WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, SSK'lı çalışmaları hariç 1.1.1985- 26.10.1998 tarihleri arası tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 01.01.1985-26.10.1998 tarihleri arasında SSK’na tabi çalışmaları dışında tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir....

Dava, 5510 sayılı Kanunun 4/b maddesi kapsamında prim borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir....

Yapılan yargılamada, daha önce 1479 sayılı Yasanın ek 19. maddesi kapsamında sigortalılığı durdurulan ve 5510 sayılı Yasanın Geçici 17. maddesi kapsamında hesaplanan borç tutarını ödemeyen davacının, yapılandırma başvurusu sırasında bir sigortalılık süresinden bahsedilebilmesi için, ancak ihya yönünde gerçekleştirilmiş bir Kurum işlemi ile sonrasında yapılandırmaya konu olabilecek prim borcu olup olmadığının irdelenmesi gerektiği yönündeki Dairemizin 07.12.2010 gün ve 9110-16204 sayılı bozma ilamına uyulmuş ise de; Bozma sonrasında Kurumun mahkemeye davacının ek 19. madde kapsamında sigortalılığının durdurulduğu, 10.06.1981-15.08.2005 arası ödemeleri bulunmadığı için, 10.06.1981 tarihi itibariyle terkinin işlediğinin bildirilmesine rağmen, davanın reddi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir....

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Tarımsal faaliyeti olmadığının belirgin olması nedeniyle 28.04.2009 – 15.05.2010 tarihleri arasında kalan dönem için 5510 sayılı Kanunun 4/b maddesi kapsamında sigortalılığı iptal edilen davacının; 4/a maddesi kapsamında 07.07.2009 tarihinden itibaren sigortalı olmasına karşın; iptal edilen dönemde 4/a sigortalısı olduğunun tespiti kararı verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır....

Mahkemece yapılacak iş; Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilen (01.05.1998-30.11.1998), (31.12.1998-22.8.1999), (23.10.1999-8.10.2001) ve (29.12.2001-15.06.2011) sürelerin açıkça belirtilerek davalı Kurumdan bu sürelerin bağkur sigortalı olarak kabul edilmesi durumunda prim borcu olup olmadığının sorularak, prim borcunun varlığı halinde, prim borcunun ödenmesi için davacıya mehil verilerek, ödenmesi sağlandıktan sonra yaşlılık aylığına karar verilmesi gerekir. Ayrıca, hüküm kurulurken çakışan kısa süreli hizmet aktine tabi çalışmalarının dışlanması gerekir. Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır....

Toplanan delilere göre davacını prim tevfikatının en son 2009/5. ayda yapıldığı buna göre davacının 31.12.2009 'e kadar tarım bağkur sigortalısı olduğunun kabulü gerektiği, bu tarihte sonra tarımsal faaliyeti bulunmadığından davalının 4-a lı çalışmalarının 4-b li çalışma ile çakışmasının söz konusu olmayacağından davanın kabulü isabetli ise de davalının 01.08.2008 den itibaren tarısal faaliyetinin olmadığının gerekçede yanılgılı değerlendirme ile belirtilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden karar bozulmamalı ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan mülga 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzelterek onanmalıdır....

Dava sonucu itibariyle, 09.08.1994-06.08.1998 arası 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresi olarak tespiti ile yaşlılık aylığı tahsisi talebidir, tespitine karar verilecek söz konusu dönemde, 22.03.1985 günü yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanunla değişik 1479 sayılı Kanunun 24. madde hükmü uyarınca, zorunlu Bağ-Kur sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görüldüğünden, davacının vergi kaydı bulunmayıp sadece oda kaydı bulunan 09.08.1994-06.08.1998 tarihleri arası dönemde kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmasının da varlığı halinde sigortalı sayılması gerekmektedir....

Bozma sonrasında yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın kabulüne, davacının 17/01/1989 tarihinde yatırdığı 91.000,00 TL'nin 01/01/1983 - 17/01/1989 dönemi itibariyle 6 yıl 16 gün (2176 gün) Bağ-Kur sigortalılığına karşılık ödendiğine ve bu sürenin zorunlu bağkur sigortalılığı olarak kabul edildiğinin tespitine, bu sürenin davacının emeklilik talebi yönünden değerlendirmede dikkate alınmasına karar verilmiştir. 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Netice olarak Dairemizin bozma ilamına uyulmuş olmakla; davacı tarafından af veya icra takibi neticesinde ödemede bulunulması karşısında 1982 - 1989 yılları arasında bağ-kur sigortalısı sayılması mümkün değildir....

Hukuk Dairesi Dava, 01/02/2010 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I-İSTEM Davacı vekili; 01/02/2010 tarihinden itibaren 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu tarım bağkur sigortalısı olduğunun tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir....

KARAR Dava, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık başlangıç tarihinin vergi kaydı başlangıç tarihi olan 18/09/1998 tarihinden itibaren tespiti istemine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu