Davacının dava konusu yapmış olduğu ihtilaf İİK m. 89'a göre gönderilen haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğine ilişkin olup, birinci ve ikinci haciz ihbarnamesinin UETS sisteminde kayıtlı adreslerine gönderilmediğini, 3. Haciz ihbarnamesinin ise; 23.02.2023 tarihinde gönderildiği ve bu nedenle dava açtığı belirtilmiştir. Ancak davacının belirtmiş olduğu İİK m. 89/ son f’da yer alan ek hükme göre “(Ek fıkra:6/12/2018-7155/12 md.) Bu madde uyarınca haciz ihbarnamelerinin bildirimi ve bu ihbarnamelere verilecek cevaplar, güvenli elektronik imza kullanılmak suretiyle Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi ve bu sisteme entegre bilişim sistemleri üzerinden de yapılabilir. Bu usulle yapılan bildirim tebliğ yerine geçer.” UETS’de kayıtlı adresi bulunanlara bu adres üzerinden tebligat yapılması gerekmekte olup, bu adresin bulunduğu hallerde UYAP sistemi üzerinden fiziki olarak tebligat yapılmasına izin verilmemektedir....
ın taraf olarak yer almadığı, bu dosyada şikayetçiye yapılmış bir tebligatın da bulunmadığını, vekaletname tarihinin 21.08.2014 olması ve bu adresin o tarih itibariyle de MERNİS adresi olduğunun ve bu adresten davacı tarafça resmi başvuru yöntemiyle vazgeçilerek MERNİS adresinin değiştirilmiş olduğunun yerel mahkemece de tespit edilmiş olması itibariyle MERNİS adresine nazaran buradaki (vekaletnamedeki) adrese yapılacak tebligatın hiçbir hukuki geçerliliğinin olmayacağını, belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; İİK 89/1, 2, 3 haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle haciz ihbarnamelerinin iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk İİK 89/1, 2, 3 üncü maddeleri ile Tebligat Kanunu 10. 21/1, 21/2 madde hükümleri 3....
İcra Müdürlüğünün 2010/13550 sayılı dosyasında İİK'nın 89. maddesine göre birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, yapılan tebligatların usulsüz olması nedeniyle davacının itiraz edemediğini, üçüncü haciz ihbarnamesini davacının 10/05/2012 tarihinde öğrendiğinden tebliğ tarihinin bu tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini, bahsedilen takip borçlusunun davacının eski eşi olup 30 yıldır görüşmediklerini ve takip borçlusunun davacıda hiçbir alacağı bulunmadığını ileri sürerek davacının takip borçlusuna ve davalıya borçlu olmadığının tespit ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunu ve üçüncü haciz ihbarnamesinin kesinleştiğini davacının süresi içinde itiraz etmediğini açılan davanın kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir....
Şti.’nin alacağı bulunduğunu gerekçe göstererek müvekkiline İİK’nun 89/3. madde gereğince haciz ihbarnamesi gönderdiğini halbuki anılan dava dışı şirketin müvekkilinden vadesi gelmiş bir alacağının bulunmadığını ileri sürerek haciz ihbarnamesinden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacıya gönderilen 1 ve 2. haciz ihbarnamelerinin kesinleştiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, icra hukuk mahkemesince davacı ... A.Ş.’nin davalının gönderdiği ikinci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz ettiği bu nedenle davacıya üçüncü haciz ihbarının gönderilemeyeceğine ilişkin kararın Yargıtay’ca onandığı, davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Alacaklının talebi üzerine, icra müdürlüğünce, şikayetçiye 1,2 ve 3. haciz ihbarnameleri gönderilmiş, şikayetçi tarafından 1. ve 2. haciz ihbarnamesine süresi içerisinde itiraz edildiği ileri sürülerek, 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptali için icra mahkemesine başvurulmuş, mahkemece 3. haciz ihbarnamesinin iptaline, 1. haciz ihbarnamesine resmi yolla, havaleli ve muhabere numaralı bir evrakla itiraz edilmediği gerekçesiyle 2. haciz ihbarnamesinin iptali isteminin reddine karar verilmiştir. Şikayetçi tarafından 1. haciz ihbarnamesine ......
DAVA Şikayet eden üçüncü kişi vekili dilekçesinde; 89/1 haciz ihbarnamesinin şirket çalışanı olmayan ... isimli kişiye usulsüz tebliğ edildiğini, 89/1 haciz ihbarnamesi usulüne uygun olmadığı nedenle 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin gönderilemeyeceğini ileri sürerek 89/1 haciz ihbarnamesinin öğrenme tarihinin 09.07.2019 olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin şirket çalışanlarına usulüne uygun tebliğ edildiğini beyan ederek şikayetin reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; şikayet edene gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ evrakında adı geçen ... isimli şahsın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına yazılan müzekkere cevabı ile Kolluk araştırması neticesine göre şirket çalışanı olmadığı tespit edildiğinden tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne, ... 3....
Esasında açılan dava dosyasında sunulan belgelerden müvekkili şirketin borçlu değil, aksine alacaklı olduğunun ortaya konulduğunu beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, tarafların sermaye şirketi, tacir olması nedeniyle davanın kabulüne, müvekkili şirkete ve dolayısıyla dava dışı takip borçlusu şirkete usulsüz tebliğ edilen ve ayrıca iptalleri istenen haciz ihbarlarının usulsüz tebliği tarihleri itibariyle ve usulsüz tebligatların öğrenildiği tarih itibariyle doğmuş kesinleşmiş bir borçu bulunmadığının, alacak iddiasında bulunan davalı şirketin, takip borçlusu şirketten alacağı olmadığının, alacak iddiasının ve takibinin muvazaalı olduğu, müvekkilinden haksız alacak tahsili için muvazaalı işlemlere girişildiğinin de tespiti ile bu yönden de borç olmadığının tespiti ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarlarının müvekkil şirket yönünden iptaline, açılan davaya ilişkin Antalya ... İcra Dairesinin ......
Bu da, üç şartın birlikte varlığına bağlıdır: a)Davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı; b)Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı; c)Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. Somut olayda; davacıya gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri kendisine tebliğ edilmiş ve davacı süresi içinde her 2 ihbarnameye de itiraz etmiştir. Davacı 1.ci ve 2.ci haciz ihbarnamesine süresinde itiraz ettiğine göre borç yeddinde sayılamaz. Şu durumda ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin hüküm ifade etmeyeceği sabittir ve davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1(2012/38) esas sayılı dosyasında, davacı şirketin haciz ihbarnamelerinin öğrenme tarihlerinin 13/02/2012 olarak tesbitine ve bu tarihte davacı şirkete yapılan haciz işleminin iptaline karar verildiği ve kesinleştiği, davacıya yapılan tebligatlar usulsüz olduğu ve ... İcra Hukuk Mahkemesince verilen kararın yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, davacı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2011/208 Esas sayılı takip dosyası üzerinden İİK 89.madde uyarınca gönderilen 1.,2.,3. haciz ihbarnameleri nedeniyle, borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı ayrıca kendilerine gönderilen 1.,2.,3. haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürerek......
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Davacı tarafın bilinen son adresi ve davacı tarafın dava dilekçesinde de kendi adresi olduğunu beyan ettiği "..." adresine birinci haciz ihbarnamesi icra dairesi tarafından tebliğe çıkarıldığını, 10.03.2022 tarihinde "İş yerinde daimi çalışana tebliğ" şerhiyle tebliğ edildiğini, Birinci haciz ihbarnamesine davacı tarafça itiraz edilmemesi üzerine ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin de usulüne uygun olarak davacı tarafa tebliğ edildiğini, davalı müvekkili tarafından usulüne aykırı bir işlemin hiçbir aşamada yapılmadığını, tüm talepler ve işlemlerin usule, yürürlükteki mevzuata ve hukuka uygun bir şekilde sunulduğunu ve yürütüldüğünü, davacı tarafın hukuka ve hakkaniyete aykırı iddia ve talepler ile açmış olduğu ve hiçbir delil ile ispat edilemeyen huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, davacı tarafın dava dışı ......


