WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

Diğer yandan, her ne kadar H.U.M.K.’nun 286 maddelerinde belirtildiği gibi bilirkişinin “Rey ve mütaalası” hakimi bağlamaz ise de, temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir. Ayırt etme gücünün nisbi bir kavram olması, kişiye eylem ve işleme göre değişmesi, bu yönde yetkili sağlık kurulundan rapor alınmasını da gerekli kılmaktadır. Esasen Medeni Kanun’un 409/2 maddesi akıl hastalığı veya akıl zayıflığının bilirkişi raporu ile belirleneceğini öngörmüştür....

Türk Medeni Kanunu'nun 414.maddesine göre kısıtlının eşinin kararı temyiz etmekte hukuki yararının bulunması nedeniyle temyiz istemi kabul edilerek yapılan incelemede; Dosyada mevcut belge ve bilgiler ile özellikle Adana Doktor Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin üç psikiyatri uzmanı tarafından düzenlenen 25.09.2013 tarihli raporunda, kısıtlının vesayet altına alınmasının gerekmediği, yasal danışman atanmasının ve 6 ay sonra kontrolünün uygun olduğunun belirtildiği,Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereğince akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunduğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkin olup Türk Medeni Kanunu'nun 408. maddesinde, yaşlılığı, sakatlığı, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her erginin kısıtlanmasını isteyebileceği hükme bağlanmıştır....

Davacı, akıl hastalığı nedeniyle kısıtlı olup, davalı olan eşi Firdes vasi olarak tayin edilmiş ve vasiliği devam ederken 15.08.2007 tarihinde ... parsel sayılı taşınmazdaki 4 nolu bağımsız bölümün, aile konutu olarak belirlenerek davalı adına tapuya kayıt ve tescil edilmiştir. Taraflar, 18.11.2008 tarihinde boşanmışlar ve boşanma ilamı 27.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Yani boşanma, tapu tescil tarihinden sonra gerçekleşmiş, fakat boşanma ilamında mal rejimine ilişkin herhangi bir anlaşma ya da hükme yer verilmemiştir. Bu durumda, evlilik birliği devam ederken aile konutu olarak edinilen davaya konu taşınmazla ilgili tapu iptal ve tescil isteminin, mal rejimine ilişkin olup, hükmün temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 8. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 12.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Temyiz kudretinin yokluğu, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk gibi salt biyolojik nedenlere değil, aynı zamanda bilinç, idrak, irade gibi psikolojik unsurlara da bağlı olduğundan, akıl hastalığı, akıl zayıflığı gibi biyolojik ve buna bağlı psikolojik nedenlerin belirlenmesi, çok zaman hakimlik mesleğinin dışında özel ve teknik bilgi gerektirmektedir. 6100 sayılı HMK 27/1 maddesinde; “davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler” düzenlemesi bulunmaktadır. Taraflar, yargılamayla ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Somut olayda davalının 17/07/2012 tarihinde demans hastası olduğu için kısıtlandığı , oğlu....'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden davalı-karşı davacı erkeğin akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereği kısıtlanarak kendisine vasi atandığı anlaşılmaktadır. Davacı-davalı kadın tarafından akıl hastalığına dayalı (TMK m. 165) olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, Türk Medeni Kanununun 165. maddesine dayanan akıl hastalığı sebebi ile boşanma istemine ilişkindir. Mahkemece, taraflar arasında daha önce ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/900 esas sayılı dosyası ile açılan şiddetli geçimsizliğe ilişkin davanın yargılaması sırasında aldırılan 17.02.2010 tarihli ve davalıya "psikoz" teşhisi konulan rapora itibar edilerek dava reddedilmiştir....

DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dava, başlangıçta Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan " evlilik birliğinin temelinden sarsılması" sebebine dayanılarak açılmış, 4.10.2010 tarihinde ıslah edilmiş, ıslahla hukuki sebep değiştirilerek "akıl hastalığı" sebebiyle boşanma talep edilmiştir. Bu durumda delillerin Türk Medeni Kanununun 165. maddesi çerçevesinde değerlendirilerek sonuca bağlanması gerekirken bu hususun gözetilmemesi doğru değil ise de, dava reddedildiğine göre hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden, temyiz edenin sıfatına göre bu yön bozma sebebi yapılmamıştır. 2-Dava reddedildiğine ve davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de hükmedildiğine göre davalının hükmü temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerekmiştir....

Medeni Kanununun 165. maddesinde yer alan akıl hastalığı nedenine dayalı olduğu halde mahkemece aynı kanunun 166/1. maddesi gereğince şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ise de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış yanlışlığa işaret etmekle yetinilmiştir. 2-Temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince; Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.05.2011 (Çar.)...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı erkeğin akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanunu'nun 405. maddesi gereği kısıtlanarak kendisine vasi atandığı anlaşılmaktadır. Davacı kadın tarafından akıl hastalığına dayalı (TMK m. 165) olarak açılmış bir dava bulunmamaktadır. Davalı erkeğin hareketleri iradi olmadığından, kusur yüklenemez ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayalı "evlilik birliğinin sarsılması" hukuki sebebine dayanılarak boşanmaya karar verilemez. O halde kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır....

Aile Mahkemesinde devam eden boşanma davası sırasında, akıl sağlığının yerinde olup olmadığı tespit edilip, değil ise; kendisine vasi atanması istenmiş olduğuna göre; son yerleşim yerinin boşanma davasının devam ettiği Kocaeli olduğu, dosyadaki 24.12.2014 günlü zabıta araştırmasında da "Yahya Kaptan Mah. ...... ..... A giriş Blok No:.../... ..../....." adresinde ikamet ettiği tespit edildiğinden, uyuşmazlığın, ......... Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ......... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 26/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu