Ret talebini inceleyen merci tarafından verilen kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Taraflar arasında görülen dava sırasında davalı vekili tarafından sunulan 03.02.2016 tarihli dilekçede özetle; "...Taraflar arasında daha önce evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile karşılıklı dava açıldığını, yargılama devam ederken davacının zinasını öğrenmesi nedeni ile davacının ayrıca zina sebebine dayalı boşanma davasını açtığı, birleştirilen dosyalar üzerinden yapılan yargılama sonucu davalının açtığı her iki davanın kabulüne, davacının açtığı davanın reddine ve tarafların boşanmalarına karar verildiği ve nafakaya hükmedildiği, temyiz üzerine Yargıtay tarafından hükmün boşanma yönünden onandığı nafaka yönünden davacı lehine hükmedilen nafaka...
İlk Derece Mahkemesinin Birinci Kararı İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2020 ve sayılı 2019/102 Esas, 2020/503 Karar sayılı kararı ile, taraflar evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına yol açan olaylarda açıklanan şekilde vuku bulan tarafların eylemler dolayısıyla taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizliğin mevcut ve sabit olduğu, taraflar arasındaki evlilik birliğinin her iki tarafın da eşit derecedeki kusurundan kaynaklanan sebeplerle temelinden sarsıldığı, olayların akışı karşısında davacının davasında haklı olduğu, bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın kanunen mümkün görülmemesine göre taraflar bakımından artık evliliğin sürdürülmesini gerektirir korunmaya değer bir yarar kalmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müşterek çocuğun ortak velâyetine, 500,00-TL iştirak nafakasına, kadın lehine 24.000,00 TL toptan...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı görülen karşılıklı boşanma davasında tarafların kusurlu olup olmadığı, davaların kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2....
DAVA Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; kadının bekareti konusunda sıkıntı yaşansada müvekkilinin bunu ailesine yansıtmadığını, kadının sürekli olarak müvekkiline ve ailesine karşı saygısız ve küçük düşürücü davranışlarda bulunduğunu, ev işlerini yapmak istememesi nedeni ile yemeklerin erkeğin ailesi ile birlikte yenildiğini, çiftçilik ve seracılık yaptığını bilmesine rağmen kadının eşine destek olmadığını, son olarak haksız yere kadının darp edildiği iddiasında bulunduğunu, bu olaydan sonra müvekkilinin umudunun kalmadığını ileri sürerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, 20.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata, velâyetinin müvekkiline tevdiine aksi halde ortak velâyete karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....
İstinaf Sebepleri Davalı-karşı davacı vekili, boşanma kararı yönünden istinaf başvurusunda bulunmadıklarını, davacı-karşı davalının ağır kusurlu olduğunu ve delillerin takdirinde hata yapıldığını, bağımsız mesken edinilmemesinin tek başına boşanma nedeni olduğunu, müvekkiline atfedilen kusurların gerçekleşmediğini, karşı davanın kabulü ile lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla Mahkeme kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C....
CEVAP Davalı-davacı ... vekili cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; davacı-davalının iddialarının doğru olmadığını, evlilik birliği içinde yaşanan bazı anlaşmazlıkların olaylar büyütülmeden uzlaşma yolu ile çözülmesi gerektiğini, davacının evlilik birliğinde üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirmemekle birlikte dava açarak boşanma talebinde bulunduğunu belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir nafakasına hükmedilmesi ve dava neticesinde aynı miktara yardım nafakası olarak hükmedilmesi ile 30.000,00 TL maddî, tazminat 30.000,00 TL manevî tazminatın yasal faiziyle birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalının alkol kullanıp davalı-karşı davacıyı tehdit ettiği, şiddet uyguladığı, terk ederek Türkiye'ye döndüğü, tarafların uzun yıllardır ayrı yaşadıkları, evlilik birliğini temelinden sarsan ve boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin belirtilen eylemleri nedeniyle kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı kadına yöneltilen iddialara ilişkin tanık beyanlarının duyuma dayalı olduğu, kanıtlanmadığı, kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı, asıl dava yönünden davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddine, karşı dava yönünden davalı-karşı davacı kadının açtığı boşanma davasının kabulüne ve tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan kadın yararına tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın satın alma gücü, uğranılan zararın ağırlığı ve hakkaniyet gereğince...
şeklinde kusurlu davranışlarda bulunduğu, açıklanan nedenlerle kadının eşine küfür ve hakaret içerir sözler söylemek suretiyle, erkeğin ise evlilik birliğine üçüncü bir kişi tarafından yapılan müdahalelere sessiz kalmak suretiyle evlilik birliğinin temelden sarsılmasında eşit kusurlu oldukları, evlilik birliğinin temelden sarsılmasında eşit kusurlu olması nedeniyle manevî tazminat koşullarının oluşmadığı, kadının Evkur isimli iş yerinde asgari ücretle çalıştığı, erkeğin hemşire olduğu, alınan sosyal ekonomik durum araştırma tutanakları da değerlendirildiğinde kadının boşanma sonucunda yoksulluğa düşmeyeceği gerekçeleri ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası ve manevî tazminat taleplerinin reddine, davalı-karşı davacı kadının ziynet alacağı davasının reddine, davalı-karşı davacı kadının çeyiz eşyası talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir....
Medeni Kanunu’muzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
, sosyal ortamlarda eşini yalnız bıraktığını iddia ederek, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, 20.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata, kadının taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir III....


