WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak açılan boşanma ve fer'îleri istemli davada davacının ölümü nedeniyle mirasçılarının kusur tespiti yönünden davaya etmeleri nedeniyle sağ kalan eş olan davalı kadının kusuru olmadığı tespitinin yerinde olup olmadığı, bozma sonrası verilen hükümde davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Kanun'un 166 ıncı maddesinin birinci maddesi, 181 inci maddesinin ikinci fıkrası. 3....

Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları hastahanesinde 17.02.2014-24.02.2014-26.04.2017-02.05.2017 yıllarında da tedavi gördüğü ve tedavilerine devam ettiği, kaldırma ilamı sonrasında davalı erkeğin Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Adli Tıp Anadilim Başkanlığı'na sevk edildiği, hastahanece davalı erkek hakkında düzenlenen sağlık kurulu raporunda davalı erkeğe atipik psikoz tanısı konduğu, akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olmadığı, davranışlarının iradi olmadığı tespitlerinin yapıldığı, Tokat Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1148 Esas sayılı dosyası ile davalı erkeğin 4721 sayılı Kanun'un 405 inci maddesi uyarınca akıl sağlığı nedeniyle kısıtlandığı, 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine dayalı boşanma kararı verilebilmesi için davalının eylemlerinin iradi olması gerektiği davalı erkeğin davacı eşine karşı şiddet uyguladığı, evlilik birliğinin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getiremediği tanık...

Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 14. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 15....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinin hatalı olduğu, tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; erkeğin cinsel birliktelik kuramadığı, manevi yönden bağımsız konut temin etmediği ve eşine ekonomik şiddet uyguladığının sabit olduğu, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu karşı boşanma davasının kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle; kadın vekilinin karşı boşanma davasının reddi ve fer'îleri yönünden istinaf itirazının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadının çalışmadığı, boşanma davası açılmakla ayrı yaşamakta haklı olduğu, boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşıldığından kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir nafakası ve aylık 400,00 TL yoksulluk nafakasına, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların kusur durumu, hakkaniyet ilkesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, kişilik haklarına yapılan saldırı ve...

Bilindiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166. maddesinin bir ve ikinci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 14. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır....

sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığı gibi evlilik birliğinin devamında korunmaya değer bir yararın da kalmadığı gerekçesi ile direnme kararı yerinde bulunarak davalı erkek vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir....

CEVAP Davalı-davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının iddialarının gerçek dışı ve asılsız olduğunu, davacının ayrı uyuduğunu ve evi terk ettiğini, müvekkilinin cezaevine girmesinden sonra davacının evde bulunan altınları bozdurarak kendi ailesine verdiğini, eşini cezaevinde ziyarete gitmediği, eşine karşı ilgi göstermediğini iddia ederek kadının davasının reddini istemiş, karşı davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak velâyetinin müvekkiline verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. III....

ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davacı-davalı kadın vekili birleşen dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davacı-davalı kadın vekili tarafından birleşen davada cevap dilekçesi sunulmamıştır. 3.Davacı-davalı kadın vekili (2020-54 Esas sayılı) birleşen davada sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin sadakat yükümlülüğüne uymamak gibi bir amacının olmadığını, erkek eş ile 4 yıldır yaşadıklarını, ailesinin kendisine maddî ve manevî destekte bulunmadığını iddia ederek erkek eşin açtığı boşanma davasının reddine , asıl boşanma davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 4.Davacı-davalı kadın vekili 22.01.2020 havale tarihli (2020/327 Esas sayılı) birleşen dava dilekçesinde özetle; erkek eşin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini, müvekkili yararına 20.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep...

Maddenin bir ve ikinci fıkraları, esasen evlilik birliğinin sarsılması ilkesine dayalı olup, birliğin sarsılıp sarsılmadığı hususunda karar vermeye yetkili hâkimin ise tarafların boşanmaya sebep olan olaylarda gerçekleştirdikleri kusurlu davranışları uyarınca bir karar vermesi gerekliliği nedeniyle; kusur ve evlilik birliğinin sarsılması ilkelerinin her ikisinin de varlığını kapsamaktadır. Bu bağlamda evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açan davacının, davasının kabul edilerek, boşanma kararı elde edebilmesi için iki koşulun gerçekleştiğini kanıtlamış olması gerekmektedir. Bunlardan ilkinde davacı; kendisinden, evlilik birliğinin devamı için gereken “ortak hayatın sürdürülmesi” olgusunun artık beklenmeyecek derecede birliğin temelinden sarsıldığını, ikinci olarak “temelden sarsılmanın” karşı tarafın kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır. 15....

DAVA 1.... kadın vekili dava dilekçesinde özetle; evlilik birliğinin tarafların kusurlu davranışları sebebiyle temelinden sarsıldığını iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.... kadın vekili dava dilekçesinde özetle; erkeğin, güven zedeleyici davranışlarda bulunduğunu, sürekli fiziksel şiddet uyguladığını, tehdit ettiğini, kötü davrandığını, hakaret ve küfür ettiğini iddia ederek; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, küçüğün ile babası arasında kişisel ilişki kurulmamasına, çocuk için aylık 5.000,00 TL tedbir ve iştirak nafakasına, kadın yararına aylık 2.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası ile 150.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....

UYAP Entegrasyonu