WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Ret talebini inceleyen hâkim tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı tarafından 17.02.2016 tarihli dilekçe ile; "...dosyada görevli hâkimin taraflar arasında görülen boşanma ve tazminat davasında kendisi aleyhine 100.000.-TL maddi, 35.000.-TL manevi tazminata hükmettiği, akıl hastalığı sebebi ile TMK'nın 165/2. maddesi uyarınca boşanma davası açılması gerektiği, ilk derece mahkemesinin eksik inceleme yaparak davacı tarafın beyanları üzerinden farazi olarak hüküm kurduğu, davayı gören hâkimin boşanma ve tazminat davası sonucu verdiği kararın HMK'nın 36. maddesine aykırı olduğu...” gerekçesiyle reddi hâkim yoluna başvurulmuştur. Reddedilen hâkim tarafından, kurulan ara karar ile reddi hâkim talebinin reddine, ret isteminde bulunanın 5000,00....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı erkeğin, İnebolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/70 Esas, 2022/167 Karar sayılı kararı ilamı ile "kısıtlının vasi tayini gerektiren akıl zayıflığının olduğunu, akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olmadığı ... akıl zayıflığının sürekli olduğu, kısıtlanması ve vasi tayini gerektiği.." bahisle kısıtlanarak kendisine oğlu ...'ün vasi olarak atanmasına karar verilmiş verilen karar 04.04.2022 tarihinde kesinleşmiştir....

DAVA Davacı karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının evliliğin son yıllarına doğru psikolojik olarak değiştiğini, sürekli hayal gören ruh haline büründüğünü, Marmara Üniversite Hastanesi'nce düzenlenen 20.02.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda kadının akıl hastası olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin evlilik birliğini sürdürmesinin imkansız hale geldiğini, mal ve can güvenliği konusunda endişe duyduğunu, kadının değişen psikolojisi ile müvekkiline ve çocuklara zarar verebilme ihtimali bulunduğunu, yaşanan geçimsizlik nedeniyle büyük olaylara sebebiyet vermemek için müvekkilinin kendisine yeni bir ev kiralayarak orada yaşamaya başladığını iddia ederek; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 165 inci maddesi uyarınca akıl hastalığı nedeniyle boşanmalarına, velâyetin babaya verilmesine, çocuklar yararına aylık 1.500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, erkek yararına aylık 1.500,00 TL yoksulluk nafakasına, yasal faiziyle 50.000,00 TL maddî ve 100.000,00...

CEVAP 1.Davalı-davacı erkek tarafından, davacı davalı kadın tarafından açılan boşanma davasına yasal süresi içerisinde cevap verilmemiştir. 2.Davalı-davacı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde özetle, davacı-davalı kadının mental retardasyon hastalığı nedeni ile kısıtlandığını, müvekkilinin evliliği yaparken karşı tarafın akıl hastası olduğunu bilmediğini, davacı-davalı kadının akıl hastası olduğunu ve bunun süreklilik arz ettiğini yeni öğrendiğini, taraflar arasında davacı-davalı kadının akıl hastası olması nedeni ile sorunların çıktığını belirterek, evliliğin mutlak butlan sebebi ile iptaline olmadığı takdirde tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 3.Davalı-davacı erkek vekili 15.01.2020 tarihli celsedeki imzalı beyanı ile mutlak butlan nedeni ile evliliğin iptali taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. V....

Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece davalı-davacı erkeğin boşanma davasının akıl hastalığı sebebine (TMK m.165) dayalı olduğu kabul edilerek davasının reddine karar verilmiştir. Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ise hakime aittir. Davalı-davacı erkek dava dilekçesinde eşinin psikolojik rahatsızlıkları olduğuna maddi vakıa olarak belirtmiş, bunun dışında başka vakıalarada dayanarak boşanmaya karar verilmesini istemiştir. Ayrıca mahkemece yapılan ön inceleme duruşmasında da davanın evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı olduğu belirlenmiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında davalı-davacı erkeğin delillerinin Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi kapsamında değerlendirilip sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir....

Ancak TMK’nın 147/2. maddesinde “Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir” hükmü düzenleme altına alınmıştır. Bu maddeye göre, ayırt etme gücü olmayan bir kimse, evlenme sözleşmesi yapıldıktan sonra ayırt etme gücüne kavuşmuşsa, artık Cumhuriyet Savcısı, ilgililer ve diğer eşin mutlak butlan davası açamayacağı belirtilmiştir. Aynı husus evlenmeye engel olacak derecede akıl hastası olan eşin daha sonradan iyileşmesi ve bu durumun sağlık raporu ile de belgelenmesi hâlinde de geçerlidir. Bu iki hâlde (TMK m. 145 b.2-3), yani ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan eş veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir....

, akıl hastalığı iddiası ile eşinin medeni haklarını kısıtlamak istediği, böylelikle taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin olduğu, geçimsizliğe sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları, eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün görülmediği gerekçesiyle evlilik birliğinin sarsılması sebebi ile boşanmaya karar verildiği belirtilmiştir....

Mahkemece,taraflarca açılan her iki boşanma davasının kabulüne, kadının ziynet eşyası alacağının ise kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.12.2015 tarih ve 2015/7159 esas 2015/23548 karar sayılı ilamı ile” davalı karşı davacı kadının bipolar duygulanım bozukluğu ve unipoler depresyon rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğünün anlaşıldığı, davada kadının ruhsal rahatsızlığının ileri sürüldüğü ve bu iddianın dosya arasındaki bir kısım delil ile de doğrulandığı , Türk Medeni Kanununun 409/2. maddesinde akıl hastalığı veya akıl zayıflığı iddiası halinde bu durumun ancak resmi sağlık kurulu raporu ile tespit edileceğinin belirtildiği bu durumda tek hekim tarafından verilen 27.06.2013 tarihli raporun yeterli olmadığı bu durumda mahkemece bu hususun bekletici mesele yapılarak kadının kısıtlanmasını gerektirecek bir durumun varlığının tespiti konusunda vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunması veya kendiliğinden bu konuda kadının...

davasında mahkemenin eşinin akıl sağlığının yerinde olup olmadığı hususunda rapor talebinde bulunduğunu beyan etmesi, sanık müdafiinin de temyiz dilekçesinde sanığın psikolojik sorunları olduğunu belirtmesi karşısında, sanığın varsa önceki tüm tedavi evraklarının temin edilerek suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nin 32/1. ve 32/2. maddeleri kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan, tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden veya Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.derece), orta (2. ve 3. derece) ve ağır (4., 5. ve 6. derece) olarak sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat...

hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bundan dolayı olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamayacağı, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, durumunun hekim olmayanlar ile kendisini tanıyanlar ve çevresinde yaşayanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği hususlarında İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. ihtisas kurulundan rapor alındıktan sonra neticesine göre uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, babası olan sanık ...'...

UYAP Entegrasyonu