Dava ticari satım konusu aracın gizli ayıplı olduğu iddiasına dayanılarak TBK'nın 227. maddesi gereğince satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Tacir olan taraflar arasında satım ilişkisi bulunmakta olup uyuşmazlığın TTK'nın 23. maddesi ile TBK'nın satım sözleşmesini düzenleyen hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. TTK'nın 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiş olup alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden ayıp nedeniyle satıcıdan mal bedeli ve zarar gideriminde bulunamaz. Davacı alıcı, süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. TTK'nın 23/1-c maddesinde, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir....
DAVA : Ayıplı Maldan Kaynaklı Misli İle Değişim- Bedel iadesi DAVA TARİHİ : 02/06/2016 KARAR TARİHİ : ......
A.Ş.’nin de sorumlu tutulması gerektiğine yönelik temyiz itirazının reddi gerekir. 2-Tıpkı Mülga 4077 sayılı yasanın 4. maddesinde olduğu gibi 6502 sayılı yasanın 11. maddesinde de, malın ayıplı olması durumda tüketicinin kullanabileceği seçimlik haklar düzenlenmiştir. Bu seçimlik haklarda tüketici; bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Açıklandığı şekilde tüketici seçimlik haklarından herhangi birisini kullanabilecektir. Öğretide ve uygulamada da kabul edildiği üzere tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanması gerekmektedir. Tüketici bu haklardan hangisini seçtiğini, bir kez bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olur ve artık tercihini değiştiremez. Çünkü, satıcı kayıtsız şartsız, bildirilen tercihi yerine getirmek zorundadır....
Mak.A.Ş arasında doğrudan bir alım satım ilişkisi bulunmadığı, bu hususun davacı tarafça da yargılama sürecinde kabul edildiği, mülkiyeti finansal kiralama şirketine ait olan iş makinası yönünden davacının ayıplı olduğu iddiasıyla ödediği bedelin iadesi olmadığı takdirde ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde her iki davalıdan da talepte bulunduğu, finansal kiralama şirketi tarafından talep ve dava hakkı kiracıya devredilmiş ise kiracının finansal kiralama şirketinin kullanabileceği hakları satıcıya karşı kullanabilmesi mümkün ise de dayanak finansal kiralama sözleşmesinin 13. maddesi hükmü ve ihbar olunan vekilinin beyanları karşısında böyle bir devrin söz konusu olmadığı, finansal kiralama şirketi tarafından davacıya yetki verilmediği gibi finansal kiralayan tarafından sözleşmenin fesih edilerek yeniden bir başka kişiye devir yapıldığı, davacının satıcı konumunda olan ... Mak.. A.Ş.'...
Somut olayda bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olduğu tespit edilmekle birlikte, ayıbın niteliğine göre ayıplı parçanın değişimi ile ayıbın giderilebileceği belirlendiğinden bu oranda bedelden indirim yapılmasının tarafların hak ve menfaat dengesine uygun olduğu kabul edilerek, tespit edilen bedele hükmedilmiştir....
DEĞERLENDİRME :Dava; ayıplı mal satışı nedeniyle aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi,aksi takdirde bedel iadesi ve ödenmek zorunda kalınan tamir giderlerinin tahsili istemine ilişkindir. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Davacının, üreticisi davalı ... Otomotiv Sanayi A.Ş olan ... transit ... marka, 2018 Model, ......... motor numaralı, .....şasi numaralı ...........plakalı sıfır aracı davalı satıcı ......
Öte yandan davacının dava öncesinde keşide ettiği ihtarnamede aracın misliyle değişimi seçimlik hakkı kullanılmış olup, işbu davada da misliyle değişim talep edilmiştir, bu bakımdan mahkememizce de TBK'nın 227/son maddesine uygun olarak aracı misliyle değişimi yönünde hüküm verilmiştir. ---- B.A.M ---- sayılı ilamı da bu yöndedir.) Diğer taraftan değişimi talep edilen aracın karıştığı kaza nedeniyle değer kaybına uğradığı, aldırılan bilirkişi raporuna göre araçta meydana gelen değer kaybının 5.000,00 TL olduğu anlaşıldığından bu tutarın davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Öyle olunca araç değişimi veya bedel iadesi şartları oluşmamışsa da, dosya kapsamından jantların ayıplı olduğu anlaşıldığı ve mahkemenin de kabulü bu yönde olduğuna göre çoğun içinde azda vardır kuralı gereğince ayıplı olan jant kapaklarının bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir” denmektedir. Aynı şekilde Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 2012/15130 E., 2012/25176 K. sayılı ilamı da “Ayıbın niteliği gözetildiğinde, davacının seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkını kullanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığı, tarafların hak ve menfaatleri değerlendirilerek aşırı bir dengesizliğe neden olup olmayacağı, araçtaki ayıp nedeniyle 4....
birlikte davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığını, davanın reddinin gerektiğini, aracın değişimi veya bedel iadesine karar verilmesi hâlinde davacının araçtan elde ettiği faydaların araç bedelinden mahsubuna veya davalı şirkete iadesine karar verilmesi gerektiğini, bedel iadesi veya bedel indirimi durumunda faiz taleplerinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Davacı dava dilekçesinde davalı ----yönünden de ayıplı araç bedelinin iadesi olmadığı takdirde ayıpsız misliyle değiştirilmesi talebinde bulunmuş iken ---- tarihli dilekçesinde bu davalıya yönelik talebini değiştirerek aracı kullanamamaktan doğan zararını istemiş ise de söz konusu dilekçe ıslah dilekçesi olmadığından, iddianın genişletilmesi, değiştirilmesi niteliğinde kabul edilmiş, dava dilekçesindeki talepler yönünden ise yetkili servis olmaktan başka sıfatı bulunmayan davalı -----pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur....


