Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı avukat davalı aleyhine açılan ceza davasında yürütülen vekillik görevi nedeniyle ödenmeyen vekalet ücretinin tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalının sanık olarak yargılandığı ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/340 E. sayılı dosyası incelendiğinde Vergi Usul Kanunu ve Dernekler Kanunu’na muhalefetten yargılama yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafından yürütülen mesleki faaliyet kapsamında davacı avukata vekalet verildiğine göre, davalı 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır....
Mahkemece, davanın muvazaa sebebiyle hisse devirlerinin iptali istemine ilişkin olduğu, ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamamakla birlikte, ... ... ceza mahkemesinin kararı ile dava konusu hisselerin alacaklıları zarara uğratmak kastı ile devredildiği hususunun karara bağlandığı ve ... aşamasından geçerek kesinleştiği anlaşıldğından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici sebeplere ve ceza yargılaması sırasında borçlunun hisse devirlerini bir bedel almadan gerçekleştirdiği eline bir para geçmediği yönündeki savunmasına göre davalı ......
YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; Elazığ ili, … Belediye Başkanlığında Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan davacının, memur olarak atanmasına ilişkin … günlü, … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesi'nce, Danıştay İkinci Dairesi'nin karar düzeltme aşamasında verdiği 27/05/2019 günlü E:2019/775, K:2019/3344 sayılı bozma kararına uyularak verilen, temyize konu kararla; dava konusu işlemin, davalı idareye tanınan takdir yetkisi çerçevesinde, davacının geçmiş hizmetleri ve görevin niteliği gözönünde bulundurularak, hizmetin daha etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği; davacı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiği, dava konusu işlemin hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
İdare Mahkemesince, Danıştay Beşinci Dairesinin 18/12/2017 tarih ve E:2016/16822, K:2017/24528 sayılı bozma kararına uyularak; davacının hem ceza davasına hem de disiplin soruşturmasına konu olan fiili nedeniyle menfaat temin etme kastıyla hareket ettiği sonucuna ulaşılması nedeniyle, dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte ise de; yapılan ceza yargılamasında rüşvet alma ve verme suçundan beraat kararı verilmesi ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi karşısında, sübuta ermediği anlaşılan söz konusu fiil ile ilgili olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki fesih işleminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, uzun yıllardır optisyenlik yaptığını, davalı kurum ile aralarında imzalanmış olan sözleşmenin 16.maddesi gereği kendisine 7 yıl sözleşmenin feshi cezası verildiğini, verilen cezanın haksız olup işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, optisyenlik yaptığını, davalı kurum tarafından hakkında fesih cezası verildiğini, bu ceza-i işlemin iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan Trabzon 2....
Öte yandan, 5320 sayılı Kanunun 4.maddesinin açık hükmü karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 81.maddesinin evvelce kesin hükme bağlanmış soruşturma ve kovuşturmalarda uygulanmasının mümkün olmadığı konusunda duraksamaya yer yoktur. Bu itibarla, davacının Ceza Muhakemesi Kanununa dayalı isteminin reddine ilişkin işlemde mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: Dava, davacının, kendisi hakkında düzenlenmiş olan parmak izi kaydı ile fotoğraf kaydının arşivden silinmesi amacıyla Edirne Valiliği'ne yaptığı başvurunun reddine ilişkin 31.8.2005 tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır....
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Ortaokulu'nda İngilizce öğretmeni olarak görev yapan davacının çalışma izninin iptal edilmesine ilişkin … Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5580 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca, özel öğretim kurumunda görev yapacak olan personelde, sahtecilik suçu nedeniyle ceza almamış olması veya hakkında bu suçlardan dolayı kovuşturma bulunmaması şartının arandığı, davacı hakkında ise resmi belgede sahtecilik suç isnadıyla … Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:… esas sayılı dosyası üzerinden devam eden ceza kovuşturmasının olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir....
Anılan iptal hükmünün işleme etkisinin ne olacağı hususuna gelince, söz konusu iptal kararının, 5188 sayılı Kanun'da düzenlenen güvenlik soruşturmasının olumlu olması koşulunun iptali yönünde olmayıp, mülga 26/10/1994 tarihli ve 4045 sayılı Kanun uyarınca yapılan güvenlik soruşturmaları ile sınırlı olarak verildiği görülmektedir. 5188 sayılı Kanun'un çalışma şartlarını düzenleyen 10. maddesinde hangi ceza mahkemesi mahkumiyet kararlarının ve hangi suçlardan soruşturma ve kovuşturma altında bulunmanın özel güvenlik görevlisi olmaya engel olduğunun belirlendiği ve 11. maddesinde çalışma izni verileceklere ilişkin koşullara yer verildiği, söz konusu şartların yanında ayrıca güvenlik soruşturması olumlu olmak şartının da sağlanmasının arandığı, dolayısıyla Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının işlemin yasal dayanağının kalmadığı şeklinde yorumlanamayacağı, zira işlemin sebeplerinden birinin dayanağının Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olmasının diğer sebebin iptali sonucunu...
Öte yandan, 10/05/2015 tarih ve 29351 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri ve Değerlendirme Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onaltıncı Dairesinin 23/02/2016 tarih ve E:2015/22524 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına ve Danıştay Beşinci Dairesinin 07/02/2019 tarih ve E:2016/21726, K:2019/859 sayılı kararıyla da iptaline hükmedildiğinden, davacının rütbe terfi sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin dayanağının ortadan kalkmış olduğu; dolayısıyla, davacının yeni yapılacak düzenleme sonrasında tekrar sınava alınıp alınmadığı, alınmış ve başarısız sayılmış ise bu işlemin iptali istemiyle açılan bir davasının olup olmadığının dikkate alınması gerekmektedir....
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, davacının öğretmen olarak atanmanın yasal koşullarını taşıdığı ihtilafsız olup; davacı hakkında ceza yargıla ması yapılmasının ve sonuçta beraat kararı verilmesinin öğretmenliğe atanmasına engel kabul edilmesinin hiçbir hukuk ilkesi ile bağdaşması mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davacının öğretmen olarak atanmamasına ilişkin işlemin iptaline karar verildi....


