WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyasındaki davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi, sonuçlandırılabilmesi ve ilamın infaz edilebilmesi için terkin edilen davalı şirketin ihyası zorunlu olup, terkin edilen şirket hakkında terkin tarihinden önce bu dava açılmış ve görülmekteyken sonuçlanması beklenmeksizin tasfiye dışı bırakılarak tasfiyenin eksik ve usulüne uygun yapılmadan sonlandırıldığı dikkate alınarak davanın kabulü ile şirketin ihyasına, davanın İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas dosyasına yönelik olarak açılması nedeniyle ihyanın, yalnız görülen dava dosyası ile sınırlı tutulmasına, davaya konu ek tasfiye işlemlerini yerine getirmek üzere son tasfiye memuru davalı ...'nun ek tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memurunun tasfiyeyi usul ve yasaya aykırı olarak tamamlamış olması ve tasfiye edilen şirketin yetkilisi olması nedeniyle tasfiye memuruna ek tasfiye için ücret verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'...

Mahkemece, idda, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 08/09/2014 tarih ve 2014/9842 - 2014/13350 E/K sayılı içtihatı gereğince, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tasfiye işlerinin tamamlanmadığı ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması gerektiği hallerde ek tasfiye işlemlerinin yapılması için son tasfiye memurunun veya tasfiye memurlarından birinin yahut yeni bir tasfiye memurunun atanarak keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi gerektiği, sicilden terkin edilen şirketin davacı yönünden tasfiye işlemleri tamamlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı tasfiye memuru temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....

Şti'nin mahkeme kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilerek davalının da tasfiye memuru olarak atandığını ancak, davalı tasfiye memurunun görevini usul ve yasaya uygun şekilde yerine getirmediğini ileri sürerek, tasfiye memurunun değiştirilmesi ile yeni bir tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yerine getirilmediğini beyanla, şirketin ihyası ile yeni bir tasfiye memuru atanmasını talep etmiştir. Davalı, kendisinin mahkeme kararı ile tasfiye memuru olarak atandığını, davacının engellemelerine rağmen görevini usul ve yasaya uygun bir şekilde yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Dahili davalı ... vekili, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur....

İş Mahkemesinin 2009/931 Esas sayılı dosyasıyla ve bu dosya ile birleşen 2011/244 Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını davalı şirketin sicil kaydı celb edildiğinde tasfiye sonucu sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşıldığının bu nedenle tüzel kişiliğinin ihyası için mahkemece mehil verildiğini iddia ile davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirketin tasfiye memuruna usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermemiştir. Davalı ..., tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğunu, şirketin tasfiye memuruna ait olduğunu müvekkilinin kusuru bulunmadığını bu yüzden kendisine yargılama giderleri yükletilemeyeceğini savunarak müvekkili yönünden davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; tasfiye memurunun ...'...

Ek tasfiye işlemlerinin de daha önce tasfiye memuru olan davalı -- tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine karar vermek gerekmiş, yeni bir tasfiye memuru atanmamıştır. 9-Yargılama giderleriyle ilgili inceleme ve gerekçe: Davalı --- yasal hasım konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır....

İcra Müdürlüğü'nün 2020/2629 E. sayılı dosyasında ise ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin ticaret sicilinden silindiğini öğrendiklerini ileri sürerek, davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada aynı beyanları tekrar ederek davayı Tasfiye Memuru ...'ya da yöneltmiştir. Asıl davada davalı ... temsilcisi, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek, kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı tasfiye memuru, davalı şirkette muhasebeci sıfatıyla sigortalı olarak çalıştığını, tasfiye sırasında tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini beyan etmiştir....

Sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacının şirketin Yönetim Kurulu Üyelerinden olduğu, aynı zamanda şirket ortağı olduğu, şirketin tasfiye sürecine girdiği, tasfiye tamamlanmadan tasfiye memurunun öldüğü, bu durumda iş bu davanın açılmasında ortak sıfatıyla davacının yararına olduğu, davanın haklı olduğu, bildirilen tasfiye memurunun atanmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaati hasıl olmuş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davacının davasının Kabulü ile, ...'nün ... Sicil numarasında kayıtlı Tasfiye halinde ... Şirketi'nin Tasfiye işlemlerini sürdürmek üzere davacı tarafça bildirilen ... T.C Kimlik Nolu ...'...

ın seçildiğini, 10/09/2018 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 11/09/2018 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bu nedenlerle Müdürlüğünün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden Müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'...

ın seçildiğini, 10/09/2018 tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiye işlemlerinin tamamlanması nedeni ile unvan ve işletme kaydının ticaret sicil memurluğunca silinmesine karar verildiğini ve 11/09/2018 tarihinde şirketin kapanışının sicile tescili yapılarak unvan ve işletme kaydının sicilden silindiğinin tespit edildiğini, şirketin tasfiyesinin kanuna uygun olarak gerçekleştirilmesi ve sona erdirilmesinden tasfiye memurunun sorumlu bulunduğundan, sicil müdürlüğünün bu konuda herhangi bir tetkik mükellefiyeti bulunmadığını, usulüne uygun tamamlanmamış bir tasfiyeden tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, bu nedenlerle Müdürlüğünün davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden Müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'...

şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, son tasfiye memuru olan davalı ------- tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu