WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Sulh Hukuk Mahkemesi'nce vesayet altına alınmasını gerektirir akıl hastalığı ve zayıflığının bulunmadığının tespit edildiği; erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının kusursuz olduğu, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı belirtilerek kadının karşı davasının kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına tedbir nafakasına hükmedilmesi gerektiği ve kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerekçesiyle aylık 200,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, yasal şartları oluştuğu gerekçesiyle kadın yararına 10.000,00 TL manevî tazminata, kadının maddî tazminat talebi boşanmanın fer'î niteliğinde olmadığından usulüne uygun harcı yatırılmak suretiyle açılmış talep bulunmadığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına; erkeğin asıl davasının ise reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı, süresi içinde davalı-karşı davacı kadın vekili maddî tazminat yönünden temyiz isteminde bulunmuştur. 2....

C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, toplanan delillerden davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği, eşinin ailesini arayarak "gelin kızınızı alın" dediği, sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, buna karşılık davacı kadının yargılama esnasında akıl hastalığı nedeniyle kısıtlanarak vesayet altına alındığı, bu durumda davacının eylemleri iradi olmadığından kusur atfı yapılamayacağı ve birliğin sarsılmasına sebebiyet veren olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu`nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının gerçekleştiği, boşanmaya sebep olan olayda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu ve kadının boşanma sonucunda en azından erkeğin maddî desteğini yitireceği, mevcut ve beklenen menfaatlerinin zarar göreceği, boşanmaya sebep olan olayların kadının kişilik haklarının ihlali niteliğinde olduğu, davacı kadının dava açmakla ayrı yaşamaya hak kazandığı...

Özel boşanma sebepleri ise kendi içinde mutlak özel boşanma sebepleri (zina-TMK m. 161, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış-TMK m. 162, suç işleme-TMK m. 163 ve son olarak terk-TMK m. 164) ve nispi özel boşanma sebepleri (haysiyetsiz hayat sürme-TMK m. 163 ve akıl hastalığı TMK m.163) şeklinde ayrıma tabidir. Bu ayrımların asıl önemi; hâkimin, somut olayda evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini incelemesinin gerekip gerekmediği noktasında kendini gösterir. Kanun koyucu özel mutlak boşanma sebepleri konusunda belirli bir olayın gerçekleşmesi şartını aramıştır. Özel mutlak boşanma sebebine dayalı bir davada “kanunun aradığı belli şart” gerçekleştiği takdirde artık hâkim, genel boşanma ve özel nispi boşanma sebebine dayalı davaların aksine “evliliğin çekilmez hale gelip gelmediğini” incelemeksizin boşanma kararı vermek zorundadır. Zira kanun koyucu; özel mutlak boşanma sebeplerinden birinin varlığı hâlinde, ortak hayatın çekilmez hâle geldiğini kabul etmiştir....

in başka erkeklerle çekilmiş fotoğraflarının dosyaya sunulduğu, bu haliyle davalı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, davacı kocasını sevmediğini, çocuk için katlandığını söylediği, sadakatsizlik yaptığı, erkeğin ise aile sırlarını başkalarına anlattığı, ailesinin birliğe müdahalesine engel olmadığı, çocuğun hastalığı ile ilgilenmediği, gerçekleşen bu olaylar karşısında boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin az, kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle asıl, karşı ve birleşen boşanma davalarının kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 161 inci maddeleri uyarınca boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin anneye verilmesine, baba ile kişisel ilişki tesisine, çocuk için aylık 210,00 TL tedbir ve aylık 300,00 TL iştirak nafakasına, kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine, erkek lehine 10.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin maddî tazminat talebinin reddine, kadının kendisi için talep ettiği tedbir...

Oysa boşanma davasından bugüne dek davacı müvekkili görmemiştir bile. Yani bu fikir değişikliği esasında 'hukuki strateji değişikliğinden' ibarettir. Mahkemeler ise maalesef bu yönde meşgul edilmektedir. 2.) Kaldı ki davacı hem eşine vasi atanmasını isteyen hem de vasi atanmasından sonra da kısıtlıya karşı asılsız ithamlarda bulunarak kendisine karşı akıl hastalığı sebepli boşanma davası açan ancak bu davayı açtıktan sonra da bu sefer de ‘akıl hastası değil’ diyerek yeniden----- sevk isteyen, yeniden sevkten sonra yine aynı yönde karar çıkınca bu sefer de ‘hiçbir şey olmadıysa bile kesin bir şeyler oldu’ zihniyetiyle -----doktorlarını ve tarafımız olarak vekili, vasiyi hepimizi savcılığa şikayet eden bir halde yani; çelişkiler yumağı içindedir. Cevabımızın konusunu oluşturan işbu dava ile de davacı tutarsızlıklarına bir yenisini daha eklemiştir....

Davalı vekili davaya cevabında : Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dışı müteveffa ile evlenmelerinden çok kısa bir sonra boşanma davası açtığını, bu davanın ... 10....

CEVAP Davalı-karşı davacı erkek vekili cevap ve ikinci cevap (karşı davaya cevaba cevap) dilekçelerinde özetle; asıl dava dilekçesinde dayanılan vakaların gerçeği yansıtmadığını, kadının, birlik görevlerini ihmal ettiğini, erkeğin ailesine kötü davrandığını, ortak konuta misafir kabul etmediğini, erkeğin ilk evliliğinden olan çocuğuna kötü davrandığını, hakaret ettiğini, erkeğin telefonuna casus program yüklediğini, fiziksel şiddet uyguladığını, ortak konutun eşyalarına zarar verdiğini, intihara teşebbüs ettiğini, psikolojik rahatsızlığı olduğunu iddia ederek karşı davanın kabulü ile tarafların öncelikle akıl hastalığı hukuki sebebiyle kabul edilmediği takdirde ise evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebiye boşanmalarına, asıl boşanma davasının ve ziynet alacağı davasının reddine, ortak çocukların velâyetinin babaya verilmesini, ortak çocukların her biri yararına ayrı ayrı aylık 400,00 TL tedbir nafakası, 400,00 TL iştirak nafakası, erkek yararına 100.000,00 TL maddî tazminat, 100.000,00...

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....

ın da babasının evine gidip geldikten sonra vücudunun farklı yerlerinde morluklar olduğunu gördüğünü ifade etmesi karşısında, cinsel istismar suçlarında suçun niteliği gereği tanık, kamera kaydı vs. gibi delillerin bulunmasının çok zor olduğu, mağdurların beyanı, yaşı, suçun ortaya çıkış şekli, mağdurlarda akıl hastalığı olup olmadığı, beyanı alınırken yapılan gözlem gibi hususların suçun aydınlatılması için önem arzettiği cihetle, olayı ayrıntılı bir şekilde anlatan mağdurun ve müştekinin kurgulama yaparak iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunun anlaşılması karşısında, şüpheliler hakkında kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin takdir ve değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu cihetle, itirazın kabulü ile kamu davasının açılmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Mağdur ...'...

Boşanma sebepleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 161 ve 166. maddeleri arasında özel ve genel boşanma sebepleri olarak düzenlenmiştir. Genel boşanma sebebi TMK’nın 166. maddesi ile düzenleme altına alınan evlilik birliğinin temelinden sarsılması durumudur. Özel boşanma sebepleri ise kendi içinde mutlak özel boşanma sebepleri (zina-TMK m. 161, hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış-TMK m. 162, suç işleme-TMK m. 163 ve son olarak terk-TMK m. 164) ve nispi özel boşanma sebepleri (haysiyetsiz hayat sürme-TMK m. 163 ve akıl hastalığı TMK m.165) şeklinde ayrıma tabidir. Bu ayrımların asıl önemi; hâkimin, somut olayda evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini incelemesinin gerekip gerekmediği noktasında kendini gösterir. Kanun koyucu özel mutlak boşanma sebepleri konusunda belirli bir olayın gerçekleşmesi şartını aramıştır....

UYAP Entegrasyonu