tarafların irtifak haklarının terkini ve taşınmazların iadesi konusunda anlaştıkları ancak, bedel konusunda uzlaşılmadığı bu kez yapılan incelemede anlaşılmakla; Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23/02/2017 gün ve 2016/812 Esas - 2017/6696 sayılı onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde; Dava, kamulaştırılarak üzerinde irtifak hakkı tesis edilen taşınmazdaki enerji nakil hattının görülmesi nedeniyle; taşınmazların tapu irtifak hakkı şerhinin terkini ve taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.01.2005 gününde verilen dilekçe ile dava konusu parsellerden vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; bir kısım davacıların davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne, bu davacılar ve murislerine ait hisseler yönünden tapu kayıtlarındaki vakıf şerhinin terkinine dair verilen 30.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, tapu kayıtlarındaki “... Vakfı” şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava kabul edilmiştir. Hükmü, davalı idare temyiz etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanları ...'in 14 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını 13.05.2011 tarihinde davalı oğlu Nizamettin'e satış suretiyle devrettiğini, akabinde tapu kaydındaki murise ait muhdesat şerhini de terkin ettirdiğini, hem temlikin hem de terkinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil ile muhdesat şerhinin tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, temlikin muvazaalı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacılar Sabri ve Hayrullah bakımından muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, davacı ... yönünden aynı dava konusu taşınmaza yönelik ... 1....
Dairemizin 27.03.2017 tarihli iade kararında, yeni bir dava niteliği taşıyan yargılamanın iadesi davasına konu kesinleşmiş mahkeme kararının "aile konutu şerhinin kaldırılması" yerine "velayet" olarak gösterilmesi maddi hataya dayalı olup, davanın istinaf yoluna tabi olduğuna dair karar verilmesinin etkili bulunmadığı gibi, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen kararın yargılamanın iadesi davasında verilen karar değil yargılamanın iadesine konu aile konutu şerhinin kaldırılması davasında verilen karar olduğu anlaşılmakla Dairemizin 27.03.2017 tarihli kararının gereği yerine getirmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine ikinci kez İADESİNE, oybirilğiyle karar verildi. 22.05.2017(Pzt.)...
ın 4.6.2002 tarihli senetle taşınmazdaki 100 m2 alanlı yeri kendisine bedelsiz olarak verdiğine dair belge ve ...'ın kızı ...'nin 21.8.2009 tarihinde taşınmazdaki payını 180.000 TL bedelle kendisine satmayı vaat ettiğine dair adi yazılı satış vaadi sözleşmesi sunmuş ise de, taşınmazın tapuda kayıtlı olması karşısında bu belgeler hukuken bir değer ifade etmemektedir. Sonuçta da taşınmaz, resmi şekilde 22.1.2010 tarihinde davalıya satılmıştır. Davadaki uyuşmazlık, davacının taşınmazı kiracı sıfatı ile kullanıp kullanmadığı ve bu nedenle kira parası sorumluluğu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taşınmazda kiracı olmadığını iddia ederken, davalı da yargılama sırasında davacı ile ... arasında dava konusu edilen taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen 10.2.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli aylık 50 TL bedelli bir kira sözleşmesi sunmuştur. Davacı ise, sözleşmedeki imzasına karşı çıkarak kira sözleşmesini kabul etmemiştir....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 1307 ada 42 parsel sayılı, ahşap ev nitelikli taşınmazın 1/2 payının... adına kayıtlı iken, adı geçenin gaip olması nedeniyle kendisine kayyım tayin edildiğini ve kayyımla idare süresi 10 yılı geçtiğinden,...3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/1228 Esas ve 1993/102 Karar sayılı ilamı ile gaip adına kayıtlı payın tapu kaydının iptali ile davalı Hazine adına tesciline karar verilerek, 27.07.1994 tarihli ve 3201 yevmiye numaralı işlem ile davalı Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın ...Vakfından icareli olduğunu, taşınmazdaki vakıf şerhinin 05.10.1967 tarihli ve 7833 yevmiye numaralı işlem ile terkin edilmiş ise de, taşınmazın aslının vakıf olduğunu ve vakfına dönmesi gerektiğini ileri sürerek, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince davalı Hazine adına kayıtlı olan 1/2 payın tapu kaydının iptali ile ...Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir....
HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu 1307 ada 42 parsel sayılı, ahşap ev nitelikli taşınmazın 1/2 payının ... adına kayıtlı iken, adı geçenin gaip olması nedeniyle kendisine kayyım tayin edildiğini ve kayyımla idare süresi 10 yılı geçtiğinden, Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/1228 Esas ve 1993/102 Karar sayılı ilamı ile gaip adına kayıtlı payın tapu kaydının iptali ile davalı Hazine adına tesciline karar verilerek, 27.07.1994 tarihli ve 3201 yevmiye numaralı işlem ile davalı Maliye Hazinesi adına tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın ... Vakfından icareli olduğunu, taşınmazdaki vakıf şerhinin 05.10.1967 tarihli ve 7833 yevmiye numaralı işlem ile terkin edilmiş ise de, taşınmazın aslının vakıf olduğunu ve vakfına dönmesi gerektiğini ileri sürerek, 5737 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince davalı Hazine adına kayıtlı olan 1/2 payın tapu kaydının iptali ile ......
Dairemizin 25.06.2018 tarih 2015/16770 Esas ve 2018/4770 Karar sayılı mahalline iade kararı sonrası temin edilen dava konusu taşınmaza ait 06.07.2012 tarih ve 11 sayılı yapı ruhsatında yapı sahiplerinin Mahmut Bobaroğlu ve hissedarları olduğu görülmüştür. Bu durumda davacı lehine tapu kaydında payı oranında kira alacağı ve ecrimisil tazminatına hükmedilmesi gerekirken taşınmazın tam maliki olarak kabul edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca davacı vekili tarafından dava dilekçesinde talep konusu alacak ve tazminata faiz isteminde bulunulduğundan, hükmedilen kira alacağı ve ecrimisil tazminatına dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir....
Taraf sıfatına bir başka deyişle husumet ehliyetine gelince, bu kavram dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Türk Hukuk Lûgatında kelime anlamı “bir şahıs veya bir şeyin hâli” olarak tanımlanan sıfat (Türk Hukuk Lûgatı, s. 977), dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, "aktif husumeti", davalı sıfatı ise "pasif husumeti" karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Sıfat dava şartı değil, itirazdır....
Davacı, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeni ile sözleşmeden dönme, ödenen bedelin iadesi, konut kredi sözleşmesinin feshi, ödenen taksitlerin faizi ile iadesi, konuttaki ipotek şerhinin kaldırılması ve kira kaybının tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. 23/12/2014 tarihli celsede davacı vekili; öncelikli taleplerinin sözleşmeden dönme olduğunu, aksi halde yoksun kalınan kira bedelinin tahsilini istediklerini bildirmiştir. Mahkemece, teslimden itibaren süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından sözleşmeden dönme hakkının kullanılamayacağı, ancak yoksun kalınan kira kaybının istenebileceği gerekçesi ile diğer taleplerin reddine, yoksun kalınan kira kaybının davalılardan tahsiline karar verilmiştir....


