Hukuk Muhakemeleri Kanununun 282. maddelerinde belirtildiği gibi bilirkişinin “oy ve görüşü” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir. Hele ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen TMK'nin 409/2. maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadın ve ailesinin hileli eylemleri nedeniyle erkeğin iradesi sakatlanmak suretiyle evliliğin gerçekleştiğini ve bir müddet devam ettiğini, evlilik öncesinde var olan hastalığı gizlediklerini, kadının anormal davranışlar sergilediğini, olmamış bir şeyi olmuş gibi anlattığını, akli melekelerini kaybedip söz konusu davranışları sergilediğini, ev eşyalarına sürekli zarar verdiğini, sürekli tehdit ettiğini, sürekli sevmediğini, istemediğini söylediğini, erkek ve ailesine sürekli şiddet uyguladığını, sürekli kendine zarar verdiğini, ev işlerini yapmadığını belirterek evliliğin butlan sebebiyle iptaline, aksi durumda akıl hastalığı sebebiyle evlilik birliği sarsıldığından tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, nafakaya ÜFE/TÜFE oranında artış uygulanmasına, müvekkili lehine 250.000,00 TL maddî ve 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.18.11.2014(Salı) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI Davacı boşanma davasını, eşinin genital rahatsızlığı nedeniyle cinsel ilişkiden kaçındığı iddiasına dayandırmıştır. Dairemizde 24.09.2012 tarih 2012/5457 esas, 2012/22310 karar sayılı ilamında davacının davasını, eşinin genital rahatsızlığına dayandırdığını kabul etmiştir. Yerel mahkeme, davacının iddiası ve dairemizin bozması doğrultusunda davalıyı ... Üniversitesi Hastanesine sevkederek raporunu aldırmıştır. Alınan 11.07.2013 tarihli rapordan davalının genital bir rahatsızlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Akıl hastalığı dışında hiçbir hastalık tedaviden kaçınılmadığı sürece boşanma nedeni oluşturmaz....
Temyiz Sebepleri Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki kanun yolu itirazlarını tekrar ederek, ayrıca akıl hastalığı sebebine dayanılmadığını, akıl hastalığı olduğuna dair delil olmamakla birlikte akıl zayıflığı halinde de evliliğin devamına ve davalının yükümlülüklerine engel bir hal olup olmadığı hususunda da rapor alınması gerektiğini belirterek, kusur belirlemesi ve boşanma davasının reddi yönünden temyiz başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosya arasında bulunan. Bor Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/540 esas, 2006/98 karar sayılı vesayet dosyasının, 02.03.2006 tarihli kararı ile davalı erkeğin kısıtlanarak annesi ...'ın velayeti altında bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın ise boşanma davasını 16.01.2014 tarihinde açmıştır. Dava tarihinden önce davalı erkeğin Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan "‘akıl hastalığı ve akıl zayıflığı” sebebiyle kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı "tam ehliyetsizdir’" (TMK md. 14) Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir (HMK md.51). Buna göre, fiil (medeni hakları kullanma) ehliyetine sahip olan, dava ehliyetine de sahiptir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, kadın tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılmış, dava devam ederken usulünce yapılan ıslahla Türk Medeni Kanunu'nun 165. maddesinde düzenlenen akıl hastalığına dayalı boşanma davasına dönüştürülmüştür. Davalı erkeğin ... Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2014/139 Esas, 2014/171 karar sayılı ilamı ile kısıtlanmış olduğu görülmüştür. ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı erkeğin mirasçıları tarafından kusur belirlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Toplanan delillerden; davacı erkeğin ölmeden önce Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanarak vesayet altına alındığı anlaşılmaktadır. Akıl hastasının davranışları iradi olmadığından fiil ehliyeti ve bu kapsamda kusur sorumluluğu bulunmamaktadır (TMK m. 14, 15). Bu nedenle davacı erkeğe kusur yüklenemez. Zira vefat eden erkeğin hastalığı döneminde eşiyle ilgilenmeyen davalı kadın tam kusurludur....
Türk Medeni Kanunu’nun 405. maddesine göre ise; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır ve görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idarî makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar. Bu maddeye dayanılarak kısıtlamaya karar verilebilmesi için akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebinin varlığının kanıtlanması gereklidir. Ayrıca akıl hastalığı ya da akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişi kısıtlanacaktır. Yasa koyucu vesayet konusunda kısıtlamanın ağır sonuçlar içermesi nedeniyle aşamalar öngörmüştür. Kişinin kısıtlanması son çare olarak kabul edilmiştir....
Mahkemece davacı-davalı kadın için .....Kurulunca düzenlenen sağlık kurulu raporunda "davacı-davalı kadında mevcut psikotik bozukluk denilen akıl hastalığının halen remisyonda olduğu, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber, korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerektiğinden kendisine bir yasal danışman tayininin uygun olduğu" belirtilmiştir. Söz konusu rapor hüküm kurmak için yeterli kabul edilemez. Mahkemece yapılacak iş, davacı-davalı kadının evlenme tarihinde sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunup bulunmadığı ve yine evlenme tarihinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunup bulunmadığı yönünde rapor almak ve bundan sonra tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonucu uyarınca bir karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu gereklilik yerine getirilmeksizin eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir....
Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/209-508 K. sayılı vesayet dosyasının tetkikinden erkeğin kısıtlılık halinin bedensel engelinden kaynaklandığı, bu haliyle erkeğin iradesini sakatlayan bir akıl hastalığı durumunun olmadığı sonucuna ulaşılmasına rağmen, davalı erkeğin, eşinin yanında kalmasını istediğine dair bir hareketi dosya kapsamından ispatlanamamıştır. Bu şartlar altında kadından evliliği yürütmesini beklemek hayatın olağan akışına ve evliliğin ruhuna aykırıdır. Açıklanan nedenlerle kadının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi. 12.05.2022 (Per.)...


