İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ödeme tarihi itibariyle kapak hesabı yapılması istenmiş ve müzekkere cevabında 09/03/2020 tarihli kapak hesabına göre davalının 5.564,50 TL borcunun bulunduğu hesaplanmıştır.Davalının yaptığı ödemenin mahsubu ile davacının 1.125,58 TL bakiye alacağının bulunduğu, davacının talebinin bu miktarın altında olduğu anlaşılmıştır. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu ve davacının davalıya büküm iş bedeli olarak fatura düzenlediği, faturaların ödenmemesi üzerine takip başlatıldığı, davalı yanın takip tarihinden sonra davacıya ödeme yaptığı da gözetilerek taraflar arasında asıl hukuki ilişkiye dair ihtilaf bulunmadığı görülmüştür....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkilinin davalıya mal satmış olması nedeniyle cari hesaptan doğan alacağı olduğunu, bu alacağın tahsil edilmesi amacıyla başlatılan icra takibinden sonra davalının toplam 19.876,00 TL ödeme yaptığını,bir taraftan da masrafları ödememek için takibe itiraz ettiğini, davalının yaptığı ödemenin BK'nın 84.maddesi uyarınca öncelikle takibin fer'i ve masraflarına sayılması gerektiğini, icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına göre davalının 3.649,04 TL bakiye borcunun olduğunu belirterek itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
hesabına göre 83,09 TL ve ------- Esas sayılı dosyasından iflas ta) itibariyle yapılan kapak hesabına göre 434,36 TL, --------- Esas sayılı dosyasından 04.04.2022 itibariyle yapılan kapak hesabına göre 650,79 TL olmak üzere toplam 1.168,24 TL icra masraf ve harçlarının iflas masasına kaydının Sayın Mahkemenin takdirlerinde bulunduğu, bu hususların dışında Sayın Mahkemeye 25.01.2022 tarihinde sunulan bilirkişi raporu ve 03.07.2023 tarihinde sunulan bilirkişi ek raporunda yer alan tespit ve değerlendirmeleri değiştirecek bir hususun bulunmadığı, kanaat ve sonucuna varıldığını bildirmiştir.Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; talep konusu yapılan alacakların ödenmek durumunda kalınan davalı şirket nezdindeki çeklere ait sorumluluk bedellerinden kaynaklandığı, davalı müflis şirkete verilen çeklerden 7 adedinin çek sorumluluk bedeli olarak iflas tarihinden önce 7.000,00 TL, 2 adedinin ise çek sorumluluk bedeli olarak iflas tarihinden sonra 2.000...
Yani, borçlunun yedi gün içinde ödeme emrine itiraz etmemiş olması halinde; ticaret mahkemesi, alacağın esası hakkında bir incelemeye girişmez; alacağı mevcut kabul ederek yalnız şekli hususları (ödeme emrine itiraz edilip edilmediğini ve edilmemişse borcun ödenip ödenmediğini) incelemekle yetinir. Borçlu bu iflas davasında (ticaret mahkemesinde) borçlu olmadığına dair bir itiraz veya def'ide bulunamaz; yani borçlunun itiraz ve def'ileri mahkemece inceleme konusu yapılamaz. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Adalet Yayınevi, 2013, s.1122) Dava konusu dosya kapsamında, borçlu icra dairesinde ödeme emrine itiraz etmemiştir. Ödeme emri ve borç kesinleşmiştir. Davalı tarafça ödemeye ilişkin herhangi resmi ya da yazılı bir belge geçen süre içinde sunulamamış ve ödeme iddiasını ispat edememiştir....
Yetkisizlik dosyasının Küçükçekmece icra dairlerine gönderildiği, bu icra dairesi tarafından takibin yeniden başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği ve davalının 26.05.2022 tarihinde takibe itiraz ettiği görülmüştür. Dosya içerisindeki icra dosyası kayıtlarından ve davalının sunduğu tahsilat makbuzundan, davalının 19.01.2022 tarihinde icra dosyasına 1.000,00 TL ödeme yaptığı görülmüştür. Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu 14.01.2022 tarihli kapak hesabında, 995,33 TL yekün alacağın hesaplandığı ve bu miktara göre davalının 19.01.2022 tarihinde 1.000,00 TL ödeme yaptığını ve borcu bulunmadığını iddia ettiği görülmektedir. Ancak, davalının sunduğu 14.01.2022 tarihli kapak hesabında davacı alacaklı yönünden icra vekalet ücreti yönünden değerlendirme yapılmadığı, bu miktar dahil edilmeden kapak hesabı yapıldığı görülmüştür. Bu haliyle 14.01.2022 tarihli kapak hesabının hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır....
İcra dosyasında kapak hesabı paranın ödeneceği tarih itibari ile takibe ait feriler de dikkate alınmak suretiyle yapılabilecektir. Bunun sonucu olarak gerek haricen ödemenin yapıldığı tarih itibari ile, gerekse davanın açıldığı tarih itibari ile icra kapak hesabına eklenecek ferilerin belirlenmesi mümkün değildir ve dava için bir değerin belirlenmesi mümkün değildir....
İcra müdürlüğünün 2016/7537 esas sayılı dosyasındaki 21/12/2017 tarihli kapak hesabına dayalı olarak toplam 4.101.526,64 TL alacağın masaya kaydı için başvurulmuştur. İflas idaresi tarafından alacağın tamamının reddedilmesi üzerine davacı tarafından icra kapak hesabındaki vekalet ücreti düşüldükten sonra kalan 4.012.166,98 TL alacağın masaya kayıt ve kabulü için iy bu dava açılmıştır. Mahkememizce dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiden 10/12/2021 tarihli kök rapor alınmıştır. Bilirkişi kök raporunda davacı bankanın alacağını iflas tarihi itibariyle 2.560.977,61 TL asıl alacak, 1.422.326,66 TL işlemiş faiz ve 71.116,33 TL BSMV olmak üzere toplam 4.054.420,60 TL olarak hesaplamıştır....
-TL alacak talebinde bulunduğu, bu tutarın icra dosyası kapak hesabı bulunmadığı, hangi masraflara ait olduğu hususu tespit edilemediği..." yönünde kanaat bildirilmiştir. İlgili İcra Müdürlüğünden alınan kapak hesabında talep edilenden fazla olduğu ve 19/04/2022 tarihinde haricen yapılan ödemenin 31/03/2022 tarihli icra takibinden sonra olduğu anlaşıldığından işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve takibin devamı talep edilen 2.968,45TL olarak karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Davalı cevap dilekçesinde;icra mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu,davacının dosya borcunun tamamını ödemediğini,icra dosyasındaki kapak hesabı ile icra mahkemesince alınan bilirkişi raporu arasında ciddi çelişkiler olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece;davacının talebinin takip dosyasında icra müdürünün yaptığı kapak hesabına itiraz niteliğinde olduğu ve bu şekli ile icra memurunun işlemini şikayet niteliğinde bulunduğu; İcra İflas Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca icra takip dosyasındaki hesap tablosunun doğru olmadığına yönelik bu itirazın icra mahkemesinde ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinin kesinleşmesi üzerine takibin iflas yoluna çevrildiği, davalının iflas ödeme emrine de itiraz etmemesi üzerine takibin kesinleştiği, icra dosyasının kapak hesabına göre toplam 83.210,02 TL üzerinden oluşturulan depo emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde davalının borcunu ödemediği, depo emrine uyulmadığından iflas şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı temsilcisi temyiz etmiştir. Temyize konu 06.04.2010 tarihli kararın tebliği için davalı şirket adına çıkartılan tebligatın davalı temsilcileri/temsilcisi yerine ... İflas Müdürlüğüne tebliğ edildiği, temyiz tarihi olan 15.05.2014 tarihinden önce davalı şirkete yapılmış bir karar tebliği bulunmadığı anlaşılmış olup,......


