Mahkemece; "tanık beyanları ve toplanan deliller neticesinde, davalının 300,00 TL lik kira geliri dışında başkaca gelirinin olmadığını, davalı için aylık 450,00 TL tedbir nafakasına hükmedilerek tüm dosya kapsamı ve alınan tanık beyanlarıyla da sabit olmakla" şeklinde yazılan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne ve yoksulluk nafakasın 450 TL'ye düşürülmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir. Dava, yoksulluk nafakasının kaldırılması veya azaltılması istemine ilişkindir. Bir mahkeme kararının gerekçesi, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar; kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir....
ve iştirak nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine, kadının tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddine ve 3.000,00 TL maddî, 3.000,00 TL manevî tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine karar verilmiştir....
, hükmolunan tedbir nafakasının velâyete ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren iştirak nafakası olarak devamına, davacı kadın yararına aylık 600,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, davacı kadın yararına 20.000,00 TL maddî, 15.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, nafakalar ve tazminatların miktarları, aile konutu şerhi talebi hakkında verilen karar ve tedbir nafakasının belli zaman aralığında kaldırılması yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından, kendi boşanma davasının reddi, kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 14.11.2017 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı ... vekili Av. ...ile karşı taraf duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı ... vekili Av. ... geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü....
Temyiz Sebepleri 1.... erkek vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle, kadın lehine hükmedilen tedbir nafakası ve maddî tazminatın miktarlarının yüksek olduğu ve kaldırılması gerektiği belirtilerek; hükmedilen tedbir nafakası ve maddî tazminat yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-davacı kadın vekili temyiz dilekçesinde özetle, erkeğin kadını aldattığı ve fiziksel şiddet uyguladığının ispatlandığı, erkeğin maddî durumunun çok iyi olduğu, tek başına sahip olduğu şirketin bir yıllık satışının milyonlarca lira olduğunu, bu nednelerle hükmedilen maddî tazminat ve tedbir nafakasının miktarlarının çok düşük olduğunu, yoksulluk nafakasının ve manevî tazminatın kabulü gerektiğini, kadının özel okulda öğretmen olduğunu ve işsiz kalma ihtimali olduğunu, hala kira ödediğini, malvarlığı bulunmadığını belirterek; kusur belirlemesi, hükmedilen tedbir nafakası ve maddî tazminatın miktarı, reddedilen yoksulluk nafakası ve manevî tazminat yönlerinden kararın...
CEVAP 1.Davalı-davacı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; boşanma kararından sonra değişen olaylar olduğunu, nafakanın kaldırılması için dava açtıklarını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı-davacı erkek birleşen dava dilekçesinde özetle; sosyal ekonomik durumlarında değişiklikler olduğunu karşı tarafın çalıştığını, hatta iş yeri sahibi olduğunu, Almanya devletinden almış olduğu desteğin kalkmaması için iş yerine üzerine almadığını ileri sürerek 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesi gereğince kadının davasının reddine, davasının kabulüne, nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
Davalı; aynı iş yerinde çalışmayı sürdüren davacının, boşanma davası devam ederken hükmedilen tedbir nafakalarını dahi ödemediğini, kendisinin ve çocuklarınının zor şartlar altında bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davacının ekonomik gücünün yerinde olduğu, nafaka miktarının indirilmesi ya da kaldırılmasını gerektirir mevcut bir durumunun oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 29.02.2016 tarih, 2015/17237 esas, 2016/2780 karar sayılı ilamı ile tarafların sosyal ekonomik durumları başlangıçtaki denge gözetilerek yoksulluk nafakasında indirimin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuştur....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.04.2022 tarihli ve 2019/1387 Esas, 2022/290 Karar sayılı kararıyla; 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası koşullarının oluştuğu, tarafların fiili ayrılık süresinde ayrı yaşamalarına ve evlilik birliğini fiilen devam ettirememelerine her iki tarafın da eşit kusurlu olarak sebebiyet verdiği, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; erkeğin tam kusurlu olduğu, tam kusurlu eşin boşanma davası açma hakkının bulunmadığı gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca boşanmalarına, birleşen davanın reddine, ortak çocukların velâyetinin anneye tevdiine, çocuklar için ayrı ayrı aylık 300,00 TL tedbir nafakasına, tedbir nafakasının karar tarihi itibari ile ayrı ayrı aylık 650,00 TL'ye çıkartılmasına, kararın kesinleşmesinden sonra aynı miktarın iştirak nafakası olarak devamına, ... kadının tedbir ve yoksulluk nafakası ve tazminat taleplerinin reddine...
nın velâyetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında kişisel ilişki kurulmasına, 16.10.2018 tarihinde kurulan tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, sonrasında 2.500,00 TL iştirak nafakası olarak devamına davacı kadın lehine 16.10.2018 tarihinde kurulan tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar devamına, sonrasında 3.000,00 TL yoksulluk nafakası olarak devamına, yargılama sırasında reşit olan ortak çocuk Simay hakkında velâyet, kişisel ilişki ve nafaka talepleri hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacı kadın yararına 70.000,00 TL maddî, 45.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin manevî tazminat talebinin reddine, kadının birleşen zina hukuki sebebine dayalı boşanma davasının, zinanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Davacı-birleşen davalı (erkek) vekili, davalının çocukla ve evle ilgilenmediğini, saygısız davranışlarını müvekkilinin müşterek çocukların hatırına sineye çektiğini ancak geçimsizliğin devam ettiğini ileri sürerek boşanma kararı ile birlikte davalının velayeti istememesi sebebiyle velayetin müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı-birleşen davacı (kadın) vekili, davacı erkeğin uyuşturucu kullandığını, uyuşturucunun etkisinde iken müvekkiline hor ve kaba davrandığını, müvekkilinin yokluğunda evin eşyalarının yok edildiğini ileri sürerek Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, velayetin müvekkiline tevdiine, aşağılamaları, hakaretleri nedeni ile 100.000,00 TL manevi tazminata, müvekkili için 1.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, küçük .... için 1.000,00 TL, küçük ..... için 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir....


