WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

başvurmadan, kefile başvurmasının mümkün olmadığını beyan ederek takibin taliki ve iptalini istediği, mahkemece itiraz ile takibin durdurulduğu, dosyanın infazen işlemden kaldırıldığı, bu haliyle borçlunun, takibin iptaline ilişkin dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 62. maddesi gereğince takibin durdurulmuş olması, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 10. maddesinden kaynaklanan şikayet ile İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinden kaynaklanan şikayetin incelenmesine engel olmadığı gibi her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilip karara bağlanması gerekeceği dikkate alındığında şikayet tarihinden sonra borcun ödenmiş olması da keza anılan şikayetlerin incelenmesine engel değildir....

İİK'nun 170/a-2 maddesine göre de; icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. Aynı Kanunun 18/3. maddesinde ise; “Aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir” hükmü yer almaktadır. Yukarıda açıklanan yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı ile takip alacaklısının yetkili hamil olmadığına yönelik şikayeti yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilemez....

Şti, ... ve ...’a tebliği üzerine, borçlular vekilinin, 11.01.2011 tarihinde icra müdürlüğü nezdinde yetkiye, borca ve faize itirazda bulunduğu ve yine aynı tarihte ödeme emrinin iptali talebiyle İcra Mahkemesi'ne şikayet yoluna başvurduğu, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 21.02.2011 tarih ve 2011/43 E, 2011/238 K. sayılı kararıyla borçlulara tebliğ edilen ödeme emrinin iptaline karar verildiği, yeni ödeme emrinin 07.05.2011 tarihinde borçlulardan ...’a, 23.05.2011 tarihinde ise ...’na tebliğ edildiği, ancak ... Turizm …. Ltd. Şti.ne tebliğ edilen ödeme emrinin bulunmadığı anlaşılmıştır.İcra mahkemesince ödeme emrinin iptalinden sonra gönderilen ikinci ödeme emrine karşı borçlunun yeniden itiraz ve şikayet hakkı doğduğundan önceki itirazlar yeni ödeme emri tebliğinden sonra hukuki bir sonuç doğurmaz. Somut olayda; borçlu ... Turizm …. Ltd....

İİK'nun 170/a maddesi gereğince icra mahkemesi, müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyla, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re'sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. Buna göre borçlunun İİK.nun 168.maddesinde yazılı yasal 5 günlük sürede borca yada imzaya itiraz etmesi veya zamanaşımı itirazında bulunması durumunda, takip konusu belgenin kambiyo senedi vasfını haiz olmadığının ve dolayısıyla alacaklının kambiyo senetlerine özgü yol ile takip hakkının bulunmadığının tespit edilmesi halinde, diğer itiraz nedenleri incelenmeksizin İİK'nun 170/a maddesi uyarınca re'sen takibin iptaline karar verilmesi gerekir. 6102 Sayılı TTK'nun 776/1-e maddesi gereğince, bonoda lehtarın ad ve soyadının yazılı olması zorunludur....

nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Dolayısıyla, itiraz hakkında İİK.'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup, anılan maddenin 5. fıkrasında; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur” hükmüne yer verilmiştir. Aynı maddenin 6. fıkrasında ise; borçlunun itirazının, icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, borçlunun isteği üzerine, kötü niyeti veya ağır kusurunun bulunması koşuluyla alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda, takip konusu çekte muteriz borçlu şirketlerin cirolarının iptal edildiği görülmüş olup, buna göre İlk Derece Mahkemesince, borçluların borca itirazı kabul edilerek, İİK.'...

Bu durumda, mahkemece, şikayet ve itiraz hususları incelenerek oluşacak sonuca göre ve taleplerden her biri hakkında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle, bozmadan önce verilen kararla bağlı olmaksızın aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarrufun iptali davasında taraf olarak yer alan üçüncü kişinin şikayet ve itiraz etmekte aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK'nın 277 ve 283. maddeleri 3....

DAVA Borçlular lehdar ve ciranta şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız takipte, sair nedenlerle birlikte, takibin dayanağı olan bononun şikayetçi borçlu ...tarafından şikayetçi borçlu şirkete ciro edildiğini, dayanak bononun şikayetçi borçlu ...tarafından kaybedildiğini, davalı alacaklının takip öncesinde keşideciyi protesto etmemesi nedeniyle takip hakkını kaybettiğini, davalı alacaklı ile aralarında herhangi bir ilişki bulunmadığını ileri sürerek takibin iptali ile davalı alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; takibe dayanak bonodaki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, borca itiraz ve şikayetin kötü niyetli olarak yapıldığını savunarak şikayetin reddi ile borçlular aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. III....

Taraflar arasındaki borca itiraz ve şikayet uyuşmazlığından dolayı yapılan inceleme sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın ve alacaklının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Kararın muteriz borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı muteriz borçlular tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

H..D... tarafından verilen 26.7.2004 tarihli dilekçeyle borca itiraz edilmiş, takip durmuştur.Alacaklı vekili, takip dosyasına verdiği dilekçeyle, Av. H...D...’un Baro levhasında kaydının bulunmadığını, o nedenle yapılan itirazın geçersiz olduğunu, takibin kesinleştiğini ileri sürüp, haciz kararı verilmesini istemiş; istek icra müdürünce reddedilmiştir. Eldeki davada, icra müdürünün bu işleminin şikayet yoluyla iptali istenilmektedir.Av. H... D...’un adının, mali yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle, İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’nun 28.3.2002 günlü kararıyla Baro Levhasından silindiği, gerek icra takibinde borca itiraz dilekçesinin verildiği 26.7.2004 tarihinde ve gerekse eldeki davanın açıldığı 17.8.2004 tarihinde, levhada adının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada Yerel Mahkemece verilen davanın (şikayetin) reddine dair 2.12.2004 günlü karar, Özel Dairece 18.3.2005 günlü ilamla bozulmuştur....

UYAP Entegrasyonu