Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken "ortak hayatın sürdürülmesi" olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak "temelden sarsılmanın" karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 4. Belirtmek gerekir ki; söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
tahsil ile davalı-davacı kadına ödenmesine, erkek lehine boşanma nedeni ile 10.000,00 TL maddî, 7.000,00 TL manevî tazminatın kadından alınarak erkeğe ödenmesine karar verilmiştir....
DAVA Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıya hakaretler ettiğini, bununla da yetinmeyip tartışma çıkarıp küfürler ettiğini, davalı-karşı davacının müvekkiline psikolojik ve fiziksel şiddet uyguladığını, davalının davacıyı merdivenlerden ittiğini, kaç kez saçından tutarak davacıyı darp ettiğini belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına, davacı lehine aylık 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı erkek vekili, cevap-karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkiline hakaret ettiğini, sık sık evi terk ettiğini belirterek asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....
e "kardeşim bundan dolayı rahatsız oluyor, böyle davranma" dediğinde kadının " hayır yapacağım " şeklinde tanığa karşılık verdiği, ayrıca davalı karşı davacı kadının müşterek çocuk Muhammed Kaan'a karşı kasten yaralama suçundan ceza aldığı, davacı karşı davalı erkeğin ise kıskanç olduğu, kadına karşı ilgisiz olduğu, davalı karşı davacı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, her iki tarafın da evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini ihmal ettikleri, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine anne ile kişisel ilişki kurulmasına, kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A....
Bilindiği üzere 4721 sayılı Kanun'un "Evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 3. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. 4....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın davalı kadından alınarak davacı erkeğe verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı karşı davacı kadın vekili süresinde verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 2.000,00 TL tedbir, yoksulluk nafakası ile faizi ile 200.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davacı karşı davalı erkekten alınarak davalı karşı davacı kadına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
Medeni Kanunumuzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/129 Esas, 2020/327 Karar sayılı kararıyla; erkeğin açmış olduğu zina hukuksal sebebine dayalı boşanma hükmünün taraflarca istinaf edilmemiş olması nedeniyle eşlerin 05.01.2018 tarihinde zina sebebiyle boşanmalarının kesinleştiği, zinanın mutlak boşanma sebebi olması karşısında artık genel boşanma sebebi şartlarının oluşup oluşmadığına bakılamayacağı, evlilik boşanma ile sona erdiğinden erkeğin ve kadının açmış oldukları 4721 sayılı Kanun`un 166 ncı maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı davaları hakkında bir karar verilemeyeceği, kadının zina kusurunun kesinleştiği, zinadan önce erkek eş tarafından gerçekleştirilen kusurlu davranışların evlilik birliğinin devam etmesi nedeni ile kadın tarafından affedilmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla kadının zinası karşısında erkeğin eşine şiddet uygulaması ve evin aboneliklerini iptal ettirmesi, ayrıca manevî anlamda bağımsız konut temin etmemesi...
kusursuz olan müvekkili davalı-davacı erkeğin boşanma davasının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, müvekkili yararına 150.000,00 TL maddî tazminata 150.000,00 TL manevî tazminata yasal faizi ile birlikte hükmedilmesini dava ve talep etmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin düzenli olarak çalışmadığı, evin geçim ve iaşesini sağlamadığı, faturaları ödemediği, sorumsuz olduğu, evin masraflarının kadın tarafından karşılandığı, erkek hakkında faturalar nedeniyle icra takiplerinin başlatıldığı, tarafların evlilik birliği içerisinde satın aldıkları konutta erkeğin ailesiyle birlikte yaşadığı, evin borcunu ise kadının ödemeye devam ettiği, erkeğin söz ve davranışları sebebiyle ağır ve tam kusurlu bulunduğu, yaşanan olaylarda kadına kusur atfının mümkün olmadığı gerekçesi ile açılan asıl boşanma davasının kabulüne, karşı davanın reddine, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile tarafların boşanmalarına, yasal koşulları oluşmadığından kadının manevî tazminat isteminin, erkeğin maddî ve manevî tazminat isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....


