WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

CEVAP Davalı- davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; kadının dava dilekçesindeki iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu, zina davasının süresinde açılmadığını, evlilik içinde çocukları olmayınca kadının rızası bilgisi dahilinde başka bir kadın ile birlikte yaşadığını, o kadından farklı tarihlerde doğan 3 tane çocuğu olduğunu, her iki kadının da ihtiyaçlarını karşıladığını, müvekkilinin davacı kadına karşı güveninin zedelendiğini iddia ederek; kadının zina hukuki nedenine dayalı boşanma davasının ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesine, müvekkili yararına 1.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir III....

Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 14. Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki; söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....

CEVAP Davalı-davacı erkek cevap ve karşı dava dilekçesinde; kadının kendisi hakkında ileri sürdüğü iddiaların asılsız ve gerçek dışı olduğunu, yurtdışında çalıştığı için eve gidemediği, eşinin yalnız kalmaması için ailesinin yanına bıraktığını, aramalarına cevap vermediğini beyan ederek hakkında açılan haksız davanın reddine, karşı davalarının kabulü ile evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....

DAVA Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; davalı erkeğin davacı kadına sürekli şiddet uyguladığını, sürekli alkol kullandığını, kadını aldattığını, hakaret ve tehdit ettiğini, eşi ve çocukları ile ilgilenmediğini, en son 14 Nisan 2020 tarihinde alkollü gelip kadına ve çocuğa küfür edip şiddet uyguladığını, evden kovduğunu iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve kötü muamele nedeni ile boşanmalarına, ortak çocukların velayetlerinin anneye verilmesine, 1.000,00 TL tedbir-yoksulluk nafakasının, çocuklar için ayrı ayrı 1.000,00 TL tedbir-iştirak nafakasının, faizi ile 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı erkek cevap dilekçesi vermemiş, duruşmada boşanmak istemediğini beyan etmiştir. III....

DAVA Davacı kadın dava ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı erkeğin hiçbir zaman kadına değer vermediği, birlik görevlerini yerine getirmediği kadına zina iftirasında bulunduğu, cinsel ve ekonomik ve psikolojik şiddet uyguladığı, sokağa çıkmasına ve kök ailesini ziyaret etmesine izin vermediğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 2.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına ve 150.000 TL maddî, 150.000 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....

Değerlendirme 1.Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konuyla ilgili kavramların irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. 2. 4721 sayılı Kanun'un “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166 ncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 3. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıda anılan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır....

CEVAP Davalı- davacı erkek vekili birleşen dava dosyasında dava dilekçesinde özetle; kadının eşini ve çocuğunu ihmal ettiğini, sürekli televizyon izlediğini ve geç saatlere kadar uyuduğunu, çocuğunun bakımı ile ilgilenmediğini, son olayda küfür ettiğini, evi terk ettiğini iddia ederek, , evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine, aylık 500,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

Medeni Kanunumuzda boşanma sebepleri özel ve genel boşanma sebepleri olmak üzere iki grupta düzenleme altına alınmıştır. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır. Kanun’un 166. maddesinde yazılı boşanma sebebi esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalıdır. Söz konusu hüküm uyarınca evlilik birliği, eşler arasında ortak hayatı çekilmez duruma sokacak derecede temelinden sarsılmış olduğu takdirde, eşlerden her biri kural olarak boşanma davası açabilir ise de, Yargıtay bu hükmü tam kusurlu eşin dava açamayacağı şeklinde yorumlamaktadır. Çünkü tam kusurlu eşin boşanma davası açması tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: kadının, erkeğin ailesine karşı mesafeli olduğu, bu sebeple erkeğin ailesinin tarafların evlerine gidip gelemediği, kadının ailesinin de tarafların evlerine rahatlıkla gidip gelemediği, erkeğin eve tam olarak bakamadığı, tarafların evlerindeki buzdolabında yiyecek bulunmadığı, eşine ve çocuğuna karşı ilgisiz olduğu, kadının geçimsizlikler sebebi ile müşterek haneden ayrıldığı, baba evine gittiği, bu süre zarfında erkeğin kadına müşterek çocuğun kendisinden olmadığını ima eden mesajlar gönderdiği, tarafların fiilen ayrı oldukları, her iki tarafın da boşanmak istediği, tarafların evlilik birliğinin davalı- davacı kadının az, davacı- davalı erkeğin ağır kusurlu davranışları ile temelinden sarsıldığı, evlilik birliğinin devamında fayda kalmadığı, kadının bir gelirinin bulunmadığı, boşanma nedeni ile yoksulluğa düşeceği boşanmaya neden olaylar nedeniyle mevcut ve beklenen menfaatlerinin zarara...

DAVA 1.Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine lehine 100.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı-karşı davalı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle tarafların boşanmalarına ve müvekkili lehine 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu