Kaldı ki, davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesiyle kanun koyucu çok açık bir şekilde 818 sayılı Kanun'un 348. maddesinden kaynaklanan davaların mutlak ticari davalardan olduğunu öngörmüştür. Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardandır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 29.02.2012 Tarih 2011/11-781 Esas- 2012/109 Karar sayılı ilamında da hizmet sözleşmesinin sona ermesinden sonra gerçekleşen rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen 818 sayılı Kanun’un 348. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken uyuşmazlıklara ilişkin davaların 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1-3. maddesi gereğince mutlak ticari dava niteliği taşıdığı ve mutlak ticari davaların görülme yerinin ise, açık biçimde ticaret mahkemeleri olduğu belirtilmiştir....
olan davacının başvurusunun idarinin işleyişindeki gecikme nedeniyle reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, Türk vatandaşlığını istisnai yoldan kazanmak amacıyla yapılan başvurularda ergin olmama şartının karar tarihi itibarıyla aranacağına ilişkin olarak mevzuatta bir hüküm bulunmadığı, dava konusu işlemin Anayasa'nın 41. maddesine, aile birliğinin korunması ilkesine ve çocuk haklarına aykırı olduğu ileri sürülmektedir....
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: AİHM'nin Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında ByLock uygulamasına ilişkin değerlendirmelerin objektif niteliği bulunduğundan bu dosyada da esas alınması gerektiği, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin kanunilik şartını taşımadığı, öngörülebilirlik ilkesini ihlal ettiği, irtibat ve iltisak kavramlarına yönelik manevi unsurun oluşmadığı, adil yargılanma hakkına ilişkin güvencelerin uygulanmadığı, irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı, araştırma raporu, teknik inceleme raporu, export raporu ve CGNAT kayıtlarının birbiriyle çeliştiği, dolayısıyla gerçekliği konusunda önemli şüphelerin bulunduğu, delillerin yargılamada dikkate alınması ve hükme temel olarak kabul edilmesi varılan sonuçların adalete aykırı nitelik kazanmasına sebep olabileceği, gizli tanığın verdiği bilgilere güvenmenin hukuka aykırı olduğu, bu delillerin üçüncü bir kişi tarafından sonradan oluşturulup oluşturulmadığının açıklığa kavuşturulmasının...
Yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 24.07.2000 tarihi itibarıyla da izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden davacı, 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere davalı Kuruma 27.10.2011 tarihinde başvurarak, Almanya’da geçen 29.01.1985 – 01.01.1995 tarihleri arası yurt dışı hizmetlerini borçlanmak istemiş, ancak bu istem, talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle red edilmesi üzerine, eldeki bu dava açılmıştır....
Öte yandan 06/04/2010 tarih ve 27544 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin "Onsekiz yaşını tamamladıktan sonra doğuma ilişkin yurt dışından yapılan bildirimlerde başvuru ve yapılacak işlemler" başlıklı 9. maddesinde, "(1) Türk vatandaşı ana veya babaya bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazandığını iddia ederek başvuruda bulunan kişi adına müracaat makamlarınca aşağıda belirtilen belgelerden oluşan dosya düzenlenir ve karar alınmak üzere Bakanlığa gönderilir: a) İsteği belirten form dilekçe. b) Müracaat makamlarınca sistemden alınan, Türk vatandaşı ana veya babaya ait nüfus kayıt örneği. c) Türk vatandaşı ana veya babadan birinin ya da her ikisinin aynı zamanda yabancı bir devlet vatandaşı olması halinde kimliğini ispata yarayacak belge. ç) Talepte bulunan kişinin aynı zamanda yabancı bir devlet vatandaşı olması halinde kimliğini ispata yarayacak belge. d) Medenî hal belgesi ve evli ise evlenme belgesi, boşanmış ise boşanmayı kanıtlayan...
Yargılamanın iadesi talebi .... ve mirasçılarının Türk vatandaşı olduğu yolundaki veraset ilamı kapsamında oluşturulan hükmün, dayanak "veraset ilamının" iptali davası nedeniyle talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda İçişleri Bakanlığı'nca .....'nın "1938 yılında Türk vatandaşlığını kayıp etmesine" ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı yönündeki bildirim karşısında HMK 375 (ç) bendi gereğince yargılamanın iadesi talebinin kabulünün yerinde olduğu kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun -onama- görüşüne katılmadığıma dair azınlık görüşümdür....
İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin temyize tabi işlemlerden olduğu, kararın kesin olarak verilmesinin hukuka aykırı olduğu, esasa ilişkin olarak, istisnai düzenlemede Türk vatandaşı olmak ya da sonradan Türk vatandaşlığını kazanmak ayrımının yapılmadığı, Kanun'un amacına aykırı şekilde işlem tesis edildiği, kazanılmış hakkının korunmadığı, genel düzenleyici işlemin geriye yürütülmesi suretiyle hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine aykırı davranıldığı, hata, hile ve sahtecilik durumları olmaksızın adına ruhsatname düzenlendiği, olayda açık hata bulunmadığı, ruhsatname verme işleminin üzerinden dava açma süresi geçtikten sonra geri alınamayacağı ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ......
D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6373 Karar No : 2023/6728 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İran uyruklu davacı tarafından, Süleyman Demirel Üniversitesi ... Fakültesi ... Bölümüne ön kabul hakkı kazanmasına rağmen, kayıtları yapılanların yayınlandığı listede ismine yer verilmemesi şeklindeki işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir....
belgelerde kayıtlı bulunan tarihler arasındaki son tarihten geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır....
İş Mahkemesi'nden verilen 20/03/2019 tarih, 2017/187 Esas ve 2019/134 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE," karar vermiştir. E)Temyiz: Davacı vekili: Davacının 30/12/1997 tarihli müstahsil makbuzu bulunduğu, makbuz üzerinde maliyenin mürü olup resmi netelikte bulunduğu, sahteliğinin de ileri sürülmediği ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararı temyiz etmiştir....


