iade edilmeyen teminat mektuplarının iadesi için ihtar çekildiğini, ancak bu faturanın davalı tarafından iade edilmediği gibi, malların eksik ve hasarlı teslim edildiği gerekçesiyle 2 adet faturanın gönderildiğini ve teminat mektuplarının da bu fatura bedelleri ödeninceye kadar iade edilmeyeceğini bildirdiğini, oysa malların müvekkili tarafından eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğini ileri sürerek davalı tarafından iade edilmeyen 5 adet teminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve malların depoda 15 gün fazladan kalması sebebiyle 47.759,96 TL depo ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında, davalının teminat mektuplarının dördünü muhatap bankaya teslim ettiğini, birisinin de 77.704,13 TL'lik kısmının paraya çevrildiğini ileri sürerek yukarıdaki taleplerinin yanında paraya çevrilen kısmın davalıdan tahsilini, paraya çevrilmeyen kısmı için de borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir....
Bünyesindeki müvekkili bankaya intikal ettiğini fon alacaklarına ilişkin davca ve takiplerde zaman aşımı süresinin 20 yıl olduğunu davalı borçluların kullandırılan kredi nedeni ile genel kredi sözleşmelerinden üzerlerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden, tüm kredi hesaplarının kat edildiğini ihtara rağmen, 03.07.1998 tarih 35331 numaralı 10.000,00 USD bedelli muhatabı ... olan meri teminat mektubunun da depo edilmediğini, 5.469,70 USD borcun da ödenmemesi nedeni ile ... . İcra Müdürlüğü' nün 2014/20877 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattıklarını, davalı borçluların süresinde itirazları üzerine takibin durduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, davalıların itirazlarının iptaline, takibin devamına, %20 İcra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... duruşmadaki beyanında davaya konu teminat mektubunu 2005 yılında davacı kuruma iade ettiğini belirtmiştir....
Sayılı dosyasıyla iflasına karar verilmiş olması sebebiyle borcun iflas masasına devredildiğini dolayısıyla tarafına husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını, deposu talep edilen teminat mektubunun 15.06.2002 tarihli olup 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini takip ekinde kredi sözleşmesinin olmadığını ve ortada mücerret borç ikrarı kabul edilmiş bir belgenin de bulunmadığını dolayısıyla İİK 68 ve devamındaki belgelere dayanmaksızın yargılama gerektiren bir alacak için icra işlemi yapıldığını bu nedenle davanın itirazın iptali davası olarak ikame edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, İflasına karar verilen şirketin borcundan dolayı ortaklarına sorumluluk yüklenmesinin yasal olmadığını, teminat mektubunun amacının ortadan kalktığını, garantörlüğü bulunmayan teminat mektubunun komisyonundan sorumlu tutulmak istenilmesinin verinde olmadığını, kendisinin teminat mektubunun kefili olmadığı gibi kefaletinin de tüm teminat mektuplarını kapsamadığını, şirketin tüm borçlarına karşı limitsiz...
in de müteselsil kefaletiyle ticari kredi kullandırıldığını ve toplam 7.640.000,-TL tutarında 2 adet teminat mektubu verildiğini, davalı borçlu şirket ve kefiline Noter aracılığı ile muacceliyet ihtarnamesi gönderildiğini, buna rağmen borçların ödenmemesi üzerine 5.370.572,48 TL tutarındaki nakdi kredilerin tahsili ve 11.640.000,-TL tutarındaki gayrinakdi kredi risk bedelinin depo edilmesi amacıyla icra takibi başlatıldığını (4.000.000,-TL bedelli teminat mektubunun 23.02.2017 tarihinde bankaya iade edilmesi nedeniyle gayrinakdi risk bedelinin 7.640.000,-TL'na düştüğü), ancak davalı borçlular tarafından borcun tamamına itiraz edildiğini, taraflar arasında akdedilen kredi sözİrşmesinin 25. maddesinde, “Kredi taşınır veya taşınmazların rehni ile teminat altına alınmış veya teminat olarak verilmiş olan senetlerin henüz vadeleri gelmemiş yahut teminat mektupları tazmin edilmemiş olsa dahi banka alacağının kısmen veya tamamen muacceliyet kazanması halinde haciz veya iflas yolu ile takibe geçebilir...
-YTL. gayri nakdi kredi alacağı için bu davanın açıldığını, gayri nakdi alacak talebi yönünden ise teminat mektubu ve çeklerin bankaya iade edildiğini, çeklerin tamamının müvekkili tarafından ödenerek iade edildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu edilen teminat mektubunun davadan sonra iade edildiğinden teminat mektubu yönünden davanın konusunun kalmadığı, (81) adet çekten (74) adet çekin iade edilmediğinin kayıtlardan belli olduğu, davacının talebi ile ilgili olarak 6.800.-YTL. çek riskinin davalılarca depo edilmesi gerektiği, nakit alacaklar yönünden ise davacının kısmen haklı olduğu, 1.868.-YTL.nın itirazda kabul edildiği, buna göre itirazın 100.94.-YTL. üzerinden iptali gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalıların kısmi itirazının 100.94.-YTL. üzerinden kısmen iptaline, tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin kabulde olan miktarla birlikte toplam 1.969.04....
Somut olayda, alacaklı tarafından genel haciz yoluyla yapılan ilamsız icra takibine borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, alacaklının itirazın iptali isteminin, İş Mahkemesinin 29.05.2015 tarih ve 2013/766 Esas, 2015/226 Karar sayılı kararı ile kısmen kabul edilerek, 34.476,80 TL. alacak yönünden takibin devamına karar verildiği, alacaklının, icra dairesine ilamı ibraz ederek haciz talep etmesi üzerine, icra müdürlüğünce hacizlerin uygulandığı, borçlunun ise itirazın iptali ilamını tehir-i icra talepli temyiz ettiğine dair derkenar dilekçeyi ve icra müdürlüğünce hesaplanan dosya borcuna yetecek miktarda 07.07.2015 tarihli süresiz kesin teminat mektubunu icra dairesine sunması üzerine, teminat mektubunun İcra Mahkemesi'nce teminat olarak kabul edildiği ve Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü tarafından 22.07.2015 tarihinde mehil vesikası düzenlendiği görülmüştür....
Davalılar vekili cevabında, icra takibine konu teminat mektubunun kesin ve süreli olup, 15.03.2009 tarihinde bu mektuba ilişkin bir risk konulmadığını, hükümsüz kalan ve paraya dönüştürülmeyen teminat mektubuna dayanılarak, fer'i nitelik taşıyan ve asıl borca bağlı olan diğer alacakların talebinin mümkün olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen 19.09.2010 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre, bankanın ticari artı para kredisi ve teminat mektubu komisyonu nedeniyle takip tarihi itibariyle toplam 4.317,09 TL alacaklı olduğu, teminat mektubunun davalı vekilinin beyanları doğrultusunda yargılama sırasında iade edildiği kabul edilerek teminat mektubu bedelinin depo edilmesi hususundaki davanın konusuz kaldığı, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki teminat mektubu bedelinin deposu davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davalılardan ... Giyim Sanayi Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında akdedilen dokuz adet genel kredi sözleşmesine dayalı olarak toplamda 3.253,51 TL. tutarlı yedi adet teminat mektubu kullandırılmış, hesap kat edilerek teminat mektubu bedellerinin depo edilmesi için girişilen takip itiraz üzerine durmuştur....
Mahkemece, davacı bankanın depo talebi reddedilmiş ve bu tür bir uygulamanın ipotek akdine dayalı olarak bankalarca kullandırılan gayri nakdi kredi niteliğindeki teminat mektuplarının bedelinin bloke edilmesi durumunda sözkonusu olduğu belirtilmiş ise de, 3167 Sayılı Çek Kanunu’nun 10.maddesinde ve 5941 Sayılı Çek Kanunu’nun 3.maddesinde muhatap bankanın ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için bu maddelerde belirlenen miktarları ödemekle yükümlü olduğu, bu hususun hesap sahibi ile muhatap banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülmeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu belirtilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki kredi ilişkisinin niteliği ve 28.01.2008 tarihli Bireysel Müşteri Sözleşmesi’nin maddeleri değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir....
Öte yandan; emekli banka müdürü bilirkişiye teminat mektubunun bankaya iade edilip edilmediği, teminat mektubu iade edilmişse bu mektubun banka kayıtlarında bulunup bulunmadığı konusunda yerinde inceleme ve araştırma yapılmasına yönelik yetki verilmiş, bankacı bilirkişi tarafından davacı banka merkezinde / yerinde yapılan araştırma ve inceleme neticesinde teminat mektubunun banka kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. O halde, mahkememizce bozma ilamı çerçevesinde yapılan değerlendirmede; dava konusu teminat mektubunun iade edildiği davalılar tarafından ispat edilemediğine göre, davalıların iade / teslim tarihine kadar olan komisyon bedellerinden sorumlu olduklarına ilişkin savunmalarına itibar edilmemiştir. Diğer taraftan; davalıların savunmalarının aksine dava dışı şirketin tasfiye edilmesi, dava konusu teminat mektubunun geçerliliğine bir etkisi bulunmadığından teminat mektubundan kaynaklanan riski de sona erdirmemektedir....


