Asliye ve Aile Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Dava, evlilik anında davalıya verilen taşınmazın bağıştan rücu sebebiyle tapu iptali ve alacak istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki anlaşmazlığın aile birliği devam ederken edinilen taşınmazdan kaynaklanması ve TMK’nun 2. Kitabı Kapsamında bulunması gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Aile Mahkemesi ise, davacı ile davalının evliliklerinin devamı sırasında ve eşler arasındaki mallara yönelik katılma rejiminin tasfiyesi veya katkı payı alacağı olmadığı,Borçlar Kanunun 244 maddesine istinaden açılmış bağışlamadan rucu sebebiyle Tapu İptali ve Tescil davası olduğu gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Alacak (Boşanma-Tazminat) Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle *bağıştan rücu şartlarının da oluşmamış bulunmasına (B.K. 244/2 md.) göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 05.03.2007...
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davayı hile, yanılma ve bağıştan rücu sebeplerine dayalı olarak açtıklarını, davacının taşınmazını davalı oğlunun kendisine bakması inancıyla ve davalıya duyduğu güven sebebiyle bedelsiz olarak davalı oğluna satış suretiyle devrettiğini, ancak davalının bakım yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalının hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığını, hile ve yanılma bakımından davanın tüm delillerle ispatlandığını, bağıştan rücu bakımında da rücu şartlarının oluştuğunu, tanık olarak dinlenen davalının eşi ... ve dosya kapsamındaki diğer tanıkların beyanlarından taşınmazların bedelsiz olarak davalıya devredildiğinin anlaşıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. 2....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Evlenmenin İptali-Ziynet Eşyası ve Para Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından, ziynet eşyası alacağı ve başlık parası alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacının takıların iadesine yönelik bağıştan rücu sebebine dayalı tazminat talebi ile davalı tarafa ödendiği belirtilen başlık parasından kaynaklanan alacak talebi, boşanmanın eki ve Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi kapsamında bulunmayıp, Borçlar Hukukundan kaynaklanmaktadır. Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine dair 4787 sayılı Kanunun 4. maddesinde yer alan aile hukukundan kaynaklanan dava ve işlerden değildir. Genel mahkemeler görevlidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında res'en gözetilir....
Elden bağışlamada bağışlayanın rücu şartlarının ne olduğu ise Borçlar Kanunun m.244’de hükme bağlanmıştır. Bu koşullardan birisi olayda gerçekleşmemişse bağışlamadan rücu ile bağışlananın veya onun elde kalan kısmının iadesi bağışlayan tarafından istenemez. Mahkemece de doğru olarak saptandığı üzere yanlar arasındaki ilişki elden bağışlama işlemi kabul edildiğinden bağıştan rücu şartlarının var olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Borçlar Kanunu m.244’de bağıştan rücu ve iade isteminin şartları; «1-Bağışlanan, bağışlayana yahut yakınlarından birine karşı ağır bir cürüm irtikap ederse; 2-Bağışlanan, bağışlayana veya ailesi için kanunen mükellef olduğu vazifelere karşı ehemmiyetli bir surette riayetsizlik bulunmuş ise; 3-Bağışlanan, bağışlamayı takyit eden mükellefiyeti haklı bir sebep olmaksızın icra etmezse» şeklinde sınırlı olarak sayılmıştır....
Bozmaya uyan mahkemece; davacı tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle boşanma davasının açıldığı, bu nedenle bağıştan rücu sebebinin boşanma davasının açıldığı tarihte öğrenilmiş kabul edilmesi gerektiği ve bu hâli ile de davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 295 /2. (mülga 818 Sayılı Borçlar Kanununun 244/2) maddesinde; bağışlananın, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranması halinde, bağışlayanın bağışlama sözünü geri alabileceği ve bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; dava, davalıya bağışlanan ziynet ve eşyalara yönelik bağıştan rücu istemine ilişkindir....
DAVA Davacı, 8354 ada 4 parsel sayılı taşınmazı ile 8336 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 13/800 payını davalı Vakfa zihinsel engelli çocuklar için okul ve bakım merkezi yapılarak adının verilmesi şartı ile bağışladığını, ancak davalı Vakfın taşınmaz üzerine 10 yıldır hiçbir yapı inşaa etmediğini, bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, ayrıca taşınmazı 10 yıldır kullanamaması nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat ve 1.500,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II....
DAVA Davacı, 8354 ada 4 parsel sayılı taşınmazı ile 8336 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 13/800 payını davalı Vakfa zihinsel engelli çocuklar için okul ve bakım merkezi yapılarak adının verilmesi şartı ile bağışladığını, ancak davalı Vakfın taşınmaz üzerine 10 yıldır hiçbir yapı inşaa etmediğini, bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, ayrıca taşınmazı 10 yıldır kullanamaması nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminat ve 1.500,00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve alacak ... ile ... aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının reddine dair .... Aile Mahkemesinden verilen 21.09.2011 gün ve 1704/1181 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, tarafların 1998 yılında evlendiklerini, vekil edeninin maliki olduğu 6923 ada 6 parselde 9 numaralı bağımsız bölümün ½ payının evlilik birliğinin sadakatle devam ettirileceğine dair güvenle davalıya devredildiğini, davalının ortak konutu terk ettiğini ve başka şahıstan çocuk sahibi olduğunu, bağıştan rücu koşullarının gerçekleştiğini açıklayarak davalı üzerindeki paya ilişkin tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tescilini, olmadığı takdirde 32.500 TL'nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir....
Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-karşı davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir....


