Gerek boşanma dosyasından gerekse iş bu dosyada dinlenen ve birbirini teyit eden tanık beyanlarından davacı kadının eşinden şiddet gördükten sonra ortak konutta intihara kalkıştığı, hastaneden çıkınca ise müşterek eve bir daha dönmediği, ziynetlerini alamadan evden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davacının, ziynet eşyalarının davalı yedinde kaldığını ispatlamış olduğunun kabulü gerekir. Bu durumun aksini, yani davacının önceki evi terk edişinde ziynetleri yanında götürdüğü savunmasını ise davalı kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece; davacı kadına ait ziynet eşyalarının miktar ve değeri taleple bağlı kalınmak koşulu ile belirlendikten sonra, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
B-İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların 1995 tarihinde evlendikleri, dava konusu taşınmazda yaşadıkları ve daha sonra yaşanan olaylar sonucu önce davalı erkek eşin evi terk ettiği, daha sonra kadın eşin bu evi terk ettiği ancak davalı erkek eşin evi terk etmesine kadar burada birlikte yaşadıkları, evliliğin halen devam ettiği ancak tarafların anlaşmazlık nedeniyle ayrı yaşadıkları, tarafların en son olarak birlikte oturdukları konutun davaya konu edilen konut olması karşısında aile konutu vasfının devam ettiği göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
Günü çocuğu görmek için ailesinin yanına gittiğini, çocuğu göstermediği gibi hakkında uzaklaştırma kararı çıkarttığını, çocuk ile arasında kişisel ilişki kurulmasını talep ve dava etmiştir. 2.Davacı-davalı erkek birleşen davaya cevap dilekçesinde özetle; 2018 kurban bayramında davalının ailesine ziyarete gelmediğini, ortak haneye dönmediğini, ailesine mesafeli kaldığını, geldiklerinde ilgilenmediğini, hizmetçi değilim dediğini, ailesinin müdahalelerine göz yumduğunu, terk etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, evi terk ederken eşyaları da götürdüğünü, altınları baba evine bıraktığını, bu nedenlerle birleşen davanın reddini istemiştir. II....
CEVAP Davalı-karşı davacı kadın cevap ve karşı dava dilekçesinde; taraflar arasında Tavas Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 2013/231 Esas sayılı dosyasında görülen boşanma davasının Mahkeme tarafından reddine karar verildiğini ve 21.01.2016 tarihinde kesinleştiğini, ortak yaşamın kurulamamasında davacı taraf kusurlu olduğunu, erkeğin evliliğin başından bu yana sürekli olarak ailesinden kadını sakladığını ve ailesi ile bağ kurmasının önüne geçtiğini, erkeğin sürekli olarak ortak haneyi terk ederek Bekilli’ye değişik bahanelerle gittiği ve 15 günden 3 aya varan sürelerle orada kaldığı olduğunu, sorumsuzca hareketlerle evliliği kesintiye uğrattığını, tarafların evlilik birliği içerisinde çocukları olmadığını, evlatlık olarak olsun veya tedavi yöntemleri ile olsun çocuk edinme hususunda hiç yapıcı davranmadığını, erkeğin Tavas’ta bulunan ortak haneyi 2012 yılı Ağustos ayı içerisinde sebepsiz yere terk ettiğini ileri sürerek asıl davanın reddine, erkeğin tam kusurlu olduğunu karşı davalarının...
Davalı ... vekili, tarafların davacı annenin müşterek haneyi haksız terki nedeniyle ayrı yaşadıklarını, çocuklarına cinsel taciz iddiasının gerçeği yansıtmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğunu, davacının annesinin müşterek hanede kalmasının manevi bağımsızlığı ortadan kaldırdığı ve davacının hakaretlerinin resmi zabıtlara da geçtiğini, davacı iddialarının küçüğün geleceğini açısından telafisi mümkün olmayacak şekilde ırza tasaddiye vardırılmasının velayetin davacıya verilemeyeceğinin de göstergesi olduğunu, davacının evi terk etmesi nedeniyle asıl kusurlu taraf olduğu ve bu nedenle tazminata hakkı olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur....
Temyiz Sebepleri Davacı-davalı vekili, kadının kusurlu olduğunu, kadının kişisel bakımını ihmali nedeniyle cinsel sorunların yaşandığını, kadının ilaç içmek suretiyle intihar girişimleri ile müvekkiline psikolojik baskı oluşturduğunu, asıl evi terk edenin kadın olduğunu, müvekkilinin kusurlu davranışının ispat edilemediğini, kusur yönünden hatalı niteleme nedeni ile boşanmanın fer'îleri yönünden verilen kararında hatalı olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü, kusur tespiti, yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1....
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkiline ağır hakaretlerde bulunduğunu, ilgisiz davrandığını, sosyal medyada çok vakit geçirdiğini, ailesini ve çocuğu ihmal ettiğini, evlilikten doğan vazifelerini yerine getirmediğini, davalının müvekkilini başka bir erkek ile aldattığını, evi terk ederek başkası ile zina halinde yaşadığını iddia ederek zina nedeniyle, kabul görmez ise şiddetli geçimsizlik nedeniyle tarafların boşanmalarına, müşterek çocuğun velâyetinin müvekkiline verilmesine, müşterek çocuk lehine 1.000,00 TL tedbir-iştirak nafakasına, müvekkili lehine 30.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki yapılan tasarrufun iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın görevsizlik nedeniyle dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davalının müvekkilinin kızı olduğunu, dava dışı eşin davacıyı terk etmeden yaklaşık 2.000.000,00 TL'yi bulan birikimini de uhdesine geçirdiğini ve müvekkili aleyhine ... 4....
, boşanma kararı verildiği takdirde iştirak nafakası olarak devamına, boşanma kararı verilmesi halinde 500.000,00 TL manevî ve 500.000,00 TL maddî tazminatın davacıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplanıp değerlendirildiği, usuli işlemlerin kanununa uygun olarak yerine getirildiği, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, bu itibarla tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda kusur durumlarına ilişkin yapılan değerlendirmede, boşanma veya ayrılık davası açılınca davanın devamı süresince gerekli olan özellikle eşlerin barınmasına, geçimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemlerin kendiliğinden alınması zorunlu olduğundan kadın lehine tedbir nafakasına karar verilmesinde ve nafakanın miktarında, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen, en azından eşinin maddîdesteğini yitiren, boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan erkek lehine maddîve manevî tazminat takdir edilmesinde, tarafların kusur dereceleri, tespit edilen ekonomik...


