CEVAP 1.Dava dilekçesi davalı-davacı kadına 30.03.2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı-davacı kadın davaya süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. 2.Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava ve birleşen davaya cevaba cevap dilekçesinde; erkeğin sorumsuz olduğunu, dolandırıldığı ve borçlandığı için birikimlerini kaybettiklerini, borçları ödemek için çalışmadığını, kadının günlük işlerde çalıştığını, kadının annesinin hastalığı nedeniyle 3 yıldır taraflarla yaşamak zorunda kaldığını, erkeğin kayınvalidesinden maddî taleplerde bulunduğunu, talepleri yerine gelmeyince onun varlığından rahatsızlık duymaya başladığını, 15.12.2018 günü kayınvalidesinin üstüne yürüdüğünü, hakaret edip eşini, çocukları ve eşinin annesini kovduğunu ve kadın evden ayrıldıktan sonra arabayı ve evi satıp mal kaçırdığını iddia ederek birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL nafakaya ve 150.000,00 TL maddî, 150.000,00...
Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasındaki uyuşmazlık asıl dava ile birleştirilerek görülmesine karar verilen karşılıklı açılan boşanma davalarından kaynaklanmaktır. Buna göre; ilk derece mahkemesince erkeğin ağır kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle verilen her iki tarafın açmış olduğu boşanma davasının da kabulüne ilişkin 22.11.2017 tarihli karara karşı kadın eş tarafından istinaf yoluna başvurulmamış, erkek eş tarafından ise 09.01.2018 tarihli dilekçe ile kusur belirlemesi ve buna bağlı olarak kadın yararına hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden istinaf yoluna gidilmiştir. 7. Bilindiği gibi, evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı boşanma davaları genel boşanma sebebine dayalı davalar olarak adlandırılmakta olup, bu davalar doğrudan birliğin temelinden sarsılması ilkesine bağlı olduğundan tarafların kusur durumlarının gösterildiği gerekçe bölümü ile hüküm fıkrası arasında sıkı bir ilişki bulunmaktadır....
davalıya kusur olarak yüklenemeyeceği, bu nedenle kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının, kadın tarafından davalının boşanma dava tarihinden önce gerçekleşmiş, affedilmemiş ya da hoşgörü ile karşılanmamış kusuru bulunduğunu ispat edebildiğinden bahsedilemeyeceğinden reddine karar verildiği, karşı dava dilekçesinin harcı yatırılmak suretiyle verilmiş ise de, karşı dava dilekçesinde boşanma talebi olmaksızın boşanmaya bağlı velâyet, maddî ve manevî tazminat talep edildiği, oysa ki ortak çocukların velâyeti ve tazminat taleplerinin boşanma davasından bağımsız olarak talep edilemeyeceği, bu nedenle karşı davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verildiği gerekçesi ile asıl davanın reddine, ortak çocukların velâyetinin tedbiren anneye verilmesine, ortak çocuklar ile baba arasında tedbiren yatılı kişisel ilişki kurulmasına, ortak çocuklar için 01.04.2022 tarihli ara karar ile hükmolunan 500,00'er TL tedbir nafakasının, karar tarihinden itibaren...
ve manevî tazminat taleplerinin de tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu olmaları nedeni ile reddine karar verilmiştir....
nedeni ile boşanmalarına, müvekkili yararına 65.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir....
tarafından davalı kadına kusur olarak yüklenip boşanma sebebi olarak ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla davacı koca tarafından davalı kadına kusur olarak yüklenebilecek bir olayın varlığının ispatlanamadığı, terk hukuki sebebine dayalı olarak açılmış bir boşanma davası da bulunmadığı, davanın evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı olup bu düzenlemeye göre boşanmaya karar vermek için davalının az da olsa kusurlu olduğunun ispatlanması gerektiği, davalı kadının herhangi bir kusurunun ispatlanamadığı, fiili ayrılığın tek başına boşanma sebebi olmadığı, her ne kadar davacı tanıkları ... ve ...'...
temelinden sarsılması hukuki nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini talep etmiştir....
iddialarının asılsız ve gerçek dışı olduğunu ve kabul etmediklerini davalı kadının kendisine ve çocuklara zarar verebilecek ruh hali içinde olduğunu, daha önce açılan ve boşanma davasının reddine dair verilen kararın kesinleşmesinden itibaren dört yıl üç ay on iki gündür evlilik birliğini kurmamaları ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına karar verilmesini ve müşterek çocukların velâyetlerinin müvekkiline verilmesini talep etmiştir....
Bu durumda geniş açıklamalar yapılarak Alman Medeni Kanunu’nun 1564 ve 1565/2. maddeleri gözetilerek boşanma kararı verildiğine göre, tercüme boşanma ilamından tarafların boşanmalarının hayata kast nedeni ile gerçekleşip gerçekleşmediği, Alman Hukukunda bu yönde düzenleme bulunup bulunmadığı veya evlilik birliğinin sarsılması nedeni içinde ayrıca hayata kasttan bahsedilip bahsedilmediği, yazılı maddelerin hangi düzenlemeleri içerdiği anlaşılamamaktadır....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; erkeğin, eşine eve dönmesi için terk ihtarı göndermekle eşinin ihtar istek tarihinden önceki kusurlu davranışlarını affettiği, en azından hoşgörüyle karşıladığı, affedilmiş veya hoşgörüyle karşılanmış olayların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile açılmış boşanma davası için boşanma sebebi olarak kabul edilemeyeceği, kadına yüklenen kusurların dava tarihinden beş yıl önce başlayan fiili ayrılık döneminde yaşandığı, belirtilen olaylara ilişkin olup ihtar istek tarihinden sonra kadına yüklenebilecek kusurlu bir davranışın varlığının ispat edilmediği, kadına atfedilebilecek bir kusur bulunmadığına, başka bir ifadeyle önceki olaylar nedeniyle kadının affedilmiş, kusurlu davranışlarının en azından hoşgörü ile karşılanmış sayılmasına göre, erkeğin asıl davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, tarafların ayrı yaşadığı dönemde erkeğin kadına...


