Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; sicilden terkinine karar verilen Tasfiye Halinde ... Ltd Şti'nin TTK 547. Maddesi uyarınca yeniden ihyasına yönelik ihya davası olduğunun tespit edilmiştir. Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalıların beyanları, celp olunan ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gönderilen davalı şirketin sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin son sicilini 30/12/2010 tarihinde yaptırdığı, şirketin 02/04/2009 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, tasfiyenin sona erdiğinin ise 30/12/2010 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği, şirketin son yetkilisinin ve tasfiye memurunun ... olduğu, ihyası talep edilen şirket aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas (......
Davalı vekili; tasfiye sürecinden haberdar olan davacının alacağını şirkete bildirmediğin, şirketin usulüne uygun tasfiye ve terkin işlemlerinin yapıldığını, tasfiye memurunun sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, davacı tarafından şirket aleyhine İş Mahkemelerinde açılan davanın kabul edildiği ve alacağın takibe konulduğunu, şirket için verilmiş bir kararın müvekkili davalı için uygulanamayacağını, davanın kabulü halinde mükerrer ödemenin doğabileceğini savunarak davanın reddini istemiştir....
nin tasfiye işlemlerinin sona erip ermediğinin sorulması, 2) Tasfiye işlemi tamamlanmamışsa, tasfiye memurunun kimlik ve adres bilgilerinin sorulması ve gerekçeli kararın tespit edilen tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edilmesi, 3) Tasfiye işlemi tamamlanmış ve tasfiye sonu kararı ile şirket ...... sicilinden terkin edilmiş, tüzel kişiliği son bulmuşsa davalı Zaman ......... Ltd. Şti.'nin ihyasının sağlanması için davacıya uygun süre verilmesi, 4) İhya olunduktan sonra gerekçeli kararın adı geçen davalı şirketin tasfiye memuruna yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. (HMK 366.) maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 16/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sicil Müdürlüğünce davalı şirketin son Yönetim Kurulu Başkanı ve Tasfiye memuru ...'ün istifası nedeniyle yerine yeni yönetici ve tasfiye memuru seçilmesi ile istifa eden tasfiye memuru ve yönetici ...'ün istifasının ve yeni seçilecek Yönetim Kurulu Başkanı ile tasfiye memurunun tescil ve ilanı talebi ile başvuruda bulunmaları konusunda TTK.nun 31, 33 maddeleri ile Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 29. Maddesi uyarınca tescile davet yazısını davalı şirkete ve son yönetici tasfiye memuru ...'...
Ticaret Sicil Müdürlüğünden yapılan araştırma sonucunda nüfus kayıt ilamından da anlaşılacağı üzere davalı şirket adına atanan tasfiye memurunun vefat etmesi nedeni ile dosya tekrar Yargıtay'a gönderilmiştir. Yerel mahkemece, davalı şirketin tasfiye memuruna tebligat yapılmasına ilişkin geri çevirme kararı gereğinin yerine getirilmesi husunda gerekli özenin gösterilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı şirket adına tasfiye işlemlerine kimin devam ettiği, yeni bir tasfiye memurunun atanıp atanmadığı hususu araştırılarak yeni bir tasfiye memuru atanmış ise gerekçeli karar ve davacı tarafın temyiz başvuru dilekçesinin usulüne uygun tebliği yapılarak temyiz süresi dolduktan sonra dosyanın gönderilmesi gerekmektedir. Şu halde, geri çevirme kararında belirtilen şekilde ve bir daha geri çevirmeye sebep olunmaksızın işlem yapılmak üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesi gerekmiştir....
DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dosyasının yapılan incelemesinde, ilk derece mahkemesince, ihya kararıyla birlikte, şirket eski ortaklarından ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği hâlde, ilk derece mahkemesinin karar başlığında tasfiye memurunun gösterilmediği gibi kendisine gerekçeli kararın da tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Hakkında hüküm kurulan ve tasfiye memuru olarak atanan kişinin, kanun yoluna başvuru hakkının bulunduğu açıktır. Bu durumda, gerekçeli kararın kendisine tebliği gerekir. Bu eksiklik tamamlanmadan dosyanın istinaf incelemesine gönderilmesi usule aykırı olup, bu usuli eksikliğin tamamlanması gerekmekle; Mahkemece tasfiye memuru olarak atanan ...'...
ün ek tasfiye memuru olarak atanmasına, şirketin son yetkilisi olması nedeniyle tasfiye memuruna takdiren ücret verilmesine yer olmadığına şeklinde davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece getirtilen ticari kayıtlardan şirketin tasfiye sonunda sicilden terkin edildiği belirlendiğinden tasfiye memurunun yasal hasım olacağı sebebiyle davaya dahiline karar verildiği, davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereğince açılan ek tasfiye davası olduğu, Tasfiye Halinde Adriyetik Gemi İşletmeciliği ve Ticaret Anonim Şirketi'nin tasfiyeyi sonuçlandırıp, ticaret siciline başvurmak suretiyle 08.12.2015 tarihinde sicilden terkin ettirdiği, davanın 2007 yılında açılmış olduğu, dava dilekçesinin davalı şirkete terkinden çok önce tebliğ edildiği ancak davalı tasfiye memurunun işbu davanın açıldığından haberdar iken şirketi tasfiye ettiği, bu nedenle haksız olduğu, açılmış bir dava sonuçlanmadan tasfiyeyi tamamlamaması gerektiği nazara alınarak, davanın kabulü halinde yargılama gideri ve vekâlet ücretlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu...
Davalı şirketin eski tasfiye memuru ... duruşmada; davalı şirketi usulüne uygun olarak sicilden terkin ettiklerin, tasfiye anında davalı şirketin tüm alacaklarının haklarını verdiklerini, davacıların davalı şirketten herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, davalı şirkete yeniden tasfiye memuru olarak atanmayı ancak zorunlu masraf ve kendisi için ücret takdir edilmesi halinde kabul ettiğini, aksi takdirde açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Davalı şirketin eski tasfiye memuru ... duruşmada; sağlık sorunları nedeniyle davalı şirkete yeniden temsil edecek durumda olmadığını ve bu nedenle davalı şirkete yeniden tasfiye mumuru olarak atanmayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkememizin 03/07/2019 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş idi. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 27/01/2022 tarih ... Esas ......
, varsa işbu davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, B-Davaya konu şirketin ---- terkin edilmemesi gerektiği halde davalı tasfiye memuru tarafından usule aykırı olarak terkin edilip edilmediği, C-Şirketin ihyasına karar verilmesi gerekip gerekmediği, Ç-Davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit olunmuştur. 7-İlgili Mevzuat: TTK'nin "Ek tasfiye" başlıklı 547.maddesi "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler...


