Kaldı ki, adres değiştirmiş olmakla birlikte ikametgah naklini yaptırmadığını davacı bizzat beyan ve kabul etmiş olup hukuk düzeninin davacının adres değişikliğini bildirme yükümlülüğünü yerine getirmemesinin olumsuz sonucundan yararlanmasını koruması mümkün değildir. İİK 89/3.maddesinden kaynaklanan menfi tespit davalarınında haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmiş olup olmadığı olup olmadığı incelenmemekle birlikte ... 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında haciz ihbarnamelerinin davacı borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği tespit edilmiştir. Birinci haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi 11/11/2019, ikinci haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi 07/10/2020, üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi 12/11/2020 tarihidir. İş bu dava tarihi 05/03/2021tarihidir. Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacaklarının haczi için alacaklı, icra dairesi aracılığı ile üçüncü kişiye bir haciz ihbarnamesi gönderir....
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Dava dilekçesinde belirtilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği hususları gerçek dışıdır olduğunu zira tebliğ mazbatalarında görüleceği üzere birinci haciz ihbarnamesinin muhatabın bizzat kendisine tebliğ edildiğini, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri ise mahalle muhtarına usulüne uygun bir şekilde teslim edildiğini bu sebeple yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu kabulü ile davacının davasının reddine karar verilmesini davacının 3. kişiye usulüne uygun olarak 03.01.2023 tarihinde 89/1 haciz ihbarnamesi, akabinde 03.02.2023 tarihinde 89/2 haciz ihbarnamesi ve son olarak 28.02.2023 tarihinde 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğ edildiğini davacı tarafın ise dilekçesinde .... icra dairesinin ... e. sayılı dosyasına ilişkin gönderilen birinci, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, o tarihlerde yurt dışında olduğunu iddia ettiğini bu iddiaların gerçeği...
CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın süresinde açılmadığını, İİK. 89/1 maddesinde menfi tespit davası açmak için üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 15 günlük hak düşürücü süre öngörüldüğünü, birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine karşı itiraz yeterli olup menfi tespit davası açılmasına gerek olmadığını, fakat 3. kişi ikinci haciz ihbarnamesine itiraz etmez ise İİK 89/3. maddesi gereğince borç zimmetinde mal ise yedinde sayıldığını, borç zimmetinde mal ise yedinde sayılan 3. kişiden üçüncü haciz ihbarnamesi ile 15 gün içerisinde borcu icra dairesine ödemesi malı teslim edilmesi istenildiğini, borçlu taraf aksi fikirde ise iş bu 15 günlük süre içerisinde takip alacaklısına karşı "menfi tespit" davası açmak zorunda olduğunu, her ne kadar davacı taraf birinci ve ikinci haciz ihbarnamesini öğrenemediğini iddia etmişse de davacı taraflar yeni taşındıkları adresi usulüne uygun olarak bildirmediğini, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 50'nci maddesine...
O halde, şikayetçinin, tebliğ yapılan kişinin çalışanı olmadığına yönelik beyanı karşısında, şikayetin niteliği gözetilerek bu husus araştırılıp, konu ile ilgili tarafların delilleri toplandıktan sonra, mahkemece, şikayetçiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinin tespiti halinde, birinci haciz ihbarnamesine ıttıla tarihine göre süresinde itiraz edilmiş ise, artık şikayetçiye ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi çıkarılamayacağından, bir başka anlatımla ikinci ve üçüncü haciz ihbarnameleri yok hükmünde olacağından, ilk haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin düzeltilmesi ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verilmesi gerekirken, şikayetçinin 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatını alan Serkan Balcı isimli şahsın, şirket çalışanı olmadığına yönelik iddiası değerlendirilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
Davalı vekili; kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin hiçbirine davacının itiraz etmediğini ve itirazsız olarak davaya konu tutarı ödediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; somut olayda davalının kötüniyetli hareket ettiğinin davacı yanca kanıtlanması gerekmekte olup, icra dosyasındaki birinci haciz ihbarnamesinde davadışı borçlunun soyadı sehven yanlış yazılmış ise de davacının borca itiraz etmediğinin saptandığı, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde borçlu isminin doğru yazılmış bulunması ve davacının ihbarnameler sonunda tereddütsüz şekilde doğru şahıs adına borcu yatırdığının belirlenmiş olması ve böylece davalının kötüniyetli bulunduğundan bahsedilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir....
Davacıya üçüncü haciz ihbarnamesinin 09/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davacının 24/11/2022 tarihinde 2004 sayılı İİK'nun 89/3 maddesi uyarınca 15 günlük yasal süre içerisinde süresinde dava açtığı anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Somut davamızda; davacı vekili Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasına konu alacak sebebiyle davacıya gönderilen 89 haciz ihbarnamelerinin usulüne aykırı olarak tebliğ edildiği, davacının yurt dışında yaşamasına rağmen haciz ihbarnamelerinin davacının anne ve babasının yaşadığı adrese usul ve yasaya aykırı olarak tebliğ edildiği, bu sebeple söz konusu haciz ihbarnamelerinden ve dosya borcundan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyasında da davacı tarafından Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ......
Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından -----sayılı dosyasından diğer davalı takip borçlular-----.... hakkında icra takibi başlatıldığını, bu kişiler hakkında müvekkiline birinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, süresinde itiraz edilmemesi üzerine ikinci haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, buna da süresinde itiraz edilmemesi üzerine üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, bu haciz ihbarnamelerinin haksız ve yersiz olduğunu, borçluların müvekkili nezdinde hiçbir hak ve alacaklarının bulunmadığını, icra takiplerinin-------- olan müvekkilinin ---- hesabını hiç kontrol etmediğini, müvekkilinin 89/3 haciz ihbarnamesi --- ettiğini ve kendisine daha önce haciz ihbarnameleri ve maaş hacizlerinin geldiğini gördüğünü, ilgili borçlular ile müvekkili arasında hiçbir bağ olmadığını, borçlularla müvekkilinin ne bir ticari ilişkisi ne bir iş ilişkisi ne de şahıs ile...
İcra Hukuk Mahkemesine ... nolu dosyada yaptığı şikayet kabul edilip birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinin 23.05.2016 olarak düzeltilmesine, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinin de iptaline karar verildiğinden davanın konusuz kaldığından bahisle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava ; İİK 'nun 89. Maddesi gereğince açılan menfi tespit davası niteliğindedir....
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava, üçüncü haciz ihbarnamesinin usulüne uygun tebliğ edilmediği iddiasına dayalı olarak, takip dışı üçüncü kişi tarafından icra dosyası alacaklısına karşı açılan menfi tespit davasıdır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, icra dosyası celp edilerek incelenmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.Davacının, icra takip dosyasında kendisine gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüzlüğü nedeniyle iptali istemiyle ------- dava açtığı anlaşılmış olup; HMK 320.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ile icra takip dosyası borçlusu arasında borç doğuran bir hukuki ilişki olup olmadığı; davacının haciz ihbarnamelerinin usulsüzlüğü nedeniyle...
Mahkemece, dava dışı üçüncü kişilerin borcu ödemiş olmaları nedeniyle, konusu kalmayan dava hakkında ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının birinci ve ikinci haciz ihbarlarına yeni bir yazı gibi cevap verildiği, davalının, davacı hakkında icrai işlem yapmasında kusuru bulunmadığından, davacının da zamanında itirazını yapmış olması ve takibe neden olmaması hususları göz önünde tutularak, her iki taraf yönünden yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava İİK’nun 89. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamelerine karşı açılan menfi tespit davasıdır. Davacı kendisine gönderilen 1. ve 2. haciz ihbarnamelerine itiraz etmesine rağmen, kendilerine 3. haciz ihbarnamesi gönderilmiştir....


