Dava, ... sözleşmesine dayanılarak trafik sigortası şirketi ve acente hakkında açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2918 Sayılı KTK.nun 109.maddesi gereğince, Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri içinde geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin verilen hüküm, davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalının maliki/sürücüsü olduğu araç ile davacının idaresindeki aracın çarpışması sonucu ölümlü kaza meydana geldiğini, kazada ölenlerin yakınları tarafından açılan manevi tazminat davası sonucu hükmedilen tazminatın fer'ileriyle birlikte 65.968,00 TL. olarak 27.06.2012'de davacı tarafından ödendiğini, kazada davacının tali kusurlu ve davalının asli kusurlu olduğunun ceza davasında tespit edildiğini, davacının ödediği bedelden davalının kusuruna denk gelen kısım için davalıya rücu hakkının bulunduğunu belirterek, belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada harca esas değer 1.000,00 TL. olmak üzere, kusur oranlarının...
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, her ne kadar manevi tazminat dosyasında kaçınılmazlık olgusu kabul edilmiş ve bu husus kesinleşmiş ise de maddi tazminat dosyasında kusur incelemesi yapılmadan kaçınılmazlık olgusunun kabul edilmesinin Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının rücu ilişkisini zedeleyeceği ve Kurumun rücu hakkının korunmasının kamu düzenine ilişkin olduğu göz önünde bulundurulduğunda, mahkemece işçi sağlığı ve güvenliği konularında uzman bilirkişilerden İş Kanununun 77’inci maddesi ile ilgili yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak yöntemince rapor alınması ve kusur değerlendirilmesi yapılması gerekmektedir....
DELİLLER VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle, acentelik sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın; taraflar arasında ---- plakalı ticari minibüsün ticari kasko sözleşmesinin bulunduğu, dava konusu aracın ---- günü trafik kazasına karıştığı, bu kazada --------- öldüğü, kaza tarihini kapsar dava konusu aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu geçerli ---------- sözleşmesinin bulunduğu, kaza nedeniyle ölenin mirasçıları tarafından açılan tazminat davası sonucunda maddi ve manevi tazminat ödendiği, ödenen tazminatlar nedeniyle davacı tarafından davalıya rücu edildiği, uyuşmazlığın rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, tazminatların kim tarafından ödendiği, manevi tazminat talebi yönünden de rücu koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında uyuşmazlığın toplandığı anlaşılmıştır....
Davalı ... vekili CEVAP dilekçesi ile özetle: Rücu isteminin ZMMS Genel Şartlarına dayandığını ve sigorta sözleşmesinin tüketici işlemi olduğu veçhile davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ayrıca davalının yerleşim yerine göre Vezirköprü mahkemelerinin yetkili olduğunu, kaza tarihi itibariyle geçerli ZMMS Genel Şartlarına salt ehliyetsizliğin rücu sebebi sayılmadığını ve buna göre davacının rücu isteminin yerinde olmadığını, rücu edilebilecek ise tutarın ehliyetsiz sürücünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu beyanla, davanın reddini dilemiştir. Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/80 Esas sayılı dosyası celp edilmiş olup incelenmesinden; ... ve ...'ın destekten yoksun kalma sebebiyle maddi ve manevi tazminat, ... ve ...'ın ise manevi tazminat talebi ile ... plakalı araç sürücüsü ..., maliki ... ve zorunlu trafik sigortacısı ... A.Ş.ye karşı dava açtıkları, ATK'dan alınan rapora göre kazada desteğin %75 ve ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %25 kusurlu olduğu, ...'...
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu ortadadır. 2-İş kazası nedeniyle tazminat alacağı haksız fiile dayalı olup, faiz başlangıcı tazminatı doğuran zararlandırıcı olay tarihidir....
Dava dışı zarar görenin yaralanmasının derecesi, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü ile manevi tazminatın caydırıcılık ve tatmin fonksiyonu dikkate alındığında bu tutarın makul derecede olduğu sonucuna varılmış ve davacının manevi tazminat kapsamında ödediği tutarları da rücu edebileceği kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı vekili tarafından ibranamede bahsi geçen manevi tazminat tutarı, faiz, vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden davacının hangi gerekçelerle ödeme yaptığının belirsiz olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiş ise de konuya ilişkin olarak daha önce tazminat istemli davanın açıldığı, bu dosya kapsamında birden fazla rapor tanzim edildiği, temerrüdün ibraname tarihinden önce oluştuğu hususları dikkate alındığında davalının itirazının yerinde olmadığı açıktır....
Davalılar ... ve ... vekili, yaralanmanın kaza sebebiyle olmadığını, davalının araçtan inerken yaralandığını, istenin tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek itirazlarını sunmuş, davalı .... vekili, müvekkilinin sigorta poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, manevi zararların sorumlulukları dışı olduğunu beyan etmiş, davalı .... vekili ise, sorumluluklarının sigorta poliçesi limiti ile sınırlı olduğunu, öncelikle ZMMS kapsamında alacağın alınması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre; maddi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 93.848,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, davalı ....'nin sigorta poliçe limiti olan 57.500TL ile sorumlu tutulmasına, davalı ...'...
Sigorta A.Ş., açılan hasar dosyası kapsamında, 21.09.2018 tarihli kaza sebebiyle zarar gören üçüncü kişilere 7.500,00 TL tutarında manevi tazminat ödemesi yaptığını, üçüncü kişilere manevi tazminat ödemesi yapan sigorta şirketinin bu ödeme bakımından müvekkilinin aleyhine Ankara ...İcra Müdürlüğü'nün ......
Taraflar arasındaki 14.04.2016-14.04.2017 vade tarihli ticari genişletilmiş kasko sigorta poliçesinde İMM Kombine teminatına yer verilmiş olup, teminat limiti 50.000-TL olarak belirlenmiş, manevi tazminat talepleri de "manevi tazminat klozu" ile 50.000-TL'ye kadar teminat altına alınmıştır. Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 15.10.2019 tarih ve 442/490 sayılı ilamına konu manevi tazminat tutarları fer'ileri ile birlikte teminat kapsamında olup, 20.000-TL'nin ödeme tarihine kadarki faizi 5.750,14-TL'dir. Buna göre, sigortacı "manevi tazminat" teminatı kapsamında 25.750,14-TL'yi ve ihtarnameye rağmen ödeme yapmaması sebebiyle bu tutarın ödeme tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizini sigortalısına ödemekle yükümlüdür. Yine, poliçede "motorlu araca bağlı hukuksal koruma klozuna" da yer verilmiş olup, limit 10.000-TL olarak belirlenmiştir....


