İcra müdürlüğünce, alacaklı vekilinin talebi üzerine 13/05/2010 tarihinde borçlunun emekli maaşının tamamının haczine karar verilmiş ve SGK Başkanlığına 26/05/2010 tarihli haciz müzekkeresi yazılmıştır. 28/02/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanunun 32.maddesiyle 5510 Sayılı SGK.nun 93/1.maddesinde yapılan değişiklikle "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" hükmü getirilmiştir. Somut olayda, borçlu tarafından bu kanuna göre haczi yasak olan emekli maaşı üzerine haciz konulmasına muvafakat edildikten sonra, icra müdürlüğünce uygulanan haciz işlemi anılan yasa hükmü karşısında geçerlidir. Bu düzenleme usule değil, esasa ilişkin olup, İİK.nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle tatbik edilir. O halde, mahkemece şikayetin reddi yerine kabulü isabetsizdir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: İİK'nun 83. maddesi gereğince, kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra, kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak, aynı maddenin 2. fıkrasında, haczedilecek miktarın, maaş ve ücretin 1/4'ünden az olamayacağı belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan hükümde, borçlunun maaş veya ücretinin 1/4'ünün herhalde haczedebileceği hükme bağlanmıştır. Buna göre, ücretin tamamı borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru bunun 1/4'ünü mutlaka haczetmek zorundadır....
yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 2.142,75TL g) 2012 yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 2.366,67TL h) 2013 yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 2.512,46TL ı) 2014 yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 2.698,38TL i) 2015 yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 2.918,84TL j) 2016 yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 3.175,98TL k) 2017 yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 3.446,90TL l) 2018 yılındaki aylık brüt emekli maaş tutarının 3.857,77TL olduğunun tespitine, B-Taleple bağlılık ilkesi uyarınca 44.391,18TL net emekli maaş farkı alacağının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bunun 5.000TL'lik kısmına dava tarihi olan 28/08/2016 tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan 04/04/2019 tarihden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına," karar verilmiştir....
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; farklı norm ve standartlarda hizmet sunan sosyal güvenlik kurumları 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile tek çatı altında toplanmış, aynı Kanun'un 93'üncü maddesinde; bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödeneklerinin devir ve temlik edilemeyeceği, bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerinin 88'inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemeyeceğinin belirtildiği, Kanun metninden de anlaşılacağı üzere, haczi yasaklanan emekli maaşları yukarıda zikredilen Kanun çerçevesinde bağlanmış olan aylıklarla sınırlı olduğu, yurt dışından alınan emekli maaşlarının haczedilebileceği ancak haczedilebilecek miktarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 71. Maddesine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır....
Bu yola tevessül etmeden, sadece haciz tezkeresi ile konulan haciz aynı Yasa'nın 88. maddesi kapsamında menkul haczi olarak nitelendirilebilir ve ancak mevcut bir hak ve alacak üzerine konulabilir; bir diğer ifade ile üçüncü kişi nezdinde doğacak (beklenen) alacakların tezkere yazılması suretiyle haczi mümkün değildir. Öte yandan bu yöntemde üçüncü kişinin itirazına ilişkin bir düzenleme de bulunmamaktadır. Haciz ihbarnameleri ile borçlunun borçlusu konumundaki üçüncü kişinin elinde o anda bulunan mal, alacak ve diğer hakların haczedilmesi mümkün olduğu gibi, borcun tamamen ödenmesine kadar geçecek sürede üçüncü kişi nezdinde oluşacak alacakların da haczine olanak tanınmıştır. Somut olayda şikayetçi ve şikayet olunanlar haciz tezkeresi ile borçlunun emekli ikramiyesine haciz yazısı gönderdiklerinden İİK'nın 88. maddesine göre haciz müzekkeresi tarihinde henüz haczi mümkün bir para bulunmaması halinde bu tarihte haciz konulduğundan söz edilemeyecektir....
Gerekçe ve Sonuç Takibe dayanak ilamın bozulduğu ve bozma ilamının icra dosyasına 19.02.2018 tarihinde girdiği, maaş haczinin konulduğu tarih itibariyle yerinde durduğu, ilamın bozulması nedeniyle bu hacizlerin kaldırılamayacağı ancak İİK'nın 40/1 maddesi uyarınca maaş haczi kesintilerinin resen durdurulması gerektiği, 19.02.2018 tarihinden sonra reddiyatı yapılan ve alacaklıya ödenen maaş kesintilerinin istirdat davasına konu olabileceği, henüz alacaklıya ödenmemiş kesintilerin talep halinde şikayetçiye iade edilebileceği gerekçesi ile şikayetin kısmen kabul, kısmen reddine, takip dosyasında 19.03.2020 ve 24.06.2020 tarihli icra müdürlüğü kararlarında, maaş kesintilerinin durdurulması taleplerinin reddine dair kısımlarının iptali ile maaş haczi devam etmek kaydıyla, 19.02.2018 tarihinden itibaren bozma ilamından sonra verilen kararın ibrazına kadar maaş haczi kesintilerinin durdurulmasına, 19.02.2018 tarihinden sonra yapılan maaş haczi kesintilerinden dosya kapsamında bulunan miktarların...
Mahkeme maaş haczi ile ilgili yapılan sıralamayı sıra cetveli gibi yorumlayarak maaş haczinde yapılan sıralamada karşı tarafa verilen sıranın muvazaalı olduğunu, bu muvazaanın ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, davalının alacağının kaynağını ispat edemediği için muvazaa iddiasının kabulü ile davalıya ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere öncelikle davacıya tahsisine karar verilmiş ise de kararın gerekçesi yerinde değildir. Şöyle ki, İİK'nın 83. maddesinde maaş hacizleri ile ilgili sıra cetvelinin yapılamayacağı, birden fazla haciz söz konusu olması halinde haciz tarihi önde olan alacağı bitmedikçe sonraki haciz alacaklısına ödeme yapılamayacağı belirtildiğinde, bu sıralamanın "sıra cetveli" niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı için sıra cetvellerinde ispat yükünün davalıda olduğu kuralının maaş haczinde de uygulanması mümkün değildir....
Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket çalışanı ... aleyhine icra takibi başlatılmış olduğu müvekkili şirkete maaş haczi gönderdiği maaş haczi yazısı müvekkili şirkete 19/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği müvekkili şirketin hesaplarına haciz konulduğu müvekkili şirket davalı şirketin alacaklı olduğu dosyaya yatırmış olduğu 3.865,87-TL'nin yatırılan tarih itibariyle hesaplanacak faizi ile tahsilini ve davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Dava konusu olayda takip borçlusunu istihdam eden davacı şirketin kendi hatası ve kusuru ile maaş haczi müzekkeresine cevap vermemiş olduğundan icra dairesine ödeme yapmak zorunda kaldığı takip alacaklısı müvekkilinin şirket aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddinin gerekmekte olduğu.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip borçlusu ...'...
Mahkemenin nitelendirmesine göre, uyuşmazlık; maaş haczi kesintisinin yapılmasına ilişkin icra müdürlüğü işleminin şikayet yolu ile iptali istemine ilişkin olup, somut olayda düzenlenmiş bir sıra cetveli bulunmamasına ve mutemetlikçe yapılan maaş haczi sıralamasının İİK'nın 140. maddesi anlamında sıra cetveli olarak kabul edilmesine yasal olanak olmamasına göre, hükmün temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 12. Hukuk Dairesi Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 11.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Anılan Kanun hükmü 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girmiş olup, emekli sandığından alınmakta olan emekli maaşlarını da kapsar. 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanun'un 32.maddesiyle, bu maddeye; "Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir" ibareleri eklenmiştir. Buna göre, icra müdürü borçlunun muvafakatinin bulunması halinde gelir, aylık ve ödenekleri üzerine haciz koyabilecektir....


