WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

nun 27/05/2020 tarihinde vefat ettiğini, davanın ticaret sicili müdürlüğü ile birlikte tasfiye memuruna karşı yöneltilmesinin tasfiye memurunun iddia edilen alacaktan kişisel malvarlığı ile sorumlu olduğu anlamına gelmeyeceğini, vefat eden tasfiye memurunun davacının iddia olunan alacağından sağ olsa dahi kişisel malvarlığı ile sorumlu olmayacağının göz önünde bulundurulduğunda, huzurdaki davada tasfiye memurunun mirasçıları olan müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, tasfiye memurunun ölümü ile mirasçılarının bu tasfiye memuru sıfatını miras yolu ile iktisap edemeyeceklerini, davacının Bakırköy 47. İş Mahkemesinin dosyası üzerinden ikame etmiş olduğu davanın bir eda davası olmaması, tespit niteliğinde olması sebebiyle ihya kararı verilemeyeceğini, zaman aşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, anılan nedenlerle davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır.Diğer davalı tasfiye memurunun sorumluluğuyla ilgili olarak yapılan incelemede, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin 29/12/2006 tarihinde tamamlandığı anlaşılmıştır. İstanbul 36. İş Mahkemesi'nin 2019/269 esas sayılı dosyasının açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından sonraya ilişkin olduğu, bu durumda tasfiye memurunun mirasçıları olan dahili davalıların ihya davası açılmasına sebebiyet vermedikleri..." gerekçesiyle, davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı kabulü ile TTK'nın 547. maddesi uyarınca, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde Yaptaş Konut İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ticaret sicil kaydının, İstanbul 36....

Şirketin tarafı olduğu iş mahkemesi dosyası ve infazı gereken bir ilam olması nedeniyle davacının ihya davası açmakta hukuki yararının olduğu, şirketin TKK'nın 547/2. Maddesi gereğince ihyası gerektiği anlaşılmakla, talebin kabulüne, şirketin ihyasına, dava açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memurunun yargılama giderinden sorumlu tutulmasına, eski tasfiye memurunun yetkisinin ek tasfiye süresince devamına karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : 1-Davacının davasının kabulü ile, ... Ticaret Sicil Müdürlüğnün ... sicil numarasında kayıtlı, Tafsiye Halinde... A.Ş.' nin ... 14. İş Mahkemesinin ...esas sayılı dosyasının devam ettirilip infazı ile sınırlı olmak üzere TTK' nın 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, 2-Tasfiye memuru olan davalı ...'...

TTK'nın 547/1 maddesinde; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler." hükmü düzenlenmiştir. TTK'nun 547 maddesine dayalı olarak ek tasfiye amacıyla açılan davalar hak düşürücü süreye tabi olmadıkların, davalı tasfiye memurunun hak düşürücü süreye ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. İstanbul 19 İş Mahkemesi nezdinde devam eden yargılamada ileri sürülen talepler bakımından 5510 Sayılı Kanun kapsamında hak düşürücü sürenin dolup dolmadığı, ihya davasının konusunu teşkil etmediğinden, davalı tasfiye memurunun buna ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir....

ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... sicil müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, dosya kapsamı itibarıyla davalı tasfiye memurunun, dava ve tasfiyenin sonlandırılmasına dair karar tarihleri dikkate alındığında dava konusunda bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceği, bu nedenle tasfiyeyi sonlandırmasının hatalı olduğunun ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin söylenemeyeceği, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....

ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ... sicil müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, dosya kapsamı itibarıyla davalı tasfiye memurunun, dava ve tasfiyenin sonlandırılmasına dair karar tarihleri dikkate alındığında dava konusunda bilgi sahibi olmasının beklenemeyeceği, bu nedenle tasfiyeyi sonlandırmasının hatalı olduğunun ve bu davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin söylenemeyeceği, yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağı anlaşılmış olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur....

in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiğini, şirketin tasfiye işlemlerinin 21/11/2011 tarihinde sonuçlandığını, vergi inceleme raporu doğrultusunda sahte belgelerin bilerek kullanıldığı iddiası ile tahakkuk ettirilen kurumlar vergisi, vergi ziyai cezası ile gecikme cezasına ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin tasfiye memuru ...'e tebliğ edildiğini, tasfiye memurunun itiraz etmemesi üzerine kesinleşerek, borcun şirket tarafından vadesinde ödenmemesi sebebi ile yıllar önce ortaklıktan ayrılan müvekkili adına anılan borçlar için ödeme emri düzenlendiğini, tasfiye memurunun seçimine dair 07/05/2009 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunu, kararın altında imzası bulunan ortak...'in karar tarihinde ölü olduğunu ileri sürerek 07.05.2009 tarihli ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket tasfiye memuru, davanın reddini istemiştir....

İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyasından 18.04.2018 tarihinde dava dışı şirketin İ.T.O. kaydında belirtilen adresine hacze gidildiğini, gidilen adresin boş olduğunun tespit edildiği ve zapta da yazıldığını, Türk Ticaret Kanunu’na gereğince davalı tasfiye memurunun, alacaktan haberi olmasına rağmen noterde depo edilmemesi mutlak sorumluluğu olan bir durum olduğu, dava konusu alacağın aynı zamanda dava dışı şirketin ortağı olan tasfiye memuru davalı tarafından bilinmemesine imkan olmadığı, davalının alacağı bilmesine rağmen yasa hükümlerini tatbik etmeyerek alacağı tasfiyenin dışında bıraktığını, gerçeğe aykırı tasfiye bilançoları düzenlediğini, alacağın ödenmemesinden ötürü sorumlu durumda olduğunu belirterek; açılmış olan işçilik alacaklarından kaynaklı davada alacağın görmezden gelinerek notere depo edilmemesi sebebiyle davalı tasfiye memurunun mutlak sorumluluğu olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 10.000,00 TL’lik alacaklarına 19.01.2018...

İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyasından 18.04.2018 tarihinde dava dışı şirketin İ.T.O. kaydında belirtilen adresine hacze gidildiğini, gidilen adresin boş olduğunun tespit edildiği ve zapta da yazıldığını, Türk Ticaret Kanunu’na gereğince davalı tasfiye memurunun, alacaktan haberi olmasına rağmen noterde depo edilmemesi mutlak sorumluluğu olan bir durum olduğu, dava konusu alacağın aynı zamanda dava dışı şirketin ortağı olan tasfiye memuru davalı tarafından bilinmemesine imkan olmadığı, davalının alacağı bilmesine rağmen yasa hükümlerini tatbik etmeyerek alacağı tasfiyenin dışında bıraktığını, gerçeğe aykırı tasfiye bilançoları düzenlediğini, alacağın ödenmemesinden ötürü sorumlu durumda olduğunu belirterek; açılmış olan işçilik alacaklarından kaynaklı davada alacağın görmezden gelinerek notere depo edilmemesi sebebiyle davalı tasfiye memurunun mutlak sorumluluğu olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 10.000,00 TL’lik alacaklarına 19.01.2018...

İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı icra dosyasından 18.04.2018 tarihinde dava dışı şirketin İ.T.O. kaydında belirtilen adresine hacze gidildiğini, gidilen adresin boş olduğunun tespit edildiği ve zapta da yazıldığını, Türk Ticaret Kanunu’na gereğince davalı tasfiye memurunun, alacaktan haberi olmasına rağmen noterde depo edilmemesi mutlak sorumluluğu olan bir durum olduğu, dava konusu alacağın aynı zamanda dava dışı şirketin ortağı olan tasfiye memuru davalı tarafından bilinmemesine imkan olmadığı, davalının alacağı bilmesine rağmen yasa hükümlerini tatbik etmeyerek alacağı tasfiyenin dışında bıraktığını, gerçeğe aykırı tasfiye bilançoları düzenlediğini, alacağın ödenmemesinden ötürü sorumlu durumda olduğunu belirterek; açılmış olan işçilik alacaklarından kaynaklı davada alacağın görmezden gelinerek notere depo edilmemesi sebebiyle davalı tasfiye memurunun mutlak sorumluluğu olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 10.000,00 TL’lik alacaklarına 19.01.2018...

UYAP Entegrasyonu