WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Mahkemece, rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığı ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bağışlayanın, bağışlamadan rücu için rücu sebebini öğrendiği günden başlayarak 1 yıl içinde rücu beyanını açıklaması yeterlidir. Ayrıca, bağışlama ifa edildiğinde, bağışlayanın bağışlamadan rücu ettiğine dair irade beyanının bağışlanana ulaşmasından itibaren 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak istirdat (alacak) davası açılabilir. Davacıların bağıştan rücu sebebi olarak gösterdikleri ve davalının da imzası bulunan ihtarname 14.05.2001 tarihlidir. Yine davalının da imzası ile katıldığı davacıların yabancı ortağı olan Pepsi Co.Int. One Pepsi Way Somers NY şirketine gönderilen mektubun tarihi ise 30.07.2001’dir....

Mahkemece; dava, rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediğinden söz edilerek istek reddedilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Eldeki davada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, bağıştan rücu için Borçlar Kanununun 246.maddesinin ilk fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin tespitidir. Mahkemece, dava rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bağışlayanın, bağışlamadan rücu için rücu sebebini öğrendiği günden başlayarak 1 yıl içinde rücu beyanını açıklaması yeterlidir. Ayrıca, bağışlama ifa edildiğinde, bağışlayanın, bağışlamadan rücu ettiğine dair irade beyanının bağışlanana ulaşmasında itibaren 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak istirdat (alacak) davası açılabilir....

Mahkemece, dava rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığından ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediğinden söz edilerek reddedilmiştir. Hükmü, davacılar temyiz etmiştir. Eldeki davada öncelikle üzerinde durulması gereken husus, bağıştan rücu için Borçlar Kanununun 246.maddesinin ilk fıkrasında öngörülen hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin tespitidir. Mahkemece, rücu sebebine ıttıla gününden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açılmadığı ve bağışlamadan rücu koşulları gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; bağışlayanın, bağışlamadan rücu için rücu sebebini öğrendiği günden başlayarak 1 yıl içinde rücu beyanını açıklaması yeterlidir. Ayrıca, bağışlama ifa edildiğinde, bağışlayanın bağışlamadan rücu ettiğine dair irade beyanının bağışlanana ulaşmasından itibaren 1 yıl içerisinde sebepsiz zenginleşmeye dayanılarak istirdat (alacak) davası açılabilir....

dava dilekçesinde belirttiği bağıştan rücu durumunun olabilmesi için de yasada belirtilen özel şartların oluşması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde sadece ayağına almış olduğu hafif bir darbeye dayanarak bağıştan rücu etmesinin ehemmiyetli bir olay olmadığını, davacının bağıştan dönme sebebini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde beyanda bulunmak veya dava açmak suretiyle bağıştan dönebileceğini, basit olayları rücu nedeni kabul etmenin bağıştan yararlanan kişiyi bağışlayanın baskısı altında tutmak sonucunu doğuracağını, davacının davalıyı şikayet tarihinden itibaren bağıştan dönme sebebini bildiği için bu tarih itibariyle dava açması gerekirken hak düşürücü süresi geçtikten sonra dava açtığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur....

Borçlar Kanunu uyarınca yüklemeli bağış söz konusu olmadığı için hibeden rücu şartlarının oluşmadığını, 5393 sayılı Kanun'un verdiği tüm yetkilerle en üst kamu yararını gözeterek bütçe dahilinde planların yerine getirilmeye çalışıldığını, dava konusu taşınmazın kamu alanına ayrıldığını ve özel mülkiyete konu olmadığını, kamu yararı dışında kullanılacağı sonucunun çıkmayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk Bilindiği üzere, bağıştan dönme (rücu) bağışlayanın tek yanlı, bağışlanana varması gereken beyanıyla geriye etkili (makable şamil) olarak hukuki ilişkiye son veren yenilik doğurucu bir haktır....

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda;istinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereği kaldırılarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 31 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümü davalıya rücu şartlı olarak bağış suretiyle devrettiğini, davalı ile aralarında boşanma davası bulunduğunu, TBK'nın madde 295. maddesi gereğince bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. II....

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda;istinaf başvurusu kabul edilmiş, ilk derece mahkemesi kararı HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereği kaldırılarak davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenerek gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 31 parsel sayılı taşınmazda bulunan 5 nolu bağımsız bölümü davalıya rücu şartlı olarak bağış suretiyle devrettiğini, davalı ile aralarında boşanma davası bulunduğunu, TBK'nın madde 295. maddesi gereğince bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini olmadığı takdirde tazminata karar verilmesini istemiştir. II....

in panik atak hastası olduğunu evliliklerinin ilk günlerinde öğrendiği, bağıştan rücu isteminin, bağıştan dönme sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu nedenle takı ve eşyaların karşılığı olarak talep edilen maddi tazminatın reddi gerektiği, hastalığı gizlemek suretiyle davacının ruhsal zararına sebep olunması nedeniyle talep edilen manevi tazminatın ise haksız fiil hükümlerine dayandığı" gerekçesiyle hükmün bozulduğu, bozma kararına uyulduğu, hastalığın gizlenmesinin davacı açısından bir haksız fiil teşkil ettiği belirtilerek manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi ... ile ... aralarındaki değer artış payı, katılma alacağı ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine ve kısmen de Mahkeme'nin görevsizliğine dair...1....

Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı ve davalı arasında davaya konu edilen 195.000,00 TL para bağışına ilişkin bağışlama akdinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Davacı, davalı ...’a bağışladığı miktarın 190.000,00 TL'sine yönelik bağıştan rücu etmek suretiyle kendisine iade kararı verilmesini talep ederek bu miktarın davalıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece, davacı ve davalı arasında davaya konu edilen 195.000,00 TL para bağışına ilişkin bağışlama akdinin iptaline karar verilmiştir. Dosya kapsamı incelendiğinde; davacının talebi bağıştan rücu ettiğinin belirlenmesiyle bir miktarının iade talebine ilişki olmakla mahkemece, 195.000,00 TL olan bağış sözleşmesinin tamamen iptaline karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu