WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

A.Ş'ye karşı açtığı maddi tazminat, birleşen ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında davalı ... ve ... Aleyhine açtığı maddi tazminat istemine ilişkin dava ile davacının birleşen dava dosyasındaki davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasında dava dışı sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar vermek gerekmiştir. Davacının birleşen Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasındaki davalı ... aleyhine açtığı manevi tazminat istemine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede: 2918 Sayılı Kanunun 90. maddesinde "zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir....

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dilekçesinde, davalının davacıya ait makalenin intihal olduğunu belirterek basılamayacağını bildirmek suretiyle, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunması nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Bu itibarla, BK. 49. ve MK. .... maddeleri uyarınca tazminat talebi ile açılan davada genel mahkemeler görevli olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde işin esası incelenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. ...-Bozma neden ve şekline göre de davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir....

KARŞI OY YAZISI Davacı, dava dışı eşi ile evlilik dışı ilişki yaşayan ve bu beraberlikten çocuk sahibi olan davalı hakkında açtığı.... Mahkemesinin 2010/613 esas sayılı davada kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat isteminde bulunmuş ve kısmen kabul ile sonuçlanan dava 30/04/2012 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı davalının eşi ile ilişkisinin bu davadan sonra da devam ettiğini ve ..... adlı sosyal paylaşım sitesinde ilişkinin sürdüğüne ilişkin fotoğrafları yayınlayarak psikolojik ve sosyal kişilik değerlerine saldırıda bulunduğunu belirterek temyize konu bu davada manevi tazminat talep etmektedir. Dava dilekçesindeki ve yargılama aşamasındaki açıklamalardan davanın kesinleşen manevi tazminat hükmünden sonra gelişen olaylara dayandığı, tarafları aynı olsa da dava sebebinin farklı olduğu anlaşılmakta olduğundan kesin hükümden sözedilemez. Mahkemece yapılacak iş gelişen ve süregelen olayları değerlendirerek ve işin esasını inceleyerek hüküm kurmaktır....

Davacı taraf, daha önce hüküm altına alınan manevi tazminat için, sehven temerrüt faizine hükmedilmediğini iddia ederek, kaza tarihinden itibaren işlemiş faiz alacağının, zarar sorumlusu davalıdan tahsili istemiyle işbu ek davayı açmış; mahkeme tarafından da, asıl davada manevi tazminat alacağının kesinleştiği ve sehven temerrüt faizine hükmedilmediği, kesinleşen manevi tazminata ilişkin ödeme yapılmadığı gerekçesiyle, istem haklı bulunarak hüküm altına alınmıştır. Dava şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 114/1. maddesinin ı bendinde "aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" şeklinde ifade edilen derdestlik dava şartlarındandır. Açılmış olan bir davanın görülebilmesi için bulunması ya da bulunmaması gereken dava şartlarından biri olan derdestlikten söz edilebilmesi için, daha önce açılmış olan davanın tarafları ile konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekmektedir. Davacılar ile davalı ... ve davalının trafik sigortacısı olan ... ......

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; iş kazasının 04/05/1995 tarihinde meydana geldiği, davacının bu kazadan kaynaklanan maddi manevi tazminat talepleri için aynı yıl maddi ve manevi tazminat istemli dava açtığı, Bu açılan ilk davada davacının sürekli iş göremezlik oranının %16,00 olarak kabul edildiği, anılan dosyada davacının maddi tazminat isteminin reddine, davacı yararına 800,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, kararın dairemizce 21/06/2010 tarihinde onanarak kesinleştiği, bu onanarak kesinleşen dava dosyasının kesinleşmesinden önce 2005 yılında davacının sürekli iş göremezlik oranının tespiti ve maddi zararlarının giderilmesi için eldeki temyiz incelemesine konu eldeki davayı açtığı, tespit talepleri ile maddi tazminat talebinin tefrik edildiği, tespit dosyası içeriğine göre davacının sürekli iş göremezlik oranın Kurum tarafından önce %16,00 olarak belirlendiği, sonrasında sürekli iş göremezlik oranının Yüksek Sağlık Kurulu'nun 2005 tarihli raporuyla davacının splenektomi...

Sonradan Türk Medeni Kanununun 178. maddesine göre açılan maddi ve manevi tazminat talepleri için: artık yeni vakıalara dayanılması yeniden kusur dağılım ve derecesinin tespit edilmesi mümkün değildir. Hakim kesinleşen boşanma davasındaki tarafların kusur dağılım ve derecesine bakıp, tazminat taleplerini buna göre karara bağlayacaktır. Boşanmaya ilişkin kararda "...daha önceden boşanmak için davalının (erkeğin) boşanma davası açtığı, fakat sonradan vazgeçtiği, bir yıl ayrı yaşadıkları ve davalının davacıyla bu süre içinde hiç ilgilenmediği, davalının evlilikten kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği..." gerekçesiyle davacı kadının boşanma davası kabul edilmiştir. Bu durumda, manevi tazminat (TMK.m.174/2) koşulları oluşmadığı halde, davacı kadın yararına manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM, ESKİ HALE İADE VE TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 122 ada 15 parselde bulunan 3 numaralı bağımsız bölümün maliki davalının havalandırma boşluğuna ruhsatsız, projesiz, kaçak duvar inşa etmek suretiyle apartmanın ortak kullanım alanını işgal ettiğini, sözü edilen yapının kayden maliki olduğu 122 ada 13 parseldeki 2 numaralı bağımsız bölümünün rutubetlenmesine neden olduğunu ve yatak odası camının bir kısmını kapattığını, duvar örülürken penceresinin demir parmaklıklarının kesildiğini, duvarın çatısının eğimi nedeniyle yağmurlu havalarda taşınmazının su aldığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi,yıkım,eski hale iade ve tazminat isteklerinde bulunmuştur. Davalı ,davanın reddini savunmuştur....

Davacı (kadın) bu davada tazminat ve nafaka talebinde bulunmamıştır. Davacı boşanma kararının kesinleşmesinden sonra temyize konu davayı açmış ve davalıdan maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. TMK.md.178) Davacının maddi ve manevi tazminat talebi, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra Türk Medeni Kanununun 178. maddesi uyarınca talep edilmiştir. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden sonra açılan, boşanmanın fer'i niteliğindeki tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde esas alınacak kusur boşanma davasında belirlenen ve boşanma sebebi olarak kabul edilmiş olan kusurdur....

Mahkemece “davacı tarafından resmi olarak evli olduğu eşine, meydana gelen trafik kazası nedeniyle manevi tazminat davası açılmış ise de, kaza tarihinde davacı ile davalının henüz 11 gündür evli oldukları, birlikte seyahat ettikleri, olaydan sonra da aile birliğinin gerektirdiği, sevgi ve saygının devam ettiği, davacıda meydana gelen yaralanma nedeniyle tarafların el birliği ile tedaviye çalıştıkları, kaza nedeniyle manevi tazminat talep edilebilmesi için davacıda üzüntü, elem ve keder gibi iç huzurun bozulması gerektiği, davacının davalı ile arasındaki sorunlara davacının aile fertlerinin karışması sonucunda davalı ile davacının dayılarının arasında Ağır Ceza Mahkemesine konu olayların geliştiği, bu olaydan 2,5 ay sonra davalının boşanma davası açtığı ve bu davanın reddedildiği, boşanma davası sonuçlandıktan 1 ay sonrada davacı tarafından iş bu manevi tazminat davasının açıldığı, davalının davacıyı aile bütünlüğü içinde ailevi ve ahlaki yükümlülük kapsamında taşıdığı anlaşılmakla...

Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2005/220 esas ve 2006/275 karar sayılı ilamına konu hakaret eylemi nedeniyle 3.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili beyanında,davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, hakaret suretiyle maddi nitelikte olmayan kişisel varlıkların ihlali nedeniyle açılmış manevi tazminat istemine ilişkindir. Bu husus 818 Sayılı B.K.'nun 49.maddesinde düzenlenmiştir. İlgili maddeye göre, şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namıyla bir miktar para ödenmesini dava edebilir. ......

UYAP Entegrasyonu