in TTK 537 maddesi uyarınca görevden alınması ile tasfiye memurundan talep ettikleri halde tasfiye memurunun vermediği davalı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarına ilişkin faaliyet raporlarını, finansal tablo ve bilançoları ile tasfiyeye giriş bilançosunu, envanter bilançosunu, ortak ve davalı şirket vekili Av. ...nun davalı şirket adına yaptığı işleri, davalar ve aldığı ücretler ile şirketin stok listesini, imalat makinelerin listesi ve satılmış olanların alıcı bilgilerini, faturaların incelenmesinin temini için TTK 437 maddesi uyarınca bilgi edinme hakkının kullandırılması ile davalı şirketin yapılmayan 2017/2018/2019/2020/2021 yılı genel kurullarına dava dilekçesinde belirtilen gündemle TTK 412. Maddesi uyarınca çağrıya izin verilmesini talep ve dava etmiştir....
in TTK 537 maddesi uyarınca görevden alınması ile tasfiye memurundan talep ettikleri halde tasfiye memurunun vermediği davalı şirketin 2017, 2018, 2019, 2020, 2021, 2022 yıllarına ilişkin faaliyet raporlarını, finansal tablo ve bilançoları ile tasfiyeye giriş bilançosunu, envanter bilançosunu, ortak ve davalı şirket vekili Av. ...nun davalı şirket adına yaptığı işleri, davalar ve aldığı ücretler ile şirketin stok listesini, imalat makinelerin listesi ve satılmış olanların alıcı bilgilerini, faturaların incelenmesinin temini için TTK 437 maddesi uyarınca bilgi edinme hakkının kullandırılması ile davalı şirketin yapılmayan 2017/2018/2019/2020/2021 yılı genel kurullarına dava dilekçesinde belirtilen gündemle TTK 412. Maddesi uyarınca çağrıya izin verilmesini talep ve dava etmiştir....
Demir Makine Ve Pres Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne mahkemece atanan tasfiye memurunun ortaklığın mal varlığına ilişkin herhangi bir tespiti de bulunmadığını, tasfiye memurlarının görevlerine başlar başlamaz şirketin tasfiyenin başlangıcındaki durumunu incelediklerini, gerekirse şirket mallarına değer biçmek için uzmanlara başvurarak, şirketin mal varlığına ilişkin durumu ile finansal durumunu gösteren bir envanter ile bilanço düzenleyerek genel kurulun onayına sunduklarını, bu aşamada mahkemece atanan tasfiye memurunun ortaklığın malvarlığı ile ilgili tespiti bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini, tasfiye memurunun ilk envanter ve bilançoyu hazırlamadığı için diğer görevleri ve alacaklılar ile ilgili sorumlulukların yerine getirilmediğini, yaklaşık 4000 adet olan dava ve icra dosyalarının da tasfiye memuru tarafından ele alınıp ilk envanter ve tasfiye bilançosu hazırlanması gerektiğini, unların yanında tasfiye memurunun ilk envanter ve tasfiye bilançosunu...
Esas sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu şirketin tasfiye sürecine girdiğini ve davalı tasfiye memurunun ayrı ayrı her iki icra dosyasında borca itiraz ettiğini, ayrıca davalı tasfiye memurunun tasfiye sürecinde müvekkillerinin alacaklarını dikkate almayarak şirket tasfiyesini usulsüz bir şekilde sonuçlandırdığını ve bu nedenle müvekkillerine karşı tazminat sorumluluğu bulunduğu belirterek her bir davacı için talep edilen tazminatların davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili zamanaşımı definde bulunmuş, ayrıca davalı tasfiye memurunun her hangi bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur....
Bu nedenlerle, bu davalı harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutulmamıştır. Diğer davalı tasfiye memurunun sorumluluğuyla ilgili olarak yapılan incelemede, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin --- tarihinde tamamlandığı anlaşılmıştır. ---- açılış tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun ihya davası açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, harç, yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretinden sorumlu tutularak, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Somut olayda; ---- esas numaralı dosyasının incelenmesi üzerine; tasfiye halindeki şirket aleyhine açılan davada şirketin ihyasının zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına, şirketi temsil etmek üzere son tasfiye memuru olarak ------tayin edilmiştir. Davalı ---- yasal hasım olması dava açılmasına sebebiyet vermemesi ve davacının Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı davanın şirketin terkin edilmesinden önceki tarihe ait olması karşısında tasfiye memurunun dava ve icra takibinin varlığından haberdar olmasına rağmen tasfiyeyi sonuçlandırarak şirketin sicilden terkinini usul ve yasaya aykırı olarak yaptığı, davacı tarafın ihya davası açmasına sebebiyet verdiği gözönünde tutularak davalı -----yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamış, davalı tasfiye memuru sorumlu tutulmuştur. Davalı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir....
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur....
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı tasfiye memurunun sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Karar sayılı kararı ile şirketin ihyasına ve şirkete ...’in atanmasına karar verildiğini, atanan tasfiye memurunun yerleşim yerinin Güney Afrika’da bulunduğunu, TTK 563/4 maddesi uyarınca tasfiye memurlarından en az birinin Türk Vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması gerektiğini, mahkemece atanan tasfiye memurunun TTK 536. maddesindeki şartları taşımadığı ileri sürülerek şirketin tasfiye memurunun değiştirlmesi ve yeni tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2025 tarih ve 2025/... Esas, 2025/......
in 29/09/2021 tarihinde vefat ettiğini, yeni bir tasfiye memuru atanmadığını, şirketin 30/06/2018 tarihinde resen terk ettirildiğini, şirketin vergi borcunun bulunduğunu, tasfiye memurunun vefatı nedeniyle organsız kaldığını, vergi alacağının tahsili için gerekli işlemlerin yürütülebilmesi için tasfiye memuru atanmasının gerekli olduğunu ileri sürerek şirketin organ eksikliğinin giderilmemesi halinde feshi ile tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 23/12/2022 tarihli duruşmada birincil taleplerinin vefat eden tasfiye memurunun yerine yeni tasfiye memuru atanması, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde TTK 636 maddesi uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi olduğunu beyan etmiştir. Davalı şirket adına davaya cevap verilmemiştir. Davacı tarafça sunulan deliller, tasfiye memuru atanması istenen şirketin sicil kayıtları incelenmiş vergi dairesinin cevabi yazısı değerlendirilmiştir....


