WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

DAVA Davacı-davalı erkek vekili dava dilekçesinde; kadın eşin ruhsal sorunları olduğunu, evden çıkmadığını, kimseyle görüşmediğini, evde bir iş yapmadan yattığını, duygusal, sinirli ve değişken bir ruh yapısı olduğunu, ağlama nöbetleri geçirdiğini, telefonları açmadığını, erkek anahtarı unutup "kapıyı aç" diye seslenmesine rağmen kapıyı eşine açmadığını ve eşini eve pencereden girmek zorunda bıraktığını, konuşmadığını ve bir noktaya kitlendiğini, çevresi hakkında olmadık ithamlarda bulunduğunu, eşini iki kez darp ettiğini, sürekli tehdit edip “seni keser öldürürüm” dediğini, otistik olan ortak çocuğa ilgisiz olduğunu ve çocuğu üç kez kaybettiğini iddia ederek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması ve akıl hastalığı sebebiyle boşanmalarına ve ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II....

Boşanma sebepleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 161 ve 166. maddeleri arasında özel ve genel boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir. Genel boşanma sebebi TMK’nın 166. maddesi ile düzenleme altına alınan evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumudur. Özel boşanma sebepleri ise kendi içinde mutlak özel boşanma sebepleri (zina-TMK m. 161, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış-TMK m. 162, suç işleme-TMK m. 163 ve son olarak terk-TMK m. 164) ve nispi özel boşanma sebepleri (haysiyetsiz hayat sürme-TMK m. 163 ve akıl hastalığı TMK m.163) şeklinde ayrıma tabidir. Bu ayrımların asıl önemi; hâkimin, somut olayda evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini incelemesinin gerekip gerekmediği noktasında kendini gösterir. Kanun koyucu özel mutlak boşanma sebepleri konusunda belirli bir olayın gerçekleşmesi şartını aramıştır....

Aile Mahkemesi 2014/523 Esas sayılı dosyasında akıl hastalığı nedeniyle evliliğin nispi butlan ile iptali davası açtığını, davalı erkeğin aile konutu olan daire 61'deki taşınmazı davacı kadının rızasını almadan yeğeni olan diğer davalı ...'a mal kaçırmak için muvazaalı olarak sattığını, davacı kadın işte iken bir kısım eşyaları da boşalttığını, davalı ...'...

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı müteveffa ile evlenmelerinden çok kısa bir sonra boşanma davası açtığını, bu davanın Bakırköy 10. Aile Mahkemesinin 2022/30 esas sayılı dosyasında devam ettiğini, davacının bu dava yönünden davacı ve akabinde hukuki yararının olup olmadığının tespit edilmesi maksadıyla dava dışı müteveffa ile aralarındaki kusur tayini yönünden devam eden boşanma davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, iş bu boşanma davasında karar verilene ve karar kesinleşinceye kadar iş bu dosyada hiçbir usuli işlem yapılmamasını talep ettiklerini, esasa ilişkin beyanlarında ise davaya konu şirketin 2005 yılında davalı ve dava dışı ... tarafından kurulduğunu, müteveffanın babası ...'...

TMK'nın 13. maddesinde yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkesin ayırt etme gücüne sahip olduğu, 10. maddesinde ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetinin bulunduğu, 11. maddesinde erginliğin onsekiz yaşın doldurulmasıyla başlayacağı, 14. maddesinde ayırt etme gücü bulunmayanların, küçüklerin ve kısıtlıların fiil ehliyetinin olmadığı, 15. maddesinde de kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiillerinin hukukî sonuç doğurmayacağı hüküm altına alınmıştır....

CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; erkeğin iddialarının doğru olmadığını, erkeğin akıl hastası olduğunun evlenirken kendisinden saklandığını, evlendikten sonra erkeğin bu durumunu öğrendiğini, erkeğin ve ailesinin kendisine sürekli şiddet uyguladığını, düğünden hemen sonra da erkeğin ve annesinin ziynetlerine el koyduğunu, en son 26.12.2019 tarihinde erkeğin müvekkilini yine darp ettiğini, olaya erkeğin anne ve babasının da dahil olduğunu, müvekkilini tehdit ve hakaretlerle şu anda yaşamakta olduğu annesinin yanına yolladıklarını belirterek asıl davanın reddine karşı davalarının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; erkeğin iddialarının doğru olmadığını, erkeğin akıl hastası olduğunun evlenirken kendisinden saklandığını, evlendikten sonra erkeğin bu durumunu öğrendiğini, erkeğin ve ailesinin kendisine sürekli şiddet uyguladığını, düğünden hemen sonra da erkeğin ve annesinin ziynetlerine el koyduğunu, en son 26.12.2019 tarihinde erkeğin müvekkilini yine darp ettiğini, olaya erkeğin anne ve babasının da dahil olduğunu, müvekkilini tehdit ve hakaretlerle şu anda yaşamakta olduğu annesinin yanına yolladıklarını belirterek asıl davanın reddine karşı davalarının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

CEVAP Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; erkeğin iddialarının doğru olmadığını, erkeğin akıl hastası olduğunun evlenirken kendisinden saklandığını, evlendikten sonra erkeğin bu durumunu öğrendiğini, erkeğin ve ailesinin kendisine sürekli şiddet uyguladığını, düğünden hemen sonra da erkeğin ve annesinin ziynetlerine el koyduğunu, en son 26.12.2019 tarihinde erkeğin müvekkilini yine darp ettiğini, olaya erkeğin anne ve babasının da dahil olduğunu, müvekkilini tehdit ve hakaretlerle şu anda yaşamakta olduğu annesinin yanına yolladıklarını belirterek asıl davanın reddine karşı davalarının kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, müvekkili lehine aylık 1.000,00 TL tedbir/yoksulluk nafakasına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/ 568 Esas, 2008/ 184 Karar sayılı ve 26.3.2008 tarihli hükmü ile davalı-karşı davacı ... akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanarak, vesayet altına alınmıştır. Vesayet altına alınanı temsilen vasinin görevlendirdiği, davalı-karşı davacı vekili, bozma öncesi yapılan yargılama sürecine davalının saptanan durumu nedeniyle etkin katılamadığını açıklayarak, usuli işlemlerin tekrarlanmasını istemiş ise de, davanın tasfiyeye ilişkin bulunduğu ve bozmadan önce yapılan incelemelerin tekrarlanmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Taraflar 10.6.1983 tarihinde evlenmişler; 28.8.2002 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 22.2.2005 tarihinde kesinleşmesiyle evlilik birliği son bulmuştur....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların 21.09.1997 tarihinde evlendikleri, ergin olmayan ortak bir çocuklarının bulunduğu, davacı kadının bir takım psikolojik rahatsızlıklarının olduğu ancak bu nedenle düzenli tedaviye gitmediği ve ilaçlarını düzenli kullanmadığı, Adli Tıp Kurumu raporu ile davacının rahatsızlığının akıl hastalığı niteliğinde olmadığının anlaşıldığı, tarafların fiili ayrılığında davacı kadının müşterek evi terk ettiği ve sonrasında davalı erkeğin tüm çabasına ve barışma girişimlerine rağmen müşterek eve dönmediği, fiili ayrılık öncesindeki yaklaşık bir yıllık süreçte davacı kadının davalı eşinden ayrı olarak salonda yattığı, davalı erkeğe karşı fazla ilgili olmadığı, sevgisini fazla göstermediği, davacı kadın tanıklarının geçimsizlik konusunda görgüye dayalı hiç bir bilgilerinin bulunmadığı, açıklanan delil durumu itibariyle taraflar arasındaki fiili ayrılığa sebebiyet veren olaylarda davacı kadın tam...

UYAP Entegrasyonu