WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dava dosyası ile borca ve imzaya itiraz davası açtığını, bu davanın da reddedildiğini ve lehlerine sonuçlandığını, davalının müvekkilini iki kez haksız yere savcılığa şikayet ettiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... ve ... soruşturma dosyalarında da takipsizlik kararı verilerek bu dosyaların da lehlerine sonuçlandığını, hukuki yoldan başvuruları aleyhine sonuçlanan ve açtığı tüm davaları kaybeden davalının hukuk dışı yollara başvurmaya karar verdiğini, şirketi basıp küfür ve hakaretlerle müşterileri ve davacıyı rahatsız ettiğini, akabinde şirketi gerçek olmayan bir borç ilişkisi ile danışıklı olarak senetle 320.000,00-TL borçlandırdığını, buna istinaden şirkete .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile haksız icra takibi yapıldığını, akabinde müvekkili tarafından şirketi savunma amaçlı imzaya ve borca itiraz davası açılmasına karşılık, .......

Ancak borçlunun yeni ödeme emri tebliğinden itibaren süresi içinde icra mahkemesinde borca itiraz hakkını kullanabilmesi ilk çıkan ödeme emrine karşı icra mahkemesinde borca itiraz etmemiş olmasına bağlıdır. Aksi hâlde derdestlik itirazı söz konusu olur. Aynı ödeme emrinin farklı tarihlerde tebliğ edilmiş olması ödeme emirlerinin birbirinden farklı olduğu anlamına gelmez. Ödeme emrine karşı icra mahkemesinde borca itiraz görülmekte iken aynı ödeme emrinin ikinci kez tebliği üzerine yapılan borca itirazın derdestlik nedeniyle reddi usul ve yasaya uygundur. Anılan karar sonrasında derdest olan borca itirazın icra mahkemesince süreden reddedilmesi ve bu kararın onanarak kesinleşmiş olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır....

İcra mahkemesinde icra takibine yönelik itiraz ve şikayetler bu dava kapsamı içine girmez. Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan hesap tablosuna ilişkin şikayet ve mahkemece verilen kararın temyizi icra muamelelerini durdurmadığı gibi tek başına da zamanaşımını kesmez. Aynı şekilde İİK'nun 22. maddesine göre; “şikayet, icra mahkemesince karar verilmedikçe icrayı durdurmaz.” Ancak icra mahkemesince takibin tedbiren durdurulmasına dair bir karar verilmişse zamanaşımı bu süre içerisinde işlemez. Takip dosyası incelendiğinde; borçlu aleyhinde genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptaline ilişkin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16.12.2004 tarih ve 2000/1093 E. - 2004/1258 K. sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulü ile takibin 47.071 USD üzerinden devamına karar verildiği, bu hükmün temyizi üzerine Yargıtay 19....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; Borçlular aleyhine limit ipoteğine dayalı olarak başlatılan ilamlı icra takibine karşı borçlular vekilinin icra mahkemesinden, sair şikayetinin yanında yapılan takipte, ipotek limiti aşar şekilde talepte bulunulduğunu ve gönderilen hesap kat ihtarına süresi içinde itiraz edildiğini belirterek borca ilişkin itirazları nedeniyle takibin iptalini talep etmiş, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmüştür. İİK.'...

ŞİKAYET Şikayetçi borçlu vekili şikayet dilekçesinde, ödeme emrine ilişkin tebligatın usulsüz yapıldığını, takipten 22.03.2021 tarihinde haberdar olduklarını, borçlunun faal olduğu adresine gönderilen tebligatın "muhatabın adreste ikamet edip etmediğinin tespit edilemediği" belirtilerek iade edilmesi üzerine TK'nın 35. maddesi uyarınca yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, borçlunun adresten ayrılmış ya da taşınmış olmaması nedeni ile adreste bulunmama halinde TK'nın 21.maddesine göre tebligat yapılması gerektiğini, ayrıca arabuluculuk sürecinde borca da itiraz eden vekilleri olduğu halde vekile tebligat yapılmadığını ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı vekili cevap dilekçesinde, tebligatın usulüne uygun olduğunu belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin, takibe konu senetlerin TL cinsinden olmasının rağmen TL ibarelerinin üzeri çizilmek suretiyle EURO cinsine çevrildiğine yönelik borca itirazın reddine yönelik kararının, borcun ödendiğine yönelik borca itirazın reddine yönelik kararının, senet üzerinde borçlu şirketin adının yer aldığından bahisle borca itirazın reddine dair kararının, tarafların tazminat isteminin reddine dair kararının yerinde olduğu, ancak İlk Derce Mahkemesinin senetlerin kambiyo vasfına haiz olduğu gerekçesinin kendi içinde çelişkili olduğu, davacı şirketin adının yer aldığı kaşenin bonolarda bulunduğu yer itibariyle davacı şirketin de bonoların düzenleyenlerinden biri olduğundan senetlerin kambiyo vasfında olduğu sonucuna varıldığı, üstelik işlemiş faize yönelik itiraz "borca itiraz" olduğu halde itirazın kabul edilen kısmı yönünden "takibin durdurulmasına" karar verilmesi gerekirken "takibin iptaline...

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayet olunanlar dosyasında konulan haczin tarihinin tapu kaydında 02.05.2017 olarak gözüktüğü, yine icra müdürlüğünce satışı yapılan taşınmaza ilişkin haciz konulmasına dair yazılan müzekkere tarihinin de 28.04.2017 tarihi olduğu, her ne kadar icra müdürlüğünce haciz koyma tarihinin 26.09.2016 tarihi olarak düzeltilmesine ilişkin 06.11.2019 tarihli karar verilmiş ise de; icra müdürlüğünce bu karara ilişkin olarak tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmadığı, kaldı ki icra müdürlüğünün re'sen haciz tarihinin düzeltilmesine ilişkin kendiliğinden karar veremeyeceği, bu hususun ancak şikayet yolu ile düzeltilebileceği, bu durumda şikayetçinin haciz tarihinin şikayet olunanların haciz tarihinden önce olduğu, ancak şikayet olunanlar dosyasında borca tiraz edildiği, bu itiraz üzerine şikayet olunanlar tarafından itirazın iptaline ilişkin dava açıldığı, itirazın iptali davasının açıldığı tarih, ilk haczi...

Karar sayılı kararı ile ; talebe konu bononun yasal zorunluluk unsurlarının bulunduğu, vade tarihinin geçmiş olduğu, bu hali ile İİK 257 maddesi gereği aranan şartları oluştuğu gerekçesi ile % 15 oranında teminat yatırıldığı takdirde borçluların taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı ( 20.000.000,00 TL ) üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili tarafından itiraz dilekçesi ile; senedin sahte olduğuna ilişkin Reyhanlı İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz davası açtıklarını, müvekkili ... ... ile alacaklı davalı ... ...'ın eski eşi olup boşandıklarını, aralarında İskenderun Mahkemelerinde dava , şikayet ve icra takibine konu edilmiş onlarca dava dosyası bulunduğunu, ... ...'...

Karşı taraf alacaklılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde; davanın şikayet olarak nitelenen borca itiraz davası olduğu, ilamlı icrada borca itiraz yolunun kapalı olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği halde mahkemece gerekçelendirilmeden inkar tazminatına hükmedilmeyeceği, icra emrinde talep edilen hesapla bilirkişi hesabı arasında ufak fark bulunduğu, raporu kabul etmediklerini beyan ettikleri halde davanın kısmen kabulünün hatalı olduğu, şikayetçi borçlu aleyhine tazminata karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. C....

Mahkemece davacının esasen ödeme emrinde yer alan faiz oranı ve miktarına itiraz ettiği, takip bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü takip olduğu için borçlunun faize itirazlarını ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 günlük yasal süre içinde şikayet yoluyla ileri sürmesi gerektiği, davacı-borçlu takipten 18/04/2003 tarihinde haberdar olduğunu ileri sürdüğüne ve yasal süre içinde borca ve faize itiraz etmediğine göre iş bu davaya konu faiz oranı ve miktarının kesinleştiğini, alacaklının kötüniyetle takip yaptığına dair delil de sunulmadığı gerekçeleri ile hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....

UYAP Entegrasyonu