D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2016/14988 Karar No : 2021/1045 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI : … İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesince dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Rusya Federasyonu vatandaşı olup, 24/01/2005 tarihinde Türk vatandaşı ... isimli kişi ile evlenen davacı tarafından, (Mülga) 403 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 24/12/2014 tarih ve E:2010/9886, K:2014/8134 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle verilen ......
Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Yasanın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği ispatlayıcı belgelerde...
geriye doğru olmak üzere gün sayıları esas alınır, bu tespitte 1 yıl 360 gün, 1 ay 30 gün hesaplanır....
Davanını yasal dayanağı, Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanun'un “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1. maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Yasa'nın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasa'nın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz...
Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Yasanın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5.Maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek sahibinin ibraz edeceği...
K. sayılı kararının ilgili mahkemeden, mahkemede bulunmadığı takdirde ilgili nüfus müdürlüğünden temin edilmesi, nüfus kayıtlarında 19.06.1937 doğumlu ...nın anne adının ...olarak geçmesine rağmen 29.01.1941 doğumlu davacının anne adının neden ... olarak geçtiği araştırılması, murisin ölümünden önce davacının 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 25/ç maddesi uyarınca Bakanlar Kurulu'nun 16.02.1979 tarih ve 717172 sayılı kararınca Türk vatandaşlığını kaybettirildiği göz önünde bulundurularak, Türk vatandaşlığının kaybettirilmesinden sonra hangi ülke vatandaşlığına geçtiğinin tespitiyle, murisin ölüm tarihinde (mirasın intikal tarihinde) Türkiye ile davacının vatandaşı olduğu ülke arasında taşınmazların miras yoluyla intikaline ilişkin olarak karşılıklılık mevcut olup olmadığı konusunda Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı'nda sorularak gelecek yazı cevabına göre dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek sonucuna...
İnceleme konusu olayda; Davacının 01.10.1983 tarihinde Alman Rant Sigortasına tabi olarak çalışmaya başladığı, bu çalışmalarının 31.12.2013 tarihine kadar devam ettiği, ayrıca Bakanlar Kurulunun 12.06.2002 tarihli kararına istinaden vatandaşlıktan 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunun 20. maddesine istinaden çıkmasına izin verilen davacının, 19.11.2002 tarihinde çıkma belgesini teslim alarak Türk vatandaşlığını kaybettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece, davacının yurtdışında Türk Vatandaşlığında geçen borçlanmaya esas sürelerini, talep tarihinde Türk Vatandaşı olma şartı aranmaksızın, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanabileceğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, Almanya'da ki tüm çalışma süreleri dahil edilmek suretiyle, bu sürelerin borçlanılabileceğinin tespitine yönelik hüküm kurulması, isabetsizdir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....
Davacının, Türk vatandaşlığına geçerek Türkiye'de kamu görevi ifa etmesi, müracaat tarihinde Türk vatandaşı olması, gerek 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunun hizmet borçlanmasına ilişkin hükümlerinde, gerekse 3201 sayılı Kanun hükümlerinde, borçlandırılacak hizmet süresinin Türk vatandaşı olarak geçerilmesi yolunda açık bir düzenleme içermemesi karşısında, davacının yurt dışı hizmetlerinin borçlandırılmaması işleminde ve bu işleme karşı açılan davayı reddeden idare mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir. Kaldı ki, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 29.12.1983 gün ve E:1983/3, K:1983/12 sayılı kararında da, 5434 sayılı T.C....
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 10/02/2020 tarih ve E:2019/9662, K:2020/317 sayılı kararıyla; Evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına alınma istemiyle başvuruda bulunan davacının Türk vatandaşı olan … ile 03/01/2004 tarihinden itibaren evli olduğu, söz konusu evlilikten iki çocuğunun bulunduğu, Türk vatandaşlığını kazanmak isteyenler hakkında yapılan inceleme ve araştırma sonucuna göre, davacı hakkında yapılan araştırma sonunda olumlu kanaate ulaşıldığı, davacı ve eşi hakkında "Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti Yapmak" suçundan dava açılmış ise de, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla bu suçlardan beraat ettikleri ve anılan kararın kesinleştiği, bunun dışında Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmada davacı hakkında herhangi bir suç kaydına rastlanılmadığı dikkate alındığında, kişilerin ilelebet evlilik yoluyla aile birliği kurma ve bu evlilik bağı dolayısıyla Kanun'da öngörülen koşulların gerçekleşmesi durumunda Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına...
E. - 2015/858 K. sayılı ilamı dairemizin 03.12.2015 günlü 2015/15051 E. - 2015/21277 K. sayılı ilamı ile,”...Somut olayda, izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden davacının, 21.12.2012 günlü borçlanma başvurusu, talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle ve hukuka aykırı şekilde 15.01.2013 günlü Kurum yazısıyla reddi üzerine eldeki bu davanın açıldığının anlaşılması karşısında; anılan 15.01.2013 günlü red yazısının davacıya tebliğine ilişkin tebliğ belgesi getirtilip, tebliğ tarihi belirlenerek, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi ...”gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyularak 15.01.2013 günlü red yazısının davacıya tebliğ tarihinin tespiti için inceleme yapılmış olduğu ancak tebliğ tarihinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda yine bozmada da belirtildiği üzere Kurumun red cevabı hukuka uygun olmadığı takdirde “...prime ilişkin uyuşmazlığın makul süre gözetilerek çözümlenmesi gerekir....


