Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalının defter kayıtlarında borç miktarının 30.613,52 TL olduğu, davacının defterlerinde kayıtlı olup davalıda kayıtlı olmayan 1.327,08 TL lik fatura yönünden davacının teklif ettiği yeminin davalı tarafından eda edilmediği, böylelikle davalı tarafından icra takibinde kabul edilen 30.613,52 TL mahsup edildiğinde borç miktarının 1.327,08 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, cari hesap alacağının tahsili için yapılan icra takibine kısmi itirazın iptali davasıdır. Davalı ödeme emrine itiraz dilekçesinde 30.613,52 TL borcu kabul etmiş, kalan borç miktarına itiraz etmiştir....
.-2015/83 K. sayılı kararı ile; uyuşmazlık konusu miktar nazara alınarak kesin karar verilmiş olması nedeni ile temyiz talebinin reddine karar verildiği; şikayetin konusunun, 13.564,47 TL olarak hesaplanan toplam borç yatırılmasına rağmen, ilama aykırı faiz oranı uygulanarak hatalı faiz hesabı yapılması nedeni ile bakiye borç çıkarılmasına dair icra müdürlüğü işlemini şikayet ile buna dair muhtıranın iptali istemine yönelik olduğu, faiz oranının da şikayet konusu yapılmış olması nedeni ile mahkemenin esasa ilişkin kararının İİK'nun 363. maddesi gereğince temyizi kabil olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 02/04/2015 tarih ve 2015/85 E.-2015/83 K. sayılı temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının oy birliği ile kaldırılmasına karar verilerek, ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 13/03/2015 tarih ve 2015/85 E.-2015/83 K. sayılı kararının temyiz incelemesine geçildi....
Davalı tarafından cari hesap kaydında yer alan bakiye borç miktarı ödenmemiştir. Ödenmeyen bu bakiye alacak için İstanbul ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ancak davalı tarafından takibe haksız ve hukuki mesnetten yoksun itiraz edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederiz. Demişlerdir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı ya da vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davanın taraflar arasındaki franchasing ilişkisinden kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının itirazı sonucu İİK 67. Madde gereği açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşıldı....
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının aracın ayınından doğmayan alacağının, borcun yeniden yapılandırılmasına rağmen bakiye borç yerine ilk borç üzerinden garameten bölüştürme yapılarak sıra cetveli hazırlandığı, bu suretle sıra cetvelinin hatalı yapılmış olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile sıra cetvelinin ikinci sırasında yer alan ...'nün borç miktarı olan 17.543,96 TL 'nin iptali ile 8.189,79 TL olarak düzeltilmesine, ayrıca yeni duruma göre garameten bölüştürme yapılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili şirketle alışveriş yapan ve ayrıca ihtiyaçları nedeniyle nakit borç ... davalının, bir kısım borcunu ödemesine rağmen bakiye 32.102.00 YTL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin davacıya iddia edilen tutarda borcu bulunmadığını, nakit borç verilmesinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlenine tazminata karar verilmesini istemiştir....
Mahkemece, dosyada borcun ödenmesi ve dosyanın infaz tarihinin 18/06/2015 olduğu, iş bu dava tarihinin ise 15/07/2015 olduğu, infaz edilmiş olan dosyada kapak hesabının iptali ile yeniden hesaplama yapılması gibi bir durumun söz konusu olamayacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiş hüküm borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; ... (...) 2013\2275 Esas sayılı takipte, müdürlükçe 17.06.2014 tarihinde alacaklı vekilinin talebi ile hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesine rağmen 26.06.2015 ve 15.07.2015 tarihinde bakiye borç muhtırası düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda dosyanın infaz edildiğinden bahsedilemeyeceğinden, mahkemece işin esası incelenerek sonucana göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir....
Öte yandan dosyaya sunulan 18.000,00 TL tutarında gönderilen paraya ilişkin havale makbuzunda gönderilen paranın borç olarak verildiğine dair herhangi bir şerhin bulunmadığı anlaşılmakta olup, bu haliyle havale, paranın borç olarak gönderildiğini ispata yeterli değildir. Bakiye kısım için de davacı tarafından davalıya borç verildiğine yönelik yazılı belge sunulmamıştır. Somut olayda, 15.000,00 TL dışında, davalı karz ilişkisini inkar ettiğine göre karz ilişkisinin varlığını davacının kanıtlaması gerekir. Bütün bu olgular gözetildiğinde davacı 15.000,00 TL dışında kalan borç verme iddiasını ispatlayamamıştır. Ne var ki, davacı, delil listesinde yemin deliline de dayanmıştır....
2006/149 sayılı icra takip dosyasında davalıların haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Bu tür davaların dinlenebilmesi için kamu veya kurum alacağının iptal konusu tasarruftan önce doğmuş bulunması, alacağı kesinleşmiş olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, borçlunun malı bulunmaması veya bulunan malın borcu karşılamaması, davanın, iptali istenen tasarruftan itibaren 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu şartların varlığı halinde de dava konusu tasarrufun aynı Kanunun 27,28,29,30. maddeler gereğince iptale tabi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda, takip konusu borç, 2008 yılı Ocak ayı ile 2010 yılı Mayıs ayı arasındaki döneme ait olduğundan 2008 yılı Ocak ayından 2010 yılı Nisan ayına kadar olan döneme ait borç, iptali istenen 09.04.2010 tarihli tasarruftan önce doğduğundan mahkemenin borcun doğumunun iptali istenen tasarruftan sonra doğduğu yönündeki tespiti yerinde görülmemiştir....
ödeme tutarı 1.382,62 TL ile davalı işverenin davacıya fesihten önce verdiği 250,00 TL bayram harçlığının mahsup edildiği belirtilmek suretiyle bakiye alacak miktarı olan 11.873,81 TL için, davacı tarafça 06.03.2015 tarihinde 1 yıllık yasal süresi içinde takibe itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talepli davanın açıldığı anlaşılmıştır....


