İcra Hukuk Mahkemesi Alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibinde, borçlunun borca ve imzaya itirazı üzerine yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.İTİRAZ Borçlu itiraz dilekçesinde; alacaklıya olan borcunu kabul etmediğini, takibe konu senedi kabul etmediğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek itirazının kabulünü talep etmiştir. II....
Dava, zamanaşımına uğramış bonoya dayalı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, temlik alınan icra dosyasının dayanağı bono zamanaşımına uğramış ise de, davalıların temel ilişkiyi ikrar eden ifadelerinin olduğunu, bonodaki imzaların davalılara ait olduğunu, alacağın tahsili için başlatılan takibin itiraz sonucu durduğunu iddia ederek davalı borçluların haksız itirazın iptalini ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiş, davalılar ise zamanmaşımı itirazı ile birlikte, davacıya alacağını temlik eden dava dışı ---- ile aralarında temel ilişki bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmişlerdir....
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, borçlunun yapılan takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacak likit olduğundan alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalının üzerinde bulunan malvarlığının 3.kişilere devretme durumu mevcut olduğundan davalıya ait malvarlıklarının resmi kayıtlarına ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulünce tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, bonoya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin 09/09/2020 tarihinde UYAP sistemi üzerinden elektronik imzalı olarak ibraz ettiği dilekçesi ile müvekkili ...'...
Esas sayılı dosya üzerinden ilamsız takibe geçildiği, davalı tarafça yapılan itiraz üzerine takibin durduğu, davacı tarafça eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir....
Davalı tarafından davacı aleyhine 10.11.2009 tarihinde, 09.10.2009 vadeli 27.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak takibe geçilmiş, ödeme emri borçluya 16.12.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Borçlu 26.11.2009 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmeden önce takip konusu borcu icra dosyasına ödemiştir. Takip borçlusu ... ödeme emri tebliğinden sonra süresinde 21.12.2009 tarihinde icra takibine itiraz ederek icra takibinin iptalini istemiştir. İcra Mahkemesinin 22.04.2011 tarihli kararı ile 2009/1431 sayılı icra takibinin iptaline karar verilmiş, bu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2012 tarih, 2011/21486 esas, 2012/6898 karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Takip borçlusu 22.12.2011 tarihli dava dilekçesi ile icra takibinin icra mahkemesince iptal edildiğini, bu nedenle davalıya ödenen paranın iade edilmesi gerektiğini, bu amaçla 15.12.2011 tarihinde takibe geçtiğini, davalı borçlunun (...) takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali davası açmıştır....
Borçlunun 04/03/2016 tarihinde, İİK'nun 168/5. maddesi hükmüne göre yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurusunda dile getirdiği zamanaşımı iddiasının, hukuki tavsifin hakime ait olduğu dikkate alınarak; takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazı olarak kabulü gerekir. Bu halde, İİK'nun 169/a-5. fıkrası uyarınca; “İtirazın kabulü kararı ile takip durur.” 15/04/2002 vade tarihli bonoya ilişkin olarak alacaklı, 25/02/2004 tarihinde icra takibine başladığından 3 yıllık zamanaşımı kesilmiştir. Bu tarihten sonra zamanaşımını kesecek şekilde tebligat gönderilmesi,adres araştırması gibi işlemler yapılmış ise de, 15/02/2010 tarihinden ödeme emrinin tebliğ edildiği 02/03/2016 tarihine kadar zamanaşımını kesen bir icra takip işlemi yapılmadığından, borçlunun, bonoya ilişkin takibin kesinleşmesinden önceki zamanaşımı itirazının kabulü gerekmektedir....
DAVALININ CEVABI :Davalı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak olan bononun müvekkili tarafından keşide edilmediğini, bonoda yer alan imzaların müvekkiline ait olmadığını, dava dosyasına sunulan bonoya dayalı alacak hakkın zamanaşımına uğradığından davanın reddine, alacak miktarının % 20' sinden az olmamak kaydıyla davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve G E R E K Ç E : Dava; zaman aşımına uğramış olan bonodan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir....
İcra Müdürlüğü’nün 2017/4896 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine davalının herhangi bir borcu bulunmadığı ve borç olsa bile alacağın zamanaşımına uğramış olduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini, haksız olan bu itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ait aracın tamiratının yapıldığını, tamirat bedelinin 4.232 TL tuttuğunu, davalının bu bedeli sigortadan tahsil etmesine rağmen davacı şirketi herhangi bir ödeme yapmadığını, 14. İcra Müdürlüğünün 2011/8427 Esas sayılı dosyası ile tamirat bedeline ilişkin yapılan takibe davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek, davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibine karşı borçlu icra mahkemesine başvurusunda, takibin kesinleşmesinden önceki devreye ilişkin zamanaşımı itirazında bulunarak takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, zamanaşımı itirazının kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, anılan karara karşı alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın alacaklı vekilince temyiz edildiği anlaşılmaktadır....


