WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

olmaması sebebiyle aralarındaki husumetin arttığını, şirketin bu duruma gelmesinde etkin olan, şirketi zarara uğratan, şirket aleyhinde işlemler yapan kendi çıkarı için bu göreve talip olan, muvazaalı işlemler yapmasından şüphe duyulan küçük ortak olduğunu, şirketin tasfiyesinde tasfiye sürecini usul ve yasaya uygun şekilde yürüteceğinden şüphe duyulan küçük ortak olduğunu, şirketin kalan tek malı olan gayrimenkulde bilâ kirasız çok uzun süredir ikamet eden tasfiye memuru ...’nün tarafsız davranmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle tasfiye memurunun değiştirilerek şirket dışından bir tasfiye memurunun atanması taleplerinin olduğunu, tasfiye memurunun azli ve şirket dışından yeni bir tasfiye memuru atanması taleplerinin kabul olunmaması durumunda tasfiye memuru olarak atanan ...’nün yanına yine şirket dışından ikinci bir tasfiye memuru atanması taleplerinin olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir....

, tasfiye memurunun azli istemi ile ----- ATM'nin ------ Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, tasfiye memurunun o davada da cevap vermediğini, netice itibarı ile şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini, -----....

Fer'i müdahale talebinde bulunan ..., ... ve ... vekili dilekçesinde özetle; şirket genel kurul tarafından şirkete ait taşınmazların açık arttırma sureti ile satışına karar verildiğini, bu kararın kanun hükümlerine uygun olduğunu, tasfiye memuru tarafından şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açıldığnı, açılan bu davanın usulden reddedildiğini ve istinaf mahkemesi tarafından onandığını, dolayısıyla mevcut tasfiye memurunun hem şirketin kazanamayacağı bir davayı kanunun açık hükümleri yönünde gözeterek açmaması gerekir iken açan ve hiçbir anlamda şirketin, şirket ortaklarının ve alacaklılarının menfaatini gözetmeyen tasfiye memurunun haklı sebeple azlinin gerektiğini, şirketin tasfiye sürecinin uzamaması, olabilecek en adil ve dengeli biçimde ilerlemesi ve şeffaflaştırılabilmesi adına gereken yeni bir tasfiye memurunun atanmasını ve görevini kanun çerçevesinde ifa etmesini beyanla öncelikle tasfiye memurunun azline karar verilmesini, bu talebi kabul edilmez ise şirkete ait taşınmazların...

Bu yolla atanan tasfiye memurları, mahkeme kararına dayanılarak tescil ve ilan olunurlar” hükmünün haiz olduğunu, Neticeden gelinen aşamada, tasfiye memurunun özellikle tasfiye sürecini geciktirmesi ve sürüncemede bırakması ve belirtmiş olduğumuz diğer nedenler, müvekillerimiz yönünden objektif ve makul şüpheye yol açacak güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğundan tasfiye sürecini tüm hissedarların menfaatini gözetecek şekilde tarafsız, adil ve sağlıklı olarak yürütmediği ve yürütemeyeceği açıkça anlaşılmış olmakla, davalı tasfiye memurunun azli ile sayın mahkemece res’en belirlenecek tarafsız bir tasfiye memurunun atanmasının talep zorunluluğunun hasıl olduğunu, 6102 s. TTK’nun 543/2. Maddesi; “Alacaklılara üçüncü kez yapılan çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmedikçe kalan varlık dağıtılamaz....

Davalı vekili, davanın tasfiye memurunun azli davası olup şirkete karşı açılması gerektiğini, şirkete zarar verildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin tasfiyeye yönelik tüm işlemleri tamamladığını ve Aralık 2009 itibariyle tüm hesapların kapatılarak tasfiyenin tamamlandığını, davacıların onay vermemesi nedeniyle tasfiye işleminin sonuçlandırılamadığını, şirketin borçlarının gerçek olduğunu, taşınmazın şirkete değil ortakların şahsına ait olduğunu, şirketin her hangi bir gelirinin bulunmadığını, davacıların tüm iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir....

ın gerekli işlemleri yapmadığını ileri sürerek, TTK'nın 548 maddesi gereği ortaklar kurulu kararı uygulanarak şirketin tasfiye halinin kaldırılması ile tasfiye halinin kaldırılması kararına kadar geçecek sürede telafisi mümkün olmayan zararlar doğabileceğinden tasfiye memurunun görev ve yetkilerinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece, şirketin tasfiyesinin diğer ortak ...'in açtığı haklı nedenlerle fesih ve tasfiye davası sırasında iki ortağında şirketin feshini istemeleri üzerine yani bir anlamda %100 pay sahiplerinin oy birliğiyle aldıkları karar sonucunda fesih ve tasfiyeye karar verildiği, tasfiyenin kaldırılması için de oy birliğiyle karar alınması gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davalı vekili, 21.03.2013 tarihli dilekçesi ile, tasfiye halinin kaldırılması ve tasfiye memurunun azli talebinde bulunmuştur. Ancak bu dilekçenin esas defterine bağımsız kaydı yapılmamış ve harcı da ödenmemiştir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/327 Esas KARAR NO : 2023/503 DAVA : Tasfiye Memurunun Azli DAVA TARİHİ : 08/09/2022 KARAR TARİHİ : 07/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tasfiye Memurunun Azli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememizin ... Esas sırasına kaydolunan dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı T.H. .... Makine San. ve Tic. A.Ş.'de pay sahibi olduğunu, söz konusu şirketin feshi ve tasfiyesi için açılan İzmir ... ATM'nin .... Esas sayılı davasında baştan sona hatalı yargılama süreci yürütüldüğünü, kar ettiği bu davanın davacısı tarafından ikrar edilen şirketin bilirkişi görüşüne başvurulmadan feshine karar verildiğini, İzmir ... ATM kararının kesinleşmeden kesinleşmişcesine tasfiye memuru olarak yargılamada kayyım olarak görev yapan davalı ....'in atandığını, İzmir ......

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; Davanın kısmen kabulü ile; Davalı tasfiye memurunun TTK....

İplik Makine Tesktil San ve Tic Ltd Şti’ne tasfiye memuru olarak atanan Davalı ...’ın tasfiye memurluğu görevinden alınarak azline, tasfiye memuru olarak tarafsız 3. bir kişinin veya müvekkilinin atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP:Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Limited Şirket tasfiye memurununu azli ve yeni tasfiye memuru atanması istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalı tasfiye memurunun tasfiyeye ilişkin yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, azli için haklı sebep bulunup bulunmadığı hususlarındandır. ... İplik Makine Tesktil San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirketin kuruluşunun 28/11/2011 tarihinde tescil edildiği, kurucularının ... ve ... oldukları, ...'ın %10, ...'ın %90 hisseye sahip oldukları, müdür seçilen davalı ...'...

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; mahkemece verilen ihya kararı ile şirkete tasfiye memuru olarak atanan ...'nin tasfiye memuru görevine son verilmesi talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dava, ihyasına karar verilen anonim şirkete atanan tasfiye memurunun azli ile yeni bir tasfiye memuru atanması talebine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 537 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca pay sahiplerinden birinin istemi ile ve haklı sebeplerin varlığında Mahkemece tasfiye memurunu görevden alınabilir ve yerine yenisinin atanmasına karar verilebilir. Dava konusu talebe ilişkin, şirketin ihyasına ve tasfiye memurunun atanmasına aynı mahkemece karar verilmiş olması nedeniyle pay sahipleri ek talep veya ayrı bir dava yoluyla tasfiye memurunun görevden alınmasını talep edebilirler....

UYAP Entegrasyonu