WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

CEVAP Davalı-davacı kadın vekili cevap ve birleşen dava dilekçesinde özetle; iddiaların asılsız olduğunu, erkeğin açtığı boşanma davasından sonra ceza dosyasından vazgeçmem ve borç olarak 3 adet bilezik verilmesi halinde evine döneceğini beyan ettiğini, kadının kabul ettiğini, erkeğin eve döndüğünü ancak boşanma davasından vazgeçmediğini, sürekli şiddet uyguladığını, ailesinin de şiddetine maruz kaldığını, hakaret ve tehdit ettiğini, sürekli evi terk ettiğini, sadakatsiz davrandığını, aşağıladığını,evi terk ettikten sonra evin kira kontratını feshettiğini, evin elektrik ve suyunun kendi üstüne olan aboneliğini iptal ettirdiğini, iddia ederek asıl davanın reddine, 4721 sayılı Kanun’nun 166 ncı maddesi gereğince davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 1.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile kadın yararına 50.000,00 TL maddî ve 50.000,00 TL manevî tazminata, düğünde takılan 3 adet her biri 20 gram olan altın bileziğin aynen iadesine, aksi taktirde güncel...

Şöyle ki, davacı kadın boşanma davası açmak için evden ayrıldığında dava konusu edilen ziynet eşyalarının evde kaldığını ileri sürmüş, harcandığına yönelik iddiada bulunmamış, davalı koca ise düğünden sonra ziynetlerin davacıdan alınmadığını, onda kaldığını savunmuştur. Hayat deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başka bir anlatımla bunların davalı tarafın zilyetlik ve korumasına terk edilmesi olağan durumla bağdaşmaz. Diğer taraftan ziynet eşyası rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen, götürülebilen türden eşyalardandır. Bu nedenle evden ayrılmayı tasarlayan kadının bunları önceden götürmesi, gizlemesi her zaman mümkün olduğu gibi evden ayrılırken üzerinde götürmesi de mümkündür. Bunun sonucu olarak normal koşullarda ziynet eşyalarının kadının üzerinde olduğunun kabulü gerekir....

Ancak; a) Dosyada hacizli malların teslim amacı dışında tasarruf edildiğine ilişkin ikrar, tespit veya benzeri herhangi bir hususun olmaması karşısında; ayrıntıları Dairemizin 22.12.2009 tarih ve 2008/7470-2009/21076 ve 26.1.2010 tarih, 2008/6720-2010/777 ... kararlarında açıklandığı üzere, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin yalnızca kendisine teslim edilen eşyayı saklama ve iade etme yükümlülüğü bulunduğu ve somut olayda sanık tarafından hacizli malların teslim edildiği evi boşanma nedeniyle terk etmek zorunda kaldığını belirtmesi karşısında, savunma araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması. b) Kabule göre de; sanığın hacizli malın sahibi olduğu kabul edilmesine karşın TCK'nın 289/1. maddesinin son cümlesi gereğince cezadan indirim yapılmaması, Yasaya aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, davacı kadın yararına hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı erkeğin davacı kadına hakaret ettiğine ilişkin beyanların davacı kadından duyuma dayandığı, fiziksel şiddete dair tanık beyanlarından sonra fiili birlikteliğin devam ettiği, davalı erkeğe bu davranışları nedeniyle kusur izafe edilemeyeceği, ancak evlilik birliğinin sarsılmasında müşterek konutu terk edip, ortak hayattan kaçınan ve eşini uzun yıllar arayıp sormayan erkeğin kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı erkeğin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Dosya kapsamından; tarafların...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, üzerinde kat irtifakı kurulu 849 ada 20 parselde yer alan 1 nolu bağımsız bölümü iradesinin hata ve hileye uğratılması sonucu davalı eşine satış gibi göstererek devrettiğini, yapılan işlemin aslında bağış olduğunu, temlikten sonra davalının huzursuzluk çıkararak evi terk ettiğini, boşanma davası açtığını, dava konusu taşınmazın edinilmiş mallardan olmadığını ileri sürerek tapunun iptali ile adına tescilini istemiştir. Davalı, bedelini ödeyerek taşınmazı satın aldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Aile mahkemesi sıfatıyla, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairece, görev yönünden bozulmuş, mahkemece davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla devam olunarak davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'...

Katılan ile sanığın resmi nikahlı evli olup, aynı evde birlikte yaşadıkları; ancak geçinememeleri nedeniyle sanığın, boşanma davası açarak, birlikte yaşadıkları ikametteki bir takım ev eşyaları ile bir takım ziynet eşyalarını da yanına alıp, ortak konutu terk etmek suretiyle üzerine atılı olan güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; 5237 sayılı TCK'nın 167/1.a maddesi hükmüne göre; güveni kötüye suçunun haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin zararına olarak işlenmesi halinde bir cezaya hükmolunamayacağına ilişkin şahsi cezasızlık sebebinin düzenlendiği ve sanık ile katılan haklarında henüz ayrılık kararının verilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir....

ile imzaladığını, akabinde anlaşmalı olarak boşandıklarını ancak davalı tarafın anlaşmalı boşanma kararın istinaf ettiğini, davalının bu ve buna benzer çelişkili tutum ve davranışları olduğunu, tüm bu nedenlerle evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuklar ... ve ...'...

DAVA Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalının 2015 yılında evlendiklerini, ortak çocuklarının bulunmadığını, davalının evlilik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, evliliğin artık çekilmez hal aldığını, davalının fiziksel ve ruhsal birlikteliğin yanı sıra cinsel birliktelikten de uzak durduğunu, müvekkili ile yakınlaşmaktan imtina ettiğini, davalının çoğu kez evi terk ederek ailesinin yanına gittiğini, davalının en son 2016 Ocak-Şubat ayından itibaren evi terk ederek babasının evine gittiğini, bu tarihten sonra tarafların yaklaşık 5 yıldır fiili olarak ayrı yaşadığını, davalının müvekkilinden uzak durduğunu, cicim ayı bile yaşayamadıklarını, müvekkilinin eve geldiğinde bir sıcak yemek bulamadığını, yada yemeği yapmayı unuttuğunu söyleyerek sürekli yemeği yaktığını, annesi öldüğünde davalının müvekkilinin yanında olmadığını, destek olmadığını, kaçındığını beyan ederek, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle...

CEVAP Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının babasının vefatıyla kendisine iki daire kaldığını, davacının müşterek konutu terk ederek bu dairelerden birine taşındığını diğerinin de kirasını aldığını, araya başkalarını koyarak davacıyı evine döndürmeye çalıştığını ancak davacının eve dönmediğini, davacıya ... 2. Aile Mahkemesi'nin 2012/615 Esas sayılı kararı ile aylık 250,00 TL nafakası bağlandığını halen bu nafakanın maaşından kesilmek suretiyle ödendiğini, kendisine iftira ve hakaret eden, yalan söyleyen ve babasından birkaç daire miras kalması nedeniyle kendisini terk eden davacının açmış olduğu boşanma davasını kabul ettiğini, ancak davacının tam kusurlu olması nedeniyle fer'î taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....

İstinaf Sebepleri Davalı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul, yasa ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, taraflar arasında daha önce açılan iki boşanma davası olduğunu, İstanbul Anadolu 3. Aile Mahkemesi (Pendik 1. Aile) 2011/790 Esas sayılı dosyasında evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle açılan ilk boşanma davasının esastan reddine karar verilmiş ise de, aslında davacının dosyaya delil sunmaması ve davayı takip etmemesi nedeniyle usulden reddedilmiş bir dava olduğunu, İstanbul Anadolu 11....

UYAP Entegrasyonu