WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadının akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanarak vesayet altına alınmasına ve annesinin velâyeti altına konulmasına karar verildiği, erkek tarafından akıl hastalığına dayalı olarak açılmış bir dava bulunmadığı, kadının hareketleri iradi olmadığından kadına kusur yüklenemeyeceği ve evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilmesinin mümkün olamayacağı erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrasına dayalı olarak açtığı davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalı kadın vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm tesisine, davacı erkeğin davasının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....

gibi sözlerinin olduğu, dengesiz davranışlarının olduğu ve sosyal olarak problemli bir kişi olduğu yönünde tanık anlatımları bulunduğundan davacı karşı davalı kadının da evlilik birliğinin temelinden sarsılmasın kusurlu olduğu ancak daha ağır kusurlu olan tarafın davalı karşı davacı erkeğin olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, dava tarihinden itibaren 500,00 TL tedbir nafakasının davalı karşı davacı erkekten alınarak davacı karşı davalı kadına verilmesine, karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak sürdürülmesine, 15.000,00 TL maddî, 20.000,00 TL manevî tazminatın davalı karşı davacı erkekten alınarak davacı karşı davalı kadına verilmesine, davalı karşı davacı erkeğin tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....

Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166. maddesinin 1 ve 2. fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 14. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı-davacı erkeğin karısına hakaret edip onu darp ettiği, davacı-davalı kadının ise evi terk ederek birlik görevini yerine getirmediği, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin ağır kusurlu, kadının ise az kusurlu olduğu gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, kadının boşanmakla zedelenen menfaatleri, kişilik haklarının saldırıya uğraması, tarafların sosyal-ekonomik durumları göz önüne alınarak davacı-davalı kadın yararına 5.000,00 TL maddî tazminat ile 7.000,00 TL manevî tazminatın davalıdan tahsili ile davacı kadına verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....

Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun'un "Evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir" hükmünü taşımaktadır. 3. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. 4....

CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının evlilik süresince kıskanç ve baskıcı bir tutumunun olduğunu, davacının müvekkilinin ailesi ile görüşmesine müsade etmediğini, müşterek haneye gelmelerini istemediğini, ufak meselelerden dolayı sık sık kavga çıkardığını, davalının psiolojik sorunlarının olduğunu, davacının intihar girişiminde bulunduğunu,belirterek asıl davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müşterek çocukların velâyet hakkının müvekkiline bırakılmasına, çocuklardan her biri için 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, müvekkili için aylık 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık tarafların açtığı evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı karşılıklı boşanma davasında; ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, buna bağlı olarak kadının davasının kabulünün, erkeğin davasının reddinin isabetli olup olmadığı, kadın yararına yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi ile tedbir nafakası şartlarının mevcut olup olmadığı ve mevcutsa miktarlarının hakkaniyete uygun takdir edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. 2....

DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ailesiyle birlikte oturduğunu, davalının beş saat aynı yerde oturma, tuvalet ve banyodan iki saat süreyle çıkamama, tek başına gittiği pazarda kaybolma, çocuğu okulda unutma, on gün banyo yapmama, kıyafetleri ile yatma gibi davranışları yüzünden davacının ailesinin endişe içinde olduğunu, doğum sonrası yatağını ayırdığını ve eşlik görevlerini de yapmadığını, davalının son olarak Kurban Bayramı için gittiği ailesinin yanından bir ay sonra döndüğünü ve eşyalarını toplayarak evden ayrıldığını, çocuğu baba yanında bırakan davalının çocuğu da bir hafta sonra bir kez aradığını, davalının çocuğu büyütmesinin mümkün olmadığını, davalının evlilik öncesi rahatsızlığının davacı taraftan gizlendiğini, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, çocuğun velâyetinin davacı babaya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

A. isimli kişi ile ile aldattığını, ameliyat olduğunda yeterince ilgilenmediğini, arabasını satıp bedelini nereye harcadığını açıklamadığını, ortak çocuğun, ayrıldıktan sonra annesinin ... ile olan ilişkisini anlattığını, ortak eve geldiğini uygunsuz telefonda resim çektiğini bunları gördüğünü anlattığını, kadının, sürekli olarak müvekkiline bağırdığını, davacının evlilikleri boyunca üzerinde düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, aldattığını, baskı kurduğunu evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını bu nedenle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, lehine 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı-davacı erkek vekili, birleşen dava dilekçesinde özetle; Niğde Aile Mahkemesi'nin 2021/198 Esas sayılı dava dosyası ile ayrı bir dava açarak asıl dosya davacısı ...'...

Medeni Kanunu’muzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....

UYAP Entegrasyonu