K A R A R Mahkemenin verdiği karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Dosya arasında bulunan tedavüllü tapu kayıtları incelendiğinde; dava konusu taşınmazın geldisi olan eski 590 parsel (ifraz ve yenileme kadastrosu ile yeni 551 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın, çam ormanı vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, bilahare taşınmazın imar ıslah planı kapsamında kalmakla, 1993 yılında ifraz edildiği ve dava konusu 701 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı taşınmazların oluştuğunun anlaşıldığı, dosya arasında bulunan Kadastro Müdürlüğünün 01.11.2011, 15.06.2012 ve 03.07.2014 tarihli, Tapu Müdürlüğünün ise 03.02.2017 tarihli yazılarıyla, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu veya güncelleme işleminin yapılmadığının belirtildiği, yine, Kadastro Müdürlüğünün 08.02.2017 tarihli yazısı incelendiğinde; ......
K A R A R Mahkemenin verdiği karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Dosya arasında bulunan tedavüllü tapu kayıtları incelendiğinde; dava konusu taşınmazın geldisi olan eski 590 parsel (ifraz ve yenileme kadastrosu ile yeni 551 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın, çam ormanı vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, bilahare taşınmazın imar ıslah planı kapsamında kalmakla, 1993 yılında ifraz edildiği ve dava konusu 701 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı taşınmazların oluştuğunun anlaşıldığı, dosya arasında bulunan Kadastro Müdürlüğünün 01.11.2011, 15.06.2012 ve 03.07.2014 tarihli, Tapu Müdürlüğünün ise 03.02.2017 tarihli yazılarıyla, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesi uyarınca kullanım kadastrosu veya güncelleme işleminin yapılmadığının belirtildiği, yine, Kadastro Müdürlüğünün 08.02.2017 tarihli yazısı incelendiğinde; ......
Mahallesi 1089 parsel sayılı tarım arazisi niteliğindeki taşınmazın ifrazı üzerine oluşan arsa vasıflı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali gerektiğini, dava konusu 1098 parsel taşınmazın tarım arazisi vasfında iken ifraz edilerek arsa vasfı ile 1857, 1858, 1859, 1860 ve 1861 parsel sayılı taşınmazların davalı adına tescil edildiğini, ifraz işleminin 5403 sayılı Kanun'a aykırılık taşıdığını ileri sürerek 1857, 1858, 1859, 1860 ve 1861 parsel sayılı taşınmazların davalı adına yapılan tescilin iptali ile 1089 parsel olarak eski malik adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II....
Müdürlüğünün 11/07/1979 Tarih ve 436 Yevmiye nosu ile Ölünceye Kadar Bakma Akdi ile devredilen; Dava konusu ... 1503- 1513-1520- 1575-3-9-12-38- 424-720-928-942-987-1029-1175-1235-1332-1364-1510-1516-1518-1534-1553-1556-1648-1651-1652-1657-1660-1668-1670-1673-1697-1751-1791-1835-1876-1889-1749-712-1943 (448 parselden ifraz)- 1936 (862 parselden ifraz) -1938- (450 parselden ifraz)- 1940 ve 1942 (910 parselden ifraz ) sayılı taşınmazlar ile, ... 108-155-162-163-329 parsel sayılı taşınmazlarda Ölünceye Kadar Bakma akdi ile davalıların murisi ...'a verilen hissenin iptali ile muris ...'ın veraset ilamına göre miras hisseleri oranında davalılar adına kalan hissenin davacılar adına Tapu Kayıt ve tesciline-,” ibaresinin hüküm yerinden çıkarılarak yerine, “- Muris ...tarafından oğlu - davalıların murisi ...a-... Sicil Müdürlüğünün 11/07/1979 Tarih ve 436 Yevmiye nosu ile Ölünceye Kadar Bakma Akdi ile devredilen; ......
Taş, K: ..., G: ...Beli ve bu yerden ifraz edilen çiftlik arazisi sınırlarıyla ...oğlu...(...)in 1966 yılında ölümü ile mirasını çocukları ... ..., , ...ve ... bıraktığı, ...1967 yılında ölmesiyle mirasını oğlu ... ile kızları ... ve ... ve karısı ... ile kendisinden önce ölen oğlu ... çocukları ... ve ...'a kaldığından mirasçılar adına intikalinden sonra iki parçaya bölündüğü belirtilerek bu parça ifraz sınırları ile, Mayıs 1969 tarih 10 numarada tapu maliklerinin mirasçıları adına payları oranında 332 Hektar 3210 m2 olarak tescil edilmiş ise de daha sonra "yüzölçümünün 332 Hektar 3210 m2 olmayıp, 13 hektar 7210 m2 olduğu" belirtilerek Temmuz 1969 tarih 63 numarada aynı kişiler adına tahsisen tescil edilmiş ve bu ifraz tapusu kadastro sırasında ... Köyü 1 ila 169 sayılı parsellere uygulanmıştır....
Mevcut halde, davacı ...’ın miras payına kavuşmak için daha önce açılan dava ile fazla pay alan davalı ...’a husumet yöneltmesi doğrudur. Ancak, davalı ...’ın ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.11.2011 tarih ve 2010/401 esas 2011/609 karar sayılı dosyasında hükme esas alınan hatalı veraset ilamı nedeniyle çekişmeli taşınmazlarda ne miktarda fazla pay aldığı saptanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmuştur. Öte yandan, mirasbırakan tarafından temlik edilen kök ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda yapılan ifraz, kamulaştırma, toplulaştırma çalışmaları ile çok sayıda yeni parsel oluşmuştur. Yeni oluşan dava konusu taşınmazlarda davalı ...’ın tevhit edilmeden duran birden fazla payı mevcut olup, hangi pay ya da payları daha önce açtığı dava neticesinde ve ne miktarda edindiği de ortaya konulmadan çekişmeli taşınmazlardaki davalı ...’ın tüm payları iptale konu edilmiştir....
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava konusu bölümün de içerisinde bulunduğu taşınmazın, ilk olarak ... ada ... parsel (2859124.00 m2) olarak ....02.1942 tarihinde mera olarak tespit edilip kesinleştiği, daha sonra cins değişikliği ve ifraz işlemleri ile 1969 yılında 1187 ve 1188 parsellere ayrıldığı, 1188 parselin ....06.1976 tarihinde meralık vasfı kaldırılarak arsa vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, 1188 parselin, çeşitli tarihlerde yapılan ifraz işlemleri ile en son 671 ada 97, 98 ve 99 numaralı parsellere ayrıldığı, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, halen arsa vasfıyla ... adına tapuda kayıtlı olan 671 ada 99 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali istemiyle dava açtığı, çekişmeli bölümde 1960 yılından önce ... ..., O'nun ölümü ile oğlu ... ... zilyet olduğunu, 1970 yılında ...'e ortak olduğunu, taşınmazı ... yıl birlikte kullandıklarını, 1978 yılında taşınmazın tamamını ...'...
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ: 29.09.2015 K A R A R Mahkeme tarafından yapılan nitelendirmeden de anlaşıldığı üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapulu taşınmazlarda mülkiyet hakkına dayanılarak açılan, imar ve ifraz sırasında görevlilerin görevlerini kötüye kullanarak davacı taşınmazından ifraz ettikleri dava konusu taşınmaz bölümüne ait tapu kaydının iptali ve davacıya ait parselde birleştirilerek davacı adına tescili isteğine ilişkin olup yargılama sırasında talep ayacak şeklinde ıslah edilidğine, davada zilyetliğe dayanılmadığına göre, Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (1.)...
Somut uyuşmazlıkta, yargılama esnasında borçlu (davalı) ..., dava konusu 1 ada 58 ve 840 parsel sayılı taşınmazlarda paylı malik durumundadır. Davalının murisi, davalı ...'i mirasından ıskat etmiş, adı geçen davalı tarafından vasiyetnamenin iptali davası açılmış, davanın reddine karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında karar tarihinden sonra 14.02.2014 tarihli mülkiyet ve pay oranlarının düzeltilmesi edinme nedeniyle oluşan tapu kayıtlarında davalı borçlu ...'in payı bulunmamaktadır. Kaldı ki, yargılama esnasında da davalı borçlu dava konusu taşınmazlarda 23.09.2011 tarihli intikal ile paylı malik olduğundan yukarıda bahsedilen yasal değişiklikle alacaklı (davacı) tarafından borçlunun haczedilen payının doğrudan icra yolu ile satışı mümkün hale geldiğinden alacaklının (davacı) İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi gereğince yetki alarak dava konusu taşınmaz yönünden ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı kalmamıştır....
Yukarıda anlatılan şekilde yapılacak uygulama ve değerlendirme sonucunda, dava konusu taşınmazların, muteriz davacıların dayandığı tapu kaydı kapsamı ile kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalması ve nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde, 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde ile mi yoksa 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışması ile mi dışarı çıkarıldığı belirlenerek, dayanılan tapu kaydı malikleri adına mı yoksa adına mı orman sınırı dışına çıkarıldığı tesbit edilmeli, adına orman sınırı dışına çıkarıldığının belirlenmesi halinde ise, bu neviden taşınmazların 6831 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunla eklenen ek madde 10 uyarınca orman sınırları dışına çıkarılma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğinden, niteliği belirlenmek suretiyle adına tesciline karar verilmelidir....


