WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nin 2015/38 Esas sayılı dava dosyasında kadının erkek aleyhine evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma davası açtığı, erkeğin akıl hastası olması nedeniyle kendisine kusur yüklenemeyeceğinden bahisle kadın tarafından açılan boşanma davasının reddine karar verildiği, hükmün temyiz incelemesinden geçerek onandığı, erkeğin anne ve babasının davalı kadın ile anlaşamadıkları, erkeğin babasının kadına ağır sözler söylediği ve küfür ettiğini bu nedenle kadının evden ayrılmak zorunda kaldığı, kadının elinin üzerinde kesik ve kolunda yanıklar olduğunu ve bunu kayınbabasının yaptığı beyan edilmiş ise de bu davranışlar erkeğin babası tarafından gerçekleştirildiği, bu davranışlara engel olmama vakıasının ise akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olan erkeğe yüklenemeyeceği, davalı kadının evden haklı nedenle ayrıldığı, bu nedenle davalı kadına kusur yüklenemeyeceği gerekçesi ile asıl ve karşı davanın reddine, kadın yararına aylık 250,00 TL tedbir nafakası...

İhtisas Kurulundan suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK'nin 32/1. ve 32/2. maddeleri kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığı hususunda sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Oluşa göre, 15 gün öncesi öldürme kararı veren hatta bunu yazıya da döken sanığın, kararla eylemi arasında tasarlamayı kabule elverişle makul bir sürenin geçmesi ve bu süre içinde verdiği kararda sebat ve ısrar ederek, caymadan ...'...

Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2022 tarih ve 2020/833 E 2022/23 K sayılı kararı ile; kadının da psikotik rahatsızlığının olduğunu belirli olduğu, bu nedenle kadının tüm raporlarının getirtilerek vesayet altına alınmasını gerektirecek rahatsızlığının olup olmadığının araştırılması, erkeğe akıl hastalığı nedeniyle vasi tayin edildiğinden davranışlarının iradi olup olmadığının gerekçeli kararda değerlendirilmesi ve kadın yararına tedbir nafakasının reddine dair gerekçelendirme yapılmadığı gerekçesi ile tarafların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının tamamının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesin karar verilmiştir. C....

(HUMK'un 286.) maddesinde belirtildiği gibi bilirkişinin “oy ve görüşü” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir. Ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır....

Mahkemece kadının mevcut hastalığının doğuştan mı sonradan mı olduğu hususu araştırılmak üzere rapor alınmasına karar verilmiş ve adli tıp kurumundan alınan her iki raporda da “Fiili ehliyetini müessir ve kişide şuur ve harekat serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, dava dosyasının tetkikinde menfaatlerini müdrik ve telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı; bu duruma göre ...’in evlenme tarihi olan 14.05.1999 tarihinde ve halen fiil ehliyetine haiz olduğu” belirtilmiştir. Dava ve taraf ehliyeti kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce doğrudan doğruya (re’sen) gözönünde tutulur....

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, velayet, çocuk yararına hükmedilen tedbir nafakası ve iştirak nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek vasisi tarafından açılan boşanma davasında, davacı erkeğin akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olduğu, davacı erkeğin ve ortak çocuğun sürekli kendilerinin yanında bulunduğu, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına, tarafların ortak çocuğu .... velayetinin anneden kaldırılarak çocuğa vasi atanmasına karar verilmesi talep edilmiş, mahkemece tarafların boşanmalarına ve ortak çocuğun velayetinin ise anneye verilmesine karar verilmiştir. Velayet düzenlemesinde; çocukla ana ve baba yararının çatışması halinde, çocuğun yararına üstünlük tanınması gereklidir....

Somut olayda evliliğin devamı sırasında davacının akıl hastalığı ortaya çıkmış; davacı kısıtlanarak kendisine vasi atanmıştır. Taraflar 27 yıldır eylemli olarak ayrı yaşamaktadır. Toplanan delillerle, davalı kadının bir kusuru kanıtlanmamıştır. Davalının boşanma davasını kendisinin açması beklenirken; açmadığı ve beyanında "şimdiye kadar böyle devam etti bundan sonra da böyle devam etsin" anlayışında olduğunu belirttiği görülmektedir. Davalı kadının bu davranışı tipik bir hakkın kötüye kullanılması davranışı niteliğinde olup; korunması gerekmez. O halde, boşanmaya karar verilmek üzere, hükmün bozulması gerekir. Değerli çoğunlukla, açıkladığım nedenlerle farlı düşünüyorum. 3-HK/DÖ/YE...

in şizofreni hastalığı sebebiyle 1998 yılında kısıtlandığını, o zamanki eşinin kendisine vasi olarak atandığını, boşanma sonrasında 2008 yılında annesi ...'in velayeti altına alındığını, kısıtlının davalı aracılığıyla hisse senedi alım-satımı ve yatırım işlemleri yaptığının öğrenildiğini, davalının gerekli araştırmayı yapmayarak kısıtlının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın işlem tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur....

Mağdurda akıl hastalığı olmadığı gibi kendisini de savunabilecek durumdadır. Önce anlattığına inanılmayıp sonradan inanılmasına dayanarak suçun işlendiği kabul edilemez. Bu nedenlerle mahkemenin mahkumiyete yeterli delil elde edemediği için verdiği beraat kararı dava dosyasıyla uyumlu olduğundan beraat hükmünün onaması yerine mahkumiyete bozulmasına dair sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış ile akıl hastalığı hukuki sebebine dayalı boşanma davalarının reddi, kadının kabul edilen davası, kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi, velayet, kadının karşı davasındaki vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, nafaka miktarları, reddedilen tazminat ve tedbir nafakası talepleri, kişisel ilişki süresi, erkeğin davasında erkek yararına hükmolunan vekalet ücreti ve yargılama giderleri ile erkeğin davasında kadın yararına vekalet ücretine hükmolunmaması yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle...

UYAP Entegrasyonu