WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

AŞ. bünyesinde görevli makine mühendisine yaptırıldığını, bu konuda düzenlenen faturanın da dava dilekçesi ekinde olduğunu, 2018 yılı Ağustos ve Eylül aylarında yapılan toplantı ve görüşmelerde adil ve hakkaniyetli şekilde davacıya düşen taşınır ve taşınmazların belirlenemediğini, bazı taşınmazların gerçek değerinden daha az tespit edildiğini, tüm mal varlığı değerinden güncel borçların mahsubundan sonra kalan kısmın 1/4'üne tekabül edecek taşınır ve taşınmazların davacıya verileceğinden bildirilen borç miktarının gerçeğe uygun olup olmadığının araştırıldığını, 07/08/2018 tarihinde şirketlerin borcunun 20.830.818,16 TL olduğunun bildirildiğini, davalı şirketler tarafından yalnızca borç bildirilmesi piyasa alacağının beyan edilmemesinin sulh olma imkanını ortadan kaldırdığını, taraflara ait tüm mal varlığı için mal paylaşımı protokolü hazırlandığını ancak protokolün davalılar tarafından ekonomik kriz ve kurdaki yükseliş nedeniyle bir kısım aktif mal varlığının şirketlerden çıkarılmasının...

in ise mağdurun kardeşi olması nedeniyle tarafsız olmasının düşünülemeyeceği, mağdurun ifadelerine bakıldığında çelişkiler bulunduğu ve kovuşturma aşamasındaki ifadesinde hazırlık aşamasına göre abartılı kısımlar olduğu, 21.09.2018 tarihli adli görüşme raporunda da mağdurun ifadesinin ve anlattığı olayın hayatın normal akışına uygun olmadığı, ifadelerinde boşluklar olduğu,ayrıntıya giremediğinin tespit edildiği, mağdurun annesinin kızına eniştesi tarafından gerçekleştirilen eylemleri gördüğünü ancak ses çıkarmadığını beyan etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın mağdurun annesi ve ablası ile aynı evde bulunurken bu kadar rahat bir biçimde mağdura yönelik farklı zamanlarda defalarca istismar eyleminde bulunması ve bunun net bir biçimde kimse tarafından görülmeyişinin olağan olmadığı,sanık ile mağdurun ablasının 2018 yılı Ağustos ayında boşanmaya karar vermelerinin ardından mal paylaşımı konusunda çekişmeli boşanma davası sürecinin başlamsından sonra mağdurun ve annesinin...

Yukarıda yapılan genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde,Davalı ... şirketinin uzun süreden beri kar dağıtmaması, şirketin mal varlığının ... ve ... şirketlerine aktarılarak ... şirketinin gayri faal hale getirilmesi, davalılar tarafından, davalı kişilerden ...'ın boşanma davası ile ilgili olarak ...'...

Aile Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2014/13 E., 2018/61 K. sayılı kararı ile; tarafların 31.12.1999 tarihinde evlendikleri, ortak çocuklarının bulunmadığı, her iki tarafında ikinci evlilikleri olduğu, kadının sorumluluklarını yerine getirmediği, erkeğin hastalığında onunla ilgilenmediği, evlilik birliği içerisindeki maddi beklentileri nedeniyle eşler arasındaki geçimsizliğin arttığı, her iki tarafın da birden fazla mal varlığının bulunduğu, 2010 yılında erkeğin ilk evliliğinden olan kızı Zeynep’in önerisi üzerine eşler arasında mal paylaşımı yapılması yönünde görüşmeler yapıldığı, kadın eşin bu görüşmelerde daha fazla mal istediği, Zeynep'in kadın eşe “sen hâlâ bu evden gitmedin mi, sen ne yüzsüz kadınsın, terbiyesiz kadın, annen sana hiç terbiye vermemiş, seni hiç yetiştirmemiş” şeklinde hakaret ettiği, erkeğin bu olaya bizzat şahit olmasına rağmen kızının bu sözlerine müdahalede bulunmadığı, her iki tarafın da evliliği maddiyattan ve mal ortaklığından ibaret gördükleri, birbirlerine...

Aile Mahkemesinin 16.01.2018 tarihli ve 2014/13 E., 2018/61 K. sayılı kararı ile; tarafların 31.12.1999 tarihinde evlendikleri, ortak çocuklarının bulunmadığı, her iki tarafında ikinci evlilikleri olduğu, kadının sorumluluklarını yerine getirmediği, erkeğin hastalığında onunla ilgilenmediği, evlilik birliği içerisindeki maddi beklentileri nedeniyle eşler arasındaki geçimsizliğin arttığı, her iki tarafın da birden fazla mal varlığının bulunduğu, 2010 yılında erkeğin ilk evliliğinden olan kızı Zeynep’in önerisi üzerine eşler arasında mal paylaşımı yapılması yönünde görüşmeler yapıldığı, kadın eşin bu görüşmelerde daha fazla mal istediği, Zeynep'in kadın eşe “sen hâlâ bu evden gitmedin mi, sen ne yüzsüz kadınsın, terbiyesiz kadın, annen sana hiç terbiye vermemiş, seni hiç yetiştirmemiş” şeklinde hakaret ettiği, erkeğin bu olaya bizzat şahit olmasına rağmen kızının bu sözlerine müdahalede bulunmadığı, her iki tarafın da evliliği maddiyattan ve mal ortaklığından ibaret gördükleri, birbirlerine...

CEVAP Davalı-davacı erkek vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; kadının, müvekkiline hakaret ettiğini, Cuma isimli kişiyle telefonlaşmaya ve mesajlaşmaya devam ettiğini, ortak çocuk Gülben'in bu davranışlara tahammül edemeyip annesini evden kovduğunu, kadının Cuma isimli şahısla aralarında geçen konuşmayı yanlışlıkla kocanın teleksekreterine kaydettiğini, kocanın da bu şekilde aldatıldığını öğrendiğini, bu olaydan sona tarafların Almanya'da noter aracılığıyla avukat huzurunda mal paylaşımı anlaşması yaptığını, anlaşma uyarınca kocanın kadına 85 bin EURO nakit verdiğini, kadının da Almanya ve Türkiye'deki ortak hisseleri devrettiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721Sayılı Kanun)166 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 250.000,00 TL maddî tazminat, 250.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir. III....

DAVA Davacı- karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde; kadının ani ruh hali değişimi olduğunu, belirli aralıklarla sinir ve ve öfke nöbetine girdiği, bu öfke nöbetleri sırasında eline geçirdiği kumandayı, çay bardağını veya cam kaseyi fırlatmakta, tava gibi mutfak eşyaları ile mutfak tezgahına vurduğunu, kadının bahsedilen bu eşyaları müvekkile fırlattığı zamanların da olduğunu, evlilik birliğinin devamı boyunca eşinin tedavi olması için elinden geleni yaptığını, fakat ne kadar çabalarsa çabalasın eşini tedavi olmaya ikna edemediğini, kadının en küçük tartışmalarında bile müvekkile karşı beddua ettiğini hakaret etmekte asılsız şikayette bulunma yoluyla tehdit ettiğini ve sindirmeye çalıştığını, kadının müvekkile sürekli olarak beddua ettiğini, kadının kusurlu hareketleri yüzünden kimseyle görüşemez olduğunu, taraflar arasında henüz bir boşanma ya da mal paylaşımı davası olmamasına rağmen kadının, ortak konut içinde bulunan eşyaları, 2. el eşyaların satıldığı Let Go sitesinden satışa...

E. numarasıyla görülen davalarda yine ... cevap dilekçesinde; "müvekkilin tek derdinin Aile mahkemesinde görülen mal paylaşımı davasından kurtulmak ve bunun için şirketi iflas eşiğine getirip kelepir fiyatına üçüncü kişilere devredip Türkiye'deki mülkünden kurtulmaktır" ve "Davacı taraf (...) mal paylaşımı davasının sonuçlarından kurtulmak ve ve görünüşte hisselerini bir an önce hukuk dışı yollarla üçüncü kişilere veya şirkete devretmek niyetini ortaya koyduğundan ...... Ticaret Sicilindeki görünen paylarını şirketin iktisap etmesinin talep etmesi...." ifadelerini kullandığını müvekkilinin, şirketin hissedarı olduğunu istemeden de olsa ikrar ettiğini, ...'un aynı zamanda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... numaralı soruşturması kapsamında verdiği ifadede; ... tarihinde müvekkilin toplam ... adet hissesinden ... adet hissesini eşi ...'...

Aile Mahkemesi'nde görülen boşanma dosyasına sundukları protokolün mal rejiminin tasfiyesi başlıklı kısmın 2. paragrafında "...tarafların ortak rıza ve kabulleri ile ... hissesinin %15'inin bedelsiz olarak boşanma kararının verilmesinin akabinde ...'a devir ve adına tescil edecektir. Böylelikle tarafların belirtilen şirketteki hisse oranlarının ...'ın %50, ...'in %50 şeklinde olacaktır." şeklinde düzenleme nedeniyle davacının Yenimahalle 6. Noterliğinin 01/08/2023 tarih ve 16505 yevmiye numaralı yazısı ile boşanma protokolü uyarınca pay devri için hazır olduğunu ve yönetiminin paylaşılması için gerekli işlemleri yapması için davalıyı ihtar ettiğini, davalı ...'ın ihtara cevap vermediğini, davacının Ankara Arabuluculuk Bürosuna 2023/93772 numara ile müracaat ederek "pay devri ve protokol hükümlerine uygun olarak değişiklik" talebinde bulunduğunu, ancak şirket müdürü nün davalı ahdine vefa etmediğinden anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, davacının Ankara 35....

Düğün takıları kadının kişisel malı olarak kabul edildiği için boşanmada mal paylaşımı hesaplamasına da dahil edilemez. Düğün takılarının evlilik içinde ortak ihtiyaçlara veya düğün masraflarına harcanması, takılarla erkeğin borcunun ödenmesi yani ortak bir payda da harcanması birlikte harcanması gibi nedenlerle elden çıkması halinde dahi kadının boşanma halinde düğün takılarını erkek eşten talep hakkı vardır. Kadın, özgür iradesiyle düğün takılarını “iade edilememek” şartıyla erkeğe vermişse, artık takıları geri isteyemez. Davacının bu hususları ispatı gerekir. Tespit edilen ziynetlerin düğünde takıldığı ve kadına ait olduğu, bu ziynetlerin kısım kısım davalı ... tarafından farklı eşyalar almak amacıyla davacının elinden alınarak bozdurulduğu, ziynetler elinden alınırken yeni alınan eşyaların davacıya ait olacağı söylenerek kendisinin ikna edildiği ancak ziynetlerle alınan yeni eşyaların davacıya verilmediği tanık beyanlarıyla ortaya konulmuştur....

UYAP Entegrasyonu