WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

Davacı, maliki olduğu ... parsel sayılı taşınmazının pazarlanması ve satışı için yakın arkadaşı davalıya devrettiğini, temlikten sonra taşınmaza sit alanı şerhi konulduğunu, bunun üzerine aralarında düzenledikleri protokol gereği dava konusu taşınmazın pazarlanması ve satış bedelinin ortaklık sözleşmesi gereğince paylaşılması gerekirken davalının kendisi ile görüşmekten imtina ettiği ve taşınmazın satışı için işlemlere giriştiğini ileri sürerek taşınmazın ½ payının iptali ile adına tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı, düzenlenen sözleşme gereği taşınmazdaki sit alanı şerhi kalkmazsa davacının taşınmazı maliyetine geri alacağı, kaldırılırsa yapılacak satıştan elde edilecek paranın %50'sinin davacıya verileceğinin, kararlaştırıldığını sit alanı şerhinin uzun uğraşlar sonucu terkin edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....

Ancak, dava konusu taşınmazlardan 38 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 10/13 payda davalı Hazine elbirliği halinde maliklerden olup anılan taşınmaz bakımından 10/13 payın tamamının iptali ile Şehzade Sultan Mehmet Vakfı adına tesciline karar verilmiş olması doğru değil ise de, anılan bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından; hükmün 1-b bendinde yer alan; “İstanbul Adalar Büyükada 38 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı M.....

Davacı, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeni ile sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi, konut kredi sözleşmesinin feshi, ödenen taksitlerin faizi ile iadesi, konuttaki ipotek şerhinin kaldırılması ve kira kaybının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. 15.01.2015 tarihli celsede davacı vekili; öncelikli taleplerinin sözleşmeden dönme olduğunu, aksi halde yoksun kalınan kira bedelinin tahsilini istediklerini bildirmiştir. Mahkemece, teslimden itibaren süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağı, ancak yoksun kalınan kira kaybının istenebileceği gerekçesi ile diğer taleplerin reddine, yoksun kalınan kira kaybının davalılardan tahsiline karar verilmiştir....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13.10.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, çekişmeli parseldeki vakıf şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Davacı ..., dava konusu taşınmazın maliki Vesime İnan mirasçılarından olup, taşınmazdaki elbirliği halindeki maliklerdendir. Miras bırakan tapu maliki Vesime İnan'ın veraset ilamına göre davacı dışında bir mırasçısı daha bulunmaktadır. Davacı, tek başına bu davayı açarak tapu kaydındaki vakıf şerhinin kaldırılmasını istemiştir. Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ-ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 192 ada 453 parsel sayılı taşınmazdaki otel binası ve müştemilatının 30.4.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verildiğini, otel binası altında yeralan 4 numaralı bağımsız bölümün ise kira sözleşmesi kapsamında olmamasına rağmen 14.4.2009 tarihinde temin edilen iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatı ile davalı tarafından kullanılmaya başlandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında talebini ıslah etmiştir. Davalı, dava konusu edilen yerin kira sözleşmesi kapsamında olduğunu, haksız işgalci olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur....

Bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucunda davalının 442.442,65 Euro ile 600.634,76 TL borcu olduğu ve temerrüde düştüğü anlaşıldığından dava konusu taşınmazın tapu maliki davacıya boş olarak teslimine ve finansal kiralama şerhinin terkinine karar vermek gerekmiştir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dosya içerisinde bulunan Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Aksaray Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan 07.10.2011 tarih ve 3226 sayılı yazıda; dava konusu taşınmazdaki vakıf şerhinin sehven konulduğu belirtilerek şerhin terkininin istenmiş olmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, talep edilen asıl alacak miktarına faiz işletilmesi için TBK.'nun 117/1.(BK.nun 101/1.) maddesi gereğince; “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” hükmüne göre davalı borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekmektedir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle dosya içerisinde bulunan Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Aksaray Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan 07.10.2011 tarih ve 3226 sayılı yazıda; dava konusu taşınmazdaki vakıf şerhinin sehven konulduğu belirtilerek şerhin terkininin istenmiş olmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, talep edilen asıl alacak miktarına faiz işletilmesi için TBK.'nun 117/1.(BK.nun 101/1.) maddesi gereğince; “Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer” hükmüne göre davalı borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekmektedir....

ın fiili kullanımında bulunduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, daha sonra davacılar murisi .... tarafından davalılar ... ve... aleyhine taşınmazın tamamının kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak zilyetlik şerhinin iptali istemiyle açılan dava sonunda mahkemece dava konusu 952 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar ... ve ... adına olan zilyetlik şerhinin iptaline, taşınmazın ....'ın zilyetliğinde olduğunun tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiş, bu kararın davalılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nce taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebinde isimleri açıklanan ...., ... ve ... ile anneleri ...'ın zilyetliğinde olduğunun anlaşıldığı, ancak kadastro tutanağının beyanlar hanesinde davalılar adına herhangi bir şerh ve beyan yer almadığından davacının payı gözetilerek tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin ilamın sonrasında yerel mahkemece davacı ....'...

İdaresi vekilinin davacılar adına müstakilen kayıtlı 4108 sayılı parselle ilgili tüm temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi yine dava konusu 3342 parselle ilgili sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak, dava tapudaki vakıf şerhinin sicilden silinmesi istemine ilişkindir. Dava konusu 3342 parsel sayılı taşınmaz paylı mülkiyete tabi olup, davacı dışında diğer paydaşların vakıf şerhinin silinmesine dair davası yoktur. Bu itibarla, vakıf şerhinin sadece davacıların payına hasren kaldırılması gerekirken HUMK.nun 72. maddesine aykırı olarak taşınmazın tamamı üzerinden şerhin terkini yasaya aykırı olduğu gibi ayrıca dosyadaki davacılar adına müstakilen kayıtlı 1646 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerinde vakıf şerhleri yazılı değildir. Bu nedenle 1646 sayılı parselin üzerinde vakıf şerhlerini gösteren tapu kaydı idareden getirtildikten sonra inceleme neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde tesis edilen hükmün bozulması gerekmiştir....

UYAP Entegrasyonu