WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

- K A R A R - Şikayetçi vekili, dava dışı 3. kişinin vergi borcu nedeniyle satışı yapılan aracının bedeli vezneye girmeden önce haciz koydurduklarını, araç üzerinde davalıların da haczi bulunduğunu, alacağının öncelikli alacak olarak kabul edilerek davalı ....... hacze iştirakinin sağlanmasını, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir. Şikayet olunan ...... vekili, alacaklarının imtiyazlı olduğunu savunarak açılan davanın reddini istemiştir. Şikayet olunan diğerleri, haciz işlemini gerçekleştirdikleri icra dosyasında alacaklı vekili olduklarını, taraf olarak gösterilmelerinin mümkün olmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini istemişlerdir....

İlk haciz kamu alacağı için konulmuş bir haciz değil ise, bu hacze kamu alacağı, koşulları oluşmuş ise iştirak edebilir. 6183 sayılı Kanun'un 21/1. maddesinde; üçüncü şahıslar tarafından haczedilen malların paraya çevrilmesinden önce o mal üzerine kamu alacağı için haciz konulması halinde kamu alacağının hacze iştirak edeceği ve satış bedelinin garameten paylaştırılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, şikayete konu sıra cetvelinin 1. sırasında yer alan şikayet dışı Hüseyin Pektaş’ın 19.08.2013 tarihli haczi ilk haciz olup, şikayetçi Vergi Dairesi satış tarihi olan 22.05.2017 tarihinden önce, 22.04.2016 günü, bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine haciz koyduğundan, 6183 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca şikayet dışı Hüseyin Pektaş'ın ilk haczine iştirak hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlenirken vergi dairesinin ilk haciz olan .... ile garameye katılması gerekirken vergi dairesi 1. sıra (....) 2. sıra (.... Nak. İnş. .......

Şikayet dilekçesinde ise şirketin haciz ihbarnamelerinden 19.06.2013 tarihinde haberdar olduğunun bildirilerek tebliğ tarihinin 19.06.2013 olarak düzeltilmesinin talep edildiği, yine şikayet konusu icra dosyalarında da 21.06.2013 günü yapılan başvurularda, borçlunun herhangi bir hak ve alacağının olmadığı belirtilerek öğrenme tarihinin yine 19.06.2013 günü olarak beyan edildiği görülmektedir. Bu durumda, 15.05.2014 tarihinde icra mahkemesine yapılan başvuru, haciz ihbarnamelerini öğrenme tarihinden itibaren İİK.nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olup, mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle aksi yönde hüküm tesisi isabetsizdir....

İcra Mahkemesince, şikayetçi SGK’nın kamu alacağı nedeniyle 6183 sayılı Yasa’nın 21/1. maddesi hükmü uyarınca, ilk hacze iştirak ettirilmesi gerektiği, somut olayda, ilk haciz sahibi özel hukuk kişisi olduğundan, aynı Yasa'nın 69/2. maddesinin uygulanma yeri bulunmadığı gerekçesiyle, şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan ... ile .... vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan ... ile .... vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan ... ile .... vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nın 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden ....'den alınmasına, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca şikayet olunan ...'...

sayılmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayete konu 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu ancak 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulsüz olması nedeniyle şikayetin kısmen kabulüne ve öğrenme tarihine göre 89/2 haciz ihbarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz edildiği gerekçesiyle 89/3 haciz ihbarnamesinin iptaline, 89/3 haciz ihbarnamesinin iptali nedeniyle şikayetçinin takibe borçlu olarak eklenmesi ile mallarının haczine yönelik işlemlerin de kaldırılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, şikayete konu haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapıldığından bahisle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz edildiği görülmüştür....

Somut olayda şikayet edilenin İİK 101 maddesi kapsamında iştirake ilişkin bir talebin bulunduğu tesbit edilemediğine göre İİK 140/2 ve 206/c maddeleri kapsamında uyuşmazlığın çözülmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklama ve ilkelere uygun olarak, şikayet olunanın haczinin, İİK 100. maddede yazılı ilk hacze iştirak şartlarının bulunması halinde İİK'nın 140/ 2. ve 3. maddesi hükümleri uyarınca, nafaka alacağının haciz talep tarihinden önceki son bir yıl içerisinde tahakkuk etmiş olan kısmının, İİK.'nın 206/4-C maddesindeki imtiyazlı durumu nedeniyle satış bedelinden öncelikli olarak karşılanması, rüçhanlı olan 1 yıl dışında nafaka alacağı kalması halinde haciz tarihine göre sıraya kaydı yapılarak sonuca gidilmesi gerekçesiyle sıra cetvelinin iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir....

İptal edilen sıra cetvelinde ilk sıranın kamu alacağına ait olması nedeniyle sıra cetvelini şikayet etmeyen vergi dairesinin düzenlenecek yeni sıra cetveline şikayet hakkı bulunduğundan vergi dairesinin haciz tarihi ve haciz miktarının belirlenmesinde şikayetçinin hukuki yararının olduğu dikkate alındığında şikayet olunan vergi dairesi yönünden hukuki yarar yokluğundan şikayetin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 4- Bozma nedenine göre şikayet olunan İlkadım Sosyal Güvenlik Kurumunun temyiz nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. VI....

Dosyanın incelenmesinden, Vergi Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin önceki kararının temyiz incelemesi sonucunda onanması nedeniyle davalı idarece yapılan karar düzeltme başvurusu üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesince, "6183 sayılı Kanuna göre yapılan haciz işlemine karşı 213 sayılı Kanunla getirilen bir düzenleme olan düzeltme ve şikayet yolunun kullanılmasına hukuki olanak bulunmadığı, davacı tarafından düzeltme ve şikayet başvurusu kapsamında ileri sürülen iddiaların, ancak haciz işlemine karşı süresi içerisinde açılan davalarda ileri sürülebileceği" gerekçesiyle davalı idarenin kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ve onama kararı kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verildiği, ancak, Vergi Mahkemesince bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda, "davacının söz konusu aracı noter satış sözleşmesi ile satın aldığı anda araç üzerinde tesis edilmiş bir haciz işleminin bulunmadığı, davacının maliki olduğu araca önceki malikin borçları nedeniyle haciz uygulanmasında...

-K A R A R- Asıl dosyada şikayetçi vekili, dava dışı borçulunun aynı taşınmazına yönelik olarak hem müvekkilinin hem de davalının tasarrufun iptali davaları açtığını, her iki davada mahkemelerce tasarrufun iptaline karar verildiğini, taşınmaz üzerine haciz konulabilmesi için gerekçeli kararın tebliği gerektiğini, bu aşamalar uzun sürdüğü için ihtiyati haciz kararı alınarak taşınmaz üzerine ....01.2011 tarihinde şerh konulduğunu, davalı tarafça tasarrufun iptali dosyasında karar yazılmadan kısa karar ile birlikte taşınmazın tapu kaydına ....01.2011 tarihinde kesin haciz konulduğunu, davalının açtığı tasarrufun iptali davasının kesinleşmediğini, bu nedenle taşınmazın satışı nedeniyle düzenlenen sıra cetvelinde davalıya pay verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca düşen ilk satışa ait masrafların, satış masrafı arasında gösterilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, taşınmaza kesin haciz konulmasına ilişkin ....01.2011 tarihli kararın iptal edilmesini, sıra cetvelindeki garameten paylaşıma dair...

Mahkemece, İİK.’nun 100. maddesindeki ilk haczin, ilk kesin haciz olduğu ihtiyati haczin ilk kesin haciz olarak kabul edilemeyeceği, ihtiyati haczin ilk kesin hacze iştiraki için 100. maddedeki koşulların bulunması gerektiği, bu durumda şikayet edenin söz konusu paraya garameten dahi iştirak hakkı bulunmadığı belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir. Şikayet eden vekili kararı temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nun 366.maddesi uyarınca ONANMASINA, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu