"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından, her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Kendisi yoksul olan kişi yoksulluk nafakası ile sorumlu tutulamaz. Davalı-karşı davacı erkeğin geçirdiği kaza sonucu kalıcı akıl hastalığı nedeniyle kısıtlandığı ve başkasının yardımına muhtaç hale geldiği, bunun sonucunda malulen emekli edildiği anlaşılmaktadır....
Bu husus nazara alınmadan, davalı vasisine savunma ve delillerini bildirme imkanı tanınmadan yokluğunda hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. 2-Kabule göre de; Dava, akıl hastalığı sebebiyle boşanma (TMK m. 165) isteğine ilişkindir. Mahkemece; davanın kabulüyle tarafların boşanmalarına hükmedilmiştir. Davalının vesayet dosyasındaki 01.02.2008 tarihli resmi sağlık kurulu raporunda "hafif düzeyde zeka geriliği'’ tanısı konulmuş ve medeni hakları kullanamayacağı bildirilmiştir. Bu rapora dayanılarak davalı vesayet altına alınmıştır. Davalının hastalığının ortak hayatı davacı eş için çekilmez hale getirip getirmeyeceği raporda belirtilmemiştir. Bu haliyle rapor hüküm kurmaya yeterli değildir....
Akıl hastalığı sebebiyle boşanma kararı verilebilmesi için, davalı (eş)'in akıl hastası olması, bu yüzden ortak hayatın davacı eş için çekilmez hale gelmiş bulunması ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmi sağlık kurulu raporu ile saptanmış olması zorunludur. Mahkemece hükme esas alınan Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesince verilen 10.06.2013 tarihli sağlık kurulu raporunda davalıya "geçirilmiş kafa travmasına bağlı organik koğnitif bozukluk" tanısı konulmuş, düzelme olmadığı, bu durumun, evliliği diğer eş için çekilmez hale getireceği bildirilmiş, davalının kısıtlanmasına da aynı hastanenin 08.08.2013 tarihli raporu dayanak yapılmıştır. Oysa davalı hakkında eşini yaralamaktan açılan ceza davasında, ceza mahkemesince alınan Adli Tıp 4. İhtisas Kurulunun 09.04.2014 tarihli 1561 sayılı raporunda ise, davalının 06.03.2012 tarihi itibarıyla cezai ehliyetinin tam olduğu belirtilmiştir. Her iki rapor da "mental durumdaki bozulmayı" esas aldığına göre, Adli Tıp 4....
Sulh Hukuk Mahkemesinin 23.11.2015 tarihinde kesinleşen 2014/485 Esas sayılı dosyasında akıl hastalığı sebebiyle kısıtlandığı ve annesi ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma - Evliliğin Mutlak Butlanla İptali Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından, velayete ilişkin düzenleme yönünden; davalı tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, evliliğin mutlak butlan (TMK m. 145/3) sebebiyle iptaline karar verilmiştir. Davalı, davadan önce "akıl hastalığı" (TMK m. 405) sebebiyle kısıtlanmıştır. Karar, davalının kanuni temsilcisi (vasisi)'ne tebliğ edilmiş, kısıtlının bizzat kendisi tarafından temyiz edilmiştir. Kanun yoluna başvuru kısıtlıyı, yükümlülük altına sokan bir işlem niteliğinde değildir. Kısıtlının temyiz talebinin incelenebilmesi için vasisinin bu işleme "olur" vermesi gerekir. Vesayet altındaki kişinin, vasinin izni olmaksızın yaptığı temyiz talebi incelemeye esas alınamaz....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Davacı karşılık davalının ; yargılama sırasında kronik paranoid şizofreni denilen akıl hastalığı sebebiyle Türk Medeni Kanununun 405 ’nci maddesi gereğince kısıtlanarak vesayet altına alındığı anlaşılmaktadır.Bu durumda kocanın davranışlarının iradi olduğu kabul edilemez.İradi davranışlar, kusura dayalı boşanma sebebi olabilir.Kocanın davranışları iradi olmadığına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda kocaya kusur atfedilmesi mümkün değildir.O halde davalı-karşılık davacı tarafından koca aleyhine açılan Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayanan karşı boşanma davasının reddi gerekirken, tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü ile yazılı şekilde karşı boşanma davasının da kabulü doğru değil ise de, davacı-karşılık davalı kocanın bu yönde bir temyizi olmadığından temyiz edenin sıfatına göre, açıklanan husus bozma sebebi yapılmamış yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir. 2-Davalı-karşılık davacının temyiz...
karar verilmiş, davalı-karşı davacı erkek velisi tarafından; davacı-karşı davalı kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve boşanmanın fer’ilerine yönelik olarak temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 04.07.2018 tarih 2016/21401 esas ve 2018/8597 karar sayılı kararı ile davalı-karşı davacı erkeğin akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereği kısıtlanarak kendisine veli atandığı, davacı-karşı davalı kadın tarafından akıl hastalığına dayalı (TMK m. 165) olarak açılmış bir dava bulunmadığı, davalı-karşı davacı erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kusur yüklenemeyeceği ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması” hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemeyeceği, davacı-karşı davalı kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar vermiş, ilk derece mahkemesince verilen 26.02.2019 tarihli ikinci...
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesinde belirtildiği gibi bilirkişinin “oy ve görüşü” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir. Hele ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Dairesinden rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen TMK'nın 409/2. maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür. 3.3....
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 282. maddelerinde belirtildiği gibi bilirkişinin “oy ve görüşü” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir. Hele ayırt etme gücünün nispi bir kavram olması kişiye eylem ve işleme göre değişmesi bu yönde en yetkili sağlık kurulundan, özellikle .... İhtisas Kurulundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen TMK'nin 409/2. maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür. Ne var ki, mahkemece ehliyetsizlik iddiası bakımından yukarıda değinilen ilkeler uyarınca bir araştırma yapılmış değildir....
Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Evliliğin İptali-Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi tazminat ve nafakalar yönünden; davalı kadın tarafından ise hükmün tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı erkek evlilik birliğin sarsılması hukuki sebebine dayanarak boşanma davası açmış, daha sonra davasını ıslah ederek, evliliğin iptaline (TMK m. 145) karar verilmesini, bu mümkün değilse akıl hastalığı sebebiyle (TMK m. 165) boşanmalarına karar verilmesini istemiştir....


