icra emri 19/03/2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu tarihten sonra takip kesinleştiğinden bahisle alacaklı tarafından borçlunun muvafakati olduğu belirtilerek SSK'dan aldığı emekli maaşının haczi talep edilmiştir. Görüldüğü gibi şikayetçi hakkında takip kesinleşmediğinden önceden verilen muvafakat geçersizdir. Bu nedenle şikayetin kabulüne karar vermek gerekirken reddi isabetsizdir SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 21/12/2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dava dosyasının incelenmesinden, 54'üncü Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı General Şahap Tuncer Kışlası emrinde albay rütbesi ile görev yapmakta iken 30/08/2020 tarihinde Yüksek Askeri Şura kararı ile kadrosuzluk nedeniyle emekliye sevk edilen davacı tarafından, emekli maaş ve ikramiyesinin albaylara uygulanan 4800 ek gösterge üzerinden belirlenmesine ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı işleminin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, emekli edilmesinden dolayı kamu görevlisi sıfatını haiz olmayan davacının, emekli maaş ve ikramiyesinin albaylara uygulanan 4800 ek gösterge üzerinden belirlenmesine ilişin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan iş bu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, genel yetki kuralı uyarınca dava konusu işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesinin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır....
Bu giderlere örnek olarak, kira parası, yakıt parası, elektrik, su ve telefon parası gibi giderler gösterilebilir.Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesini, ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.Tarafların mahkemece araştırılan sosyal ekonomik durumlarının incelenmesinde; davacının emekli olduğu ve 1.000,00 TL maaş aldığı, davalının da emekli olduğu ve aylık 800 TL maaş aldığı anlaşılmıştır.Mahkemece, yukarda açıklanan ilke ve esaslar gözetilmeden davalının geliri olmasının nafakanın miktarını tayin ederken nazara alınacağı, ancak davacının birliğin giderlerine katılması yükümlülüğünü sona erdirmeyeceği düşünülmeden eş için tayin edilen tedbir nafakasının kaldırılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir....
İcra Müdürlüğü’nün 2014/20192 Esas sayılı takip dosyası üzerinden başlatılan ilamlı takipte, dosyaya yeni bir ilam sunulduğunu ve maaş haciz müzekkeresi yazıldığını, takibe konu ilam dışında farklı bir mahkeme ilamı dikkate alınarak maaşına haciz konulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, haciz müzekkeresinin iptali isteminin de 15.02.2016 tarihli müdürlük kararı ile reddedildiğini ileri sürerek müdürlüğün 15.02.2016 tarihli kararı ile haciz müzekkeresinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece, ilamın icra dosyasına ibraz edilerek maaş haczi yazılması talebinin nafaka alacağının tahsilini kolaylaştırdığı, ayrıca nafakaya ilişkin taleplerin tek dosyadan yapılması gerektiği gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür. Alacaklı tarafından nafaka istemli olarak açılan ... 1....
nın temyiz itirazlarının incelenmesinde; Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçlunun alacağının haczi için şikayetçi şirkete birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiği, şikayetçi 3. şahsın haciz ihbarnamesine süresinde itirazı üzerine alacaklının İİK'nun 89/4. maddesi uyarınca tazminat isteminde bulunduğu, mahkemece borçlunun ücret alacağı bulunduğu gerekçesiyle istemin kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Maaş ve ücretlerin kesilmesinde izlenecek usul İİK'nun 355. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir....
Şirketi arasındaki "Genel Kredi Sözleşmesi"ne davacının müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını, davacının borçlu olduğu sözleşme dolayısıyla maaş kesintisi yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/80 esas ve 2014/964 karar sayılı kesinleşen Diyarbakır İcra Müdürlüğü takibinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti kararına rağmen takip nedeniyle davacı-borçludan maaş haczi yoluyla haksız tahsilatlar yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir....
K A R A R Dava, davacının 1989/7.ay-20.10.2006 tarihleri arası sigorta primine esas ücretin belirlenmesi, emekli aylığının yeniden belirlenecek SPEK kazanca göre,asgari ücretin 1.81 katı oranında tekrar hesaplanması ve eksik yatırılan emekli maaş farklarının olarak yasal faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir....
nın 16/04/2009 olan rapor tarihinde Bağ-Kur'dan emekli aylığı geliri olduğuna dair tanık Fatma'nın beyanı ile emekli aylığı almadığına ilişkin Bağ-Kur yazısı karşısında, rapor tarihinde adı geçenin emekli aylığı alıp almadığının kesin olarak belirlenmesi amacıyla Bağ-Kur Genel Müdürlüğüne yazı yazılarak bu hususun araştırılması, sanık ... tarafından tanzim edilen Melek Yılmaz'ın bakımcısı olan Nevrisan Kibar'a maaş bağlanmasına yönelik rapor ve eklerinde özürlünün sağlık raporlarının dosyada bulunmadığı anlaşılmakla, raporların getirtilip özür oranının %50 ve üzerinde olup olmadığının tespiti yanında, bakım aylığı bağlanması için yönetmelikte belirtilen diğer şartların gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlenmek suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde sanıkların beraatlerine karar verilmesi, Sanık ...'...


