Ltd.Şti.unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicil müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicil müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, davalı, davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir....
Ltd.Şti.unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; ticaret sicil müdürlüğünün TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicil müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, davalı, davanın açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir....
İcra takip dosyasısonuçlandığında ve tahsilat gerçekleştiğinde ek tasfiye memuru tarafından şirket yeniden ------- terkin ettirilmesi gerekecektir.Şirket, kendi tasfiyesiyle sona erdiğinden davalı olarak tasfiye memuru da gösterilmiş olup, tasfiye memurunun davaya cevap vermemekle birlikte sağ olduğu nüfus kaydından görüldüğünden ek tasfiye memuru olarak atanmıştır.------- takip dosyasında icra takibinin 2022 yılında başladığı, davalı şirkete tebliğ edildiği ancak davalı şirketin hakkında icra takibi olduğunu bile bile tasfiyeyi tamamladığı; oysa aleyhine icra takibi varken tasfiyeyi tamamlamaması gerektiği; bu nedenle tasfiye memurunun hatalı olduğu, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin tasfiye memuru üzerinde bırakılması gerektiği; diğer davalı olan ----- ise şirketin kendini tasfiye etmesi halinde sınırlı bir denetim hakkının bulunduğunu, o şirket hakkında açılmış icra takiplerini bilemeyeceğini nazara alınarak --- aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş, aşağıdaki...
Maddesi uyarınca KABULÜ ile; a)-----numarasında kayıtlı iken tasfiyesi kapatılmış olan ----şirketin -----kaydının, ---- Esas sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere -----yeniden tesciline, b)Ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı ----- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, c)Kararın ----------ve ilanına, 2-Gerekçede açıklanan nedenlerle davalı ticaret sicil müdürlüğünün yargılama giderinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına ve sonuçta: a) Maktu karar harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 21,40 TL harcın davalı tasfiye memuru ---------- alınarak Hazineye gelir kaydına, b) Davacı tarafından peşin ödenen harçlar dahil olmak üzere davacı tarafça yapılan toplam 197 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memuru------- alınarak davacıya verilmesine, c) Davacı vekili için tarife gereğince belirlenen 5.100,00...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/320 Esas sayılı dosyasında açılan davada mahkemece 2020/494 Karar sayılı ilam ile 620.141,42 Euro alacağa hükmedildiğini, mahkeme kararının 08.04.2021 tarihinde davalı şirkete tebliğ edildiğini, karar ile takip dosyasında işlemlere başlandığını, ancak davalı şirketin haczi kabil mal varlığının bulunmadığının anlaşıldığını, borcun ödenmemesi nedeniyle borçlu şirketin halen müvekkiline takip dosyasında borçlu olduğunu, buna rağmen şirketin borcundan kurtulma amacıyla tasfiye ve terkin edildiğini, şirket ortaklar kurulunca tasfiye kararı ile birlikte atanan tasfiye memurunun daha sonra değiştirildiğini ve son tasfiye memurunun davalı olarak gösterildiğini, müvekkilince 09.07.2022 tarihinde Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/706 Esas sayılı dosyasında İİK'nın 177. maddesi gereğince davalının iflasının talep edildiğini, bu yargılamanın hukuka aykırı şekilde ret ile sonuçlanması üzerine, mahkeme ve davacıdan gizlenerek şirketin terkin edildiğini, kötü...
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/971 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, açılan davaların derdest olduğu, bu hale göre davacının anılan mahkemelerde açtığı derdest davalar nedeniyle şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu, şirketin ihyasının gerektiği, ayrıca açılan davanın limited şirketin ihyası davası olup tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulmasının gerektiği belirtilen gerekçelerle ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davalı tasfiye memuru vekili temyiz etmiştir....
Esas sayılı dava dosyası ile ihya kararı verildiği ve tasfiye memuru olarak ...'ın atandığı, her ne kadar davacı tarafından ...'ın hükümlü olması nedeniyle şirketin yeniden ihyası talep edilmiş ise de, talebin esasen ihyasına karar verilen şirkete atanan tasfiye memurunun hükümlü (kısıtlı) olması sebebiyle tasfiye memurunun değiştirilmesine yönelik olduğu ve bu kararın ihya kararını veren mahkeme tarafından verilebileceği anlaşıldığından esasın bu şekilde kapatılmasına, dosyanın ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
nin borçları olduğunu ve tasfiye memurunun TTK 236. maddesi gereğince bu borçları ödemediğini, TTK 446/2 maddesi gereğince tasfiye memurunun sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla tasfiye memurunun kanun hilafına hareketle oluşan zararlarından şimdilik 10.000,00 YTL'nin ticari işlere uygulanan avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.06.2008 havale tarihli ıslah dilekçesinde talebini 149.670,00 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır. Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir....
Somut olayda ----- sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, şirketi temsil etmek üzere son --- görevlendirilmesine karar vermek gerekmiş, davalı ---- yasal hasım olması dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve davacının Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın şirketin terkin edilmesinden önceki tarihe ait olması karşısında tasfiye memurunun dava ve icra takibinin varlığından haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırarak şirketin sicilden terkinini usul ve yasaya aykırı olarak yaptığı, davacı tarafın ihya davası açmasına sebebiyet verdiği gözönünde tutularak davalı ---- yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, davalı tasfiye memuru sorumlu tutulmuştur. Davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir....
ücretinin davalı------ alınarak davacıya verilmesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü ve davalı tasfiye memurunun yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı....


