WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

Somut olayda, izinle çıkarak Türk Vatandaşlığını kaybeden davacının, 10.10.2013 günlü borçlanma başvurusu, talep tarihinde Türk Vatandaşı olmadığı gerekçesiyle ve hukuka aykırı şekilde 14.11.2013 günlü kurum yazısıyla reddi üzerine eldeki bu davanın açıldığının anlaşılması karşısında; anılan 14.11.2013 günlü red yazısının davacıya tebliğine ilişkin tebliğ belgesi getirtilip, tebliğ tarihi belirlenerek, yukarıdaki ilkeler çerçevesinde yeniden yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi ...”gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmaya uyularak 14.11.2013 günlü red yazısının davacıya tebliğ tarihinin tespiti için inceleme yapılmış olduğu ancak tebliğ tarihinin tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda yine bozmada da belirtildiği üzere Kurumun red cevabı hukuka uygun olmadığı takdirde “...prime ilişkin uyuşmazlığın makul süre gözetilerek çözümlenmesi gerekir. Makul sürenin belirlenmesinde, 5510 sayılı Yasanın 42. maddesinden yararlanılabilir....

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkındaki 3201 sayılı Kanunun “Amaç ve kapsam” başlığını taşıyan 1’inci maddesinde; 18 yaşını doldurmuş Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen sürelerin, Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceğini hüküm altına almıştır. 3201 sayılı Yasanın, 17/04/2008 tarih ve 5754 sayılı Yasanın 79. maddesi ile değişik “Süre tespiti ve sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 5. maddesi ise “Yurt dışındaki sigortalılık sürelerinin tespitinde, bunu belirten ve istek...

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2....

IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Yurtdışında Fransa’da geçen hizmetlerinin 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanmak için kuruma yaptığı 29.7.2019 tarihli başvurunun davalı Kurum tarafından borçlanma dilekçesinde imza yer almadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 3201 sayılı Yasanın 1. maddesinde “Türk vatandaşları ile doğumla Türk vatandaşı olup da çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenlerin on sekiz yaşını doldurduktan sonra Türk vatandaşı olarak yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ve bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri ile yurt dışında ev kadını olarak geçen süreleri, bu Kanunda belirtilen sosyal güvenlik kuruluşlarına prim ödenmemiş olması ve istekleri hâlinde, bu Kanun hükümlerine göre sosyal güvenlikleri bakımından değerlendirileceği” belirtilmiştir.Dosya kapsamında, 29.7.2019 tarihli imzasız borçlanma dilekçesi ile imzalı tahahüt tutanağı arasında...

Dairesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı uyarınca 21.5.2014 tarihli Yükseköğretim Genel Kurul toplantısında Yürütme Kuruluna verilen yetkiye dayanarak 16.07.2014 Tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nda başvuru yapabilecek adaylara ilişkin alınan karara göre düzenlenen) Yurtdışında Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar'ın "Genel İlkeler" başlıklı A bölümünün 2/c maddesinde, "2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 6287 sayılı Kanunla değişik 45/f maddesi ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen Yurtdışından Öğrenci Kabulüne İlişkin Esaslar uyarınca yurtdışından öğrenci kabul kontenjanlarına başvurma imkanı bulunan, Türk Vatandaşlığı Kanunu uyarınca Doğumla Türk vatandaşı olup da İçişleri Bakanlığı’ndan Türk vatandaşlığından çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden adaylar, Türk vatandaşlığını kaybedenlere talepleri halinde verilen mavi kart sahibi olduğunu belgeleyen adaylar ile 01/02/2013 tarihinden önce yurtdışında ortaöğretime devam ederek ortaöğretiminin (lise...

Bölge Adliye Mahkemesi, usul ve esas açısından ilk derece mahkemesi yaklaşımını yerinde bulmuş ise de, davacının yaptığı son borçlanma talebine göre ve davalı kurum tarafından hali hazırda davacının Türk vatandaşlığından çıktığı dönemin gözetilerek tahakkuk yapıldığını, buna göre bu konuda herhangi bir uyuşmazlık olmadığı için, davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesini isabetsiz bulmuş, ilk derece Mahkemesinin kararını kaldırarak, davanın kabulü ile davacının yurtdışı borçlanması talebinin 18/06/1991-01/11/1999 tarihleri arasında 3013 gün, 18/10/2000-15/06/2005 tarihleri arasında 1677 gün olarak mal edilmesi gerektiğinin tespitine ve davacının yaşlılık aylığının buna göre yeniden hesaplanmasına, 01/11/2012-20/11/2014 tarihleri arasında oluşacak maaş farklarının hak edilen tarihlerden itibaren işleyen yasal faizleri ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacıya ödenmesine, karar vermiştir....

Gerçekten mahkemece bozma sonrasında mahkemece davacının Türk Vatandaşlığına alınmasına esas alınan uyrukluk ve aile kütüğüne kayıt bildirgesi getirtilmiş, dosyaya muhacir kâğıdı fotokopisi sunulmuştur. Ne var ki hükme dayanak alınan bu belgeler, Hiçbir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak biçimde davacı ile 01.08.1989 tarihli işe giriş bildirgesindeki kişinin aynı kişi olduğunu gösterir nitelikte değildir....

Mahkeme kararına esas bilirkişi raporunda ise davacının 01.06.1998-30.06.2001 ve 25.10.2010-30.01.2011 tarihleri arasında 1206 günlük.......Türk Cumhuriyeti’nde geçen hizmetlerinin de yurtdışı borçlanması olmaksızın, Türkiye’deki hizmetlerle birleştirilerek yaşlılık aylığı hesabının yapıldığı anlaşılmaktadır....

kazanması ve diplomasının denkliğini de alması halinde istisnai düzenlemeden faydalanması gerektiği, Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olan davacının Romanya Bükreş Carol Davila Tıp ve Eczacılık Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden 01/09/1998 tarihinde mezun olduğu, 26/01/1974 tarihinde Türk vatandaşlığını kazandığı, 23/05/2018 tarihinde Romanya Bükreş Carol Davila Tıp ve Eczacılık Üniversitesi Eczacılık Fakültesinden aldığı diplomanın denkliğinin kabul edildiği, bu durumda eczane açmak için 6197 sayılı Eczacılar ve Eczaneler Hakkında Kanun'a eklenen geçici 3. madde kapsamında olduğu ve aynı Kanun'un 5. maddesi ile getirilen şartlar aranmaksızın eczane açabileceği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir....

in Türk Vatandaşlığını kaybetmiş olması nedeniyle adına edinme koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, mahkemenin kabul ve değerlendirmesi dosya içeriğine uygun bulunmamaktadır. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 6304 sayılı Kanunla değişik 28. maddesinin 1. bendi uyarınca, Türk Vatandaşlığını kaybedenler, Türk Vatandaşlarına tanınan haklardan yararlanmaya devam ederler. Yukarıda I. fıkrada tartışıldığı gibi davalının bayileri ve kendi yararına Arazi Kanunnamesi'nin 20. ve 78. maddeleri uyarınca edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre, çekişmeli taşınmazın davalı ... adına tesciline karar vermek gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesi isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu