şikayet yoluyla iptalini istemekte hukuki yararları bulunduğunu, o halde mahkemece henüz mirası red davası açmamış bulunan diğer mirasçılar yönünden de 3 aylık red süresinin dolmasından önce gönderilen borç muhtırasının gönderilmesi işleminin iptaline, takibin iptali ve sair işlemlerin iptali istemlerinin ise reddine karar verilmesi gerekirken talebin tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın davacılar ..., ..., ..., ... yönünden kabulü ile iş bu davacılar yönünden ......
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları, tüm dosya kapsamına göre;Dava, 2 adet faturaya dayanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Dava İİK 67.maddesinde düzenlenen itirazın iptali davası olup ispat yükü davacı üzerindedir.Davalı şirket cevap dilekçesi vermemiş olmakla davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiştir....
Davacının da davalı hesabına gönderdiği 17.000,00TL'nin borç verilen olarak gönderildiği belirtilmiş olup , davacının bu parayı davalıya borç olarak gönderdiğinin sabit olduğu, aksinin davalı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla açılan davanın kabulü ile; Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 3.400,00-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: Açılan davanın KABULÜ ile; 1-Bakırköy .......
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 730,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Ayrıca, 30.04.2003 tarihinde tapu kaydı devredilecek çekişme konusu taşınmazın 30.000TL bedel ile davacıya satışının vaat edilip, bedelin 15.000TL kısmının peşin alındığı, bakiye kısmın tapu kaydının devrinden sonra başlamak üzere 12 eşit taksitte ödeneceğinin kararlaştırıldığı da anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz tapuda davalı arsa maliki ... adına kayıtlıdır. Yükleniciye 06.05.2003 tarihinde tebliğ edilen...’nin ihtarnamesiyle, satış vaadi sözleşmesi borçlusu yüklenicinin taşınmazın tapu kaydını devretmesi, aksi halde sözleşme ile genel hukuk mevzuatından doğan %100 cezai şart ve sair haklarının şimdilik saklı tutulduğu ve ödenmesi gereken ilk taksitin tapunun devriyle ödeneceği bildirilmiştir. Davacı ile davalı yüklenici arasındaki satış vaadi sözleşmesi iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Sözleşmede kararlaştırılan bakiye bedel davacı tarafından ödenmediği gibi, BK’nun 91. maddesi gereğince davalıya ödenmek üzere tevdi mahalline de yatırılmamıştır....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Borçlunun bakiye borç muhtırasının iptali talebine ilişkin şikayetle ile icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; şikayetin kabulü ile bakiye borç muhtırasının iptaline karar verildiği, taraflarca yapılan istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kararın borçlu vekiline tebliğ edilmesinden itibaren yasal süresinden sonra istinaf isteminde bulunulduğu gerekçesiyle borçlunun istinaf başvuru dilekçesinin İİK’nın 363. ve 365. maddeleri gereğince reddine, alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan karara karşı borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulduğu görülmektedir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/614 E. sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin tespiti ile varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği gibi, kabule göre de; davalı kredi borçlusunun dava konusu olmayan ... İcra Müdürlüğü'nün 2003/612 sayılı dosyasındaki ipotek alacağının kesinleştiği belirtilerek ipotek alacağı aşan kısım ile ilgili kabul kararı verilmişse de bu husus doğru değildir. Çünkü davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı yönünde taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden doğan borç miktarı ile yapılan ödemeler dikkate alınarak bakiye alacak kısmına dair kesin alacak borç ilişkisi tespit edilecek şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verilmesi de hatalıdır....
İcra Müdürlüğü’nde --- Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatmış ve davalı tarafından takibe itiraz edildiğini, davalıların söz konusu itirazı haksız ve kötü niyetli olup iptalinin gerektiğini, ancak takibe itiraz sonrasında --------------- bakiye borç kaldığını bu nedenlerle Anadolu ------ İcra Müd.--- sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takip tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte takibin devamını, takibe itiraz eden kötü niyetli davalı aleyhine İİK md. 67 uyarınca %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Karar sayılı dosyası DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından, davalı borçlu şirketin hesabına borç olarak çeşitli tarihlerde para havale edildiğini ancak davalının bu borcu geri ödemediğini, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmiş, davalı ise şirket hesabına gönderilen paraların davacı tarafından borç olarak gönderilmediğini gerçekte davalı şirketin davacıya borç verdiğini davacının ise havale dekontlarıyla şirkete olan borcunu ödediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş ve işbu karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır....


