Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, yetkili İspanyol makamları tarafından düzenlendiği konusunda itiraz ve ihtilaf bulunmayan menşe şahadetnamesine konu eşyaya, menşe kazanmasına yetecek işlem ve işçilik uygulanıp uygulanmadığını gösteren bilgi ve belgelerin ihracatçı firma tarafından sunulmamasından dolayı davacının hukuken ve fiilen sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"ESAS NO : ... KARAR NO : ... T.C. ... ... ESAS NO : ... KARAR NO : ... ... MAHKEMESİ : ... TARİHİ : ... NUMARASI : ... DAVACI : ..... DAVALI : ... Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.İçinsel ile davalı vek. ...ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü....
Aynı Yasanın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar....
Aynı Yasanın 27. maddesi hükmüne göre haklı nedenin varlığı halinde, soyadın değiştirilmesi mümkün olup hangi hallerin haklı sebep teşkil ettiği konusunda bir yasal düzenleme bulunmadığından ve esasen bu konuda bir kıstas belirlenmesi de sözkonusu olmadığından, haklı sebebin var olup olmadığı, her bir davadaki özel koşullara göre mahkemece belirlenecektir. Yargıtay uygulamalarında, kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Soyadı Nizamnamesinin 15. maddesinde; "evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün içinde doğan çocuklar babalarının soyadını taşırlar..." ve Nüfus Hizmetleri Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 22. maddesinde; "Evlilik içinde veya herhangi bir nedenle evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde Türk babadan olan veya Türk anadan doğan çocuklar doğumlarından başlayarak Türk vatandaşlığını kazanırlar....
"İçtihat Metni"Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi Dava, davacının........ Sigortasına giriş tarihinin Türkiye'de sigorta başlangıç tarihi olduğunun ve Türk vatandaşlığını kaybettiği tarihe kadar borçlanma hakkının olduğunun tespiti, istemine ilişkindir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ....... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi....
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanun’unun 20.maddesi uyarınca, izinle çıkma sonucu 21.08.2002 tarihi itibarıyla Türk Vatandaşlığını kaybeden, 01.09.1982 tarihi ve sonrası yurt dışı çalışmalarını 21.08.2012 günlü borçlanma başvurusuyla, 3201 sayılı Yasaya göre borçlanmak isteyen 10.09.1958 doğumlu davacının bu başvurusu, talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle reddi üzerine iş bu dava açılmıştır. Davacı, Türk Vatandaşlığından izinle çıkmadan önceki yurt dışı sürelerini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanabileceğinin tespitini ve rant sigortasına giriş olan 01.09.1982 tarihinin, sigorta başlangıcı olarak belirlenmesini istemiştir....
SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/476 Esas - 2022/1269 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/476 Esas KARAR NO : 2022/1269 BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : v DAVACI :... DAVA : Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) DAVA TARİHİ : 22/04/2022 KARAR TARİHİ : 29/06/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; ... İcra Müdürlüğü'nün .../.... Esas sayılı dosyası ile davacı tarafa borcu olan ... ... ... ... ve ... Organizasyonu Anonim Şirketin'de bulunan hisselerinin 05/02/2021 tarihinde ... ... İcra Dairesi'nin .../......
Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun'un "Amaç ve kapsam" başlıklı 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanun ile değişik 1 inci maddesinde; “Türk vatandaşlarının yurt dışında 18 yaşını doldurduktan sonra, Türk vatandaşı iken geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri halinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirilir.” düzenlemesi bulunmakta iken 10.09.2014 tarihli 6552 sayılı Kanun ile değişik son hâlinde; “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu...
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Yasanın, 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik “ Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5.Maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde...
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/117 Esas KARAR NO : 2023/129 DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 30/05/2023 KARAR TARİHİ : 10/07/2023 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davasının yapılan açık yargılama sonucunda; İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; davacı derneğin ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olmakla gerek Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde gerekse --- nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, ilgili markaların bir kısmının ----- tescil numaralı markalar olduğunu, davacı adına tescilli markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin üretildiğini ve satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmede davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunu, davalıya ait işletmeden 1(bir) adet formanın satın alınıp dosyaya...


